Ana içeriğe atla

Çocuğum yemekleri ağzında tutuyor, öğürüyor ve kusuyor diyenlere...

Yemek yemeyen çocuklardan bahseden annelerin bir çoğunun buluştuğu ortak noktaların başında 'çocuğum ağzını açmıyor', ' çocuğum yemekleri ağzında tutuyor' ve son olarak da 'çocuğum yediklerini öğürüyor, kusuyor!' cümleleri geliyor.
Neden çocuklar yemek yemeyi reddedip ağızlarına bir lokma bile koyulmasına izin vermezler? Yada yediği halde yutmaz, ağzında tutar? En kötüsü de kusup öğürür?

Bu sorulara yanıt arayan ebeveynlerin öncelikle hatırlaması gereken bir noktanın altını çizmek isterim. Yaşadığınız bu sorunlar sadece sizin çocuğunuzun sorunu değil. Aynı sorunların çözümü için Google'da günde on binlerce anne aramaya yapıyor. Blogumuzu ve bizi sosyal medyadan takip eden onlarca anneden sıklıkla mesaj aldığımı da eklemek isterim. 

Hal böyle olunca benzer sorunu yaşayan aileler için bu durumların nedenlerini ve çözümüne ilişkin bir kaç noktayı kaleme almak istedim.

Çocuğunuz size inadından yapmıyor!

Öncelikle şunları bilmeniz şart! 

1- Çocuğunuz tüm bunları sizi sinirlendirmek, öfkelendirmek için yapmıyor. Özellikle 7 yaş öncesi çocuklar bu tip çıkarsamalar yapacak derecede bilişsel gelişmişliğe sahip değildir. Dolayısıyla ona kızmanız, bağırmanız yada yemeye zorlamanız bir çözüm yaratmaz. Aksine işleri daha da içinden çıkılmaz hale getirir. Bu nedenle sakin olmanız şart. 

2- Çocuklar biz yetişkinlerin düşündüğünden çok daha az miktarda yiyeceğe ihtiyaç duyarlar. Biz yetişkinler bir öğünde çorba, ana yemek, pilav/makarna, salata ve tatlı yiyebiliriz. Üstelik bu kadar çok yemememiz gerekmesine karşın bunu yapabiliriz. Ancak çocukların vücutları doğru beslenme sinyallerini kaybetmediğinden yeteri miktarda besin aldıktan sonra vücutlarının durma sinyaline uyarlar. Bu yeterli miktar çoğunlukla bir kaç kaşık çorba, biraz makarma, belki 1-2 köfteden ibaret olabilir. Bu nedenle çocuğunuzla yaşadığınız öğürme, kusma, yeme reddi ve ağızda tutma gibi sorunları aşmak istiyorsanız porsiyonları çok küçük hazırlamanız gerektiğini hatırlayın lütfen. Çocuk devam etmek isterse zaten bunu söyler.

Şimdi gelelim neden ağızlarını açmadıklarına;

Yukarıda da bahsettiğim gibi biz yetişkinler fazla besin tükete tükete vücudumuza bize verdiği tokluk sinyalini bastırmayı öğretiyoruz. Kahvaltıdan kalkıp kahve içiyoruz, yanına iki çikolata sıkıştırıyoruz.Bir kaç saat sonra öğlen geliyor yine yiyoruz. İkinci akşam atıştırmalık derken tüketmemiz gerekenden çok daha fazla kalori alıyoruz. Beynimiz de besin bombardımanına adapte olup bize tokluk sinyali göndermeyi yavaşlatıyor. 

Ancak çocuklar için beyinleri tokluk sinyallerini kusursuzca çalıştırıyor. Öyle ki tek bir kaşık tüm yediğini çıkarmasına neden olabiliyor. Doyduğu ve tokluk sinyalini aldığı anda çocuk şişkinlikle bulantı arasında fiziki sinyalleri hisseder ve yemek yemeyi keser. Eğer halen ısrar ediyorsanız ağzını açmaz, huysuzlaşır. Aranızda yaşanan gerginliğin seviyesi arttıkça işin içine stres hormonları girer ve çocuk daha fazla bulantı ve huzursuzluk hissetmeye başlar. Ayrıca çocuk ailesinin neden ona kötü hissettiren yemekleri yedirmeye devam etmeye çalıştığını da anlamaz. Bu da çocuğun psikoloji üzerinde etkili olmaya başlar.

Yiyecekleri ağzında tutuyor, sonra da tükürüyorsa...

Gelelim yiyecekleri ağzında tutan sonra da tüküren çocuklara. Eğer çocuğunuz yiyecekleri ağzında tutuyor ve yutmuyorsa onu beslemeyi hemen kesin. Çünkü bu tablo çocuğunuz için işkence gibi bir durumdur. Aynı zamanda nefes almasını zorlaştırdığından son derece de tehlikelidir. Yediklerini ağzında tutan çocuklar, bir önceki başlıkta ağzını açmayan çocukların seviye atlamış halidir. Yetişkinlerin yedirme baskısına daha fazla dayanamayıp ağzını açar ama vücudu yememesini söylediği için sonuna kadar direnip yiyecekleri ağzında tutar.  Çocuk size 'ağzımı açıyorum ama yemeyeceğim' der. Biz ise tabağındakileri bitirmesi gerektiğini düşünüp zorlamaya devam ederiz.

Son seviye yediklerini kusan çocuklar

Seviye 3'e hoşgeldiniz! Çocuğunuz size yemek istemediğini anlatmak için ağzını açmadı, sonra yediklerini yutmadı yine de başaramadı. Siz ısrar ettikçe ağzındakileri zor da olsa yutmaya başladı. Ancak bir kaç kaşık sonra her şeyi olduğu gibi kusmaya, öğürmeye başladı. 

Sonuç; halen yemek yememiş olan bir çocuk, batmış bir ortalık, pişirmesi saatler süren yemeğin ziyan oluşu ve delirmiş bir anne!

Bu aşamalardan biri yada hepsini bir kaç gün yaşayan bir çocuğun yeme düzeni geri dönülmesi güç bir şekilde bozulur. Burada mutlaka empati kurmanız gerekir. Biri size istemediğiniz halde zorla bir şey yedirse ve bunu günde en az 3 kez sistemlice sürdürse kendinizi tehlike altında hissedersiniz. Çocuğunuz da öyle hissediyor. Bunu hep hatırlamamız da fayda var.

Peki çocuklarımızla bozulan beslenme ilişkisini nasıl normale döndüreceğiz?

Bu yolculuğun uzun soluklu olacağını bilmenizde fayda var. Çocuklar bilişsel olarak daha gelişmiş bir düzeye ulaştıkları 7-8 yaş civarına kadar kararlarında daha sabit ve hisleriyle hareket etmeye meyilli olurlar. Defalarca sözlü uyarı yapmanız, yalvarmanız, anlatmanız sonucu değiştirmeye yetmez. Çünkü 7-8 yaş öncesi dönemde sözlü iletişim becerileri ve sözlü duydukları uyaranları hatırlayıp zaman içinde kullanma kabiliyetleri zayıftır. Bu yüzden küçük adımlarla ilerlemeyi göze alın.

Gelelim yapılacaklara...

1- Çocuğunuzun acıkmasına izin verin. Acıkmak insani bir duygudur. Çocuğunuzun fiziki uyaranları tanıması ve ihtiyaçlarına karşılamayı öğrenmesine izin verin. 

2- Porsiyonları küçültün. Her çocuğun midesi kendi yumruğu kadardır. Tabakları hazırlarken bu gerçeğe uygun porsiyonlama yapın.

3- Abur cubur, aşırı sağlıksız ürünler dışında çocuğunuzun yediği şeylerle işe başlayın. Önceliğin çocuğun yemekleri yemesini desteklemek olduğunu ve beslenmeye karşı oluşturduğu psikolojik bariyerleri aşması için zamana ihtiyacı olduğunu unutmayın.

4- Kendi kendine beslenmesini destekleyin. Az yedi diye, ortalık batar, üstü kirlenir diye beslemeyin. Eğer çocuğunuzun kendi kendine yeme kabiliyeti konusunda yetersiz bir yaştaysa kendi kendini beslenmesini destekleyin. Çocuklar 1 yaş civarında kendi başlarına yemek yemeyi isterler. Eğer çocuğunuz yiyeceklere dokunmak istiyorsa onu engellemeyin. Aksi halde yıllarca beslemek zorunda kalabilirsiniz.

5- Yemek saatlerini eğlenceli hale getirin. Çocuğunuzla sohbet edin. Kesinlikle yemek yemekle ilgili konularda konuşmayın. Çocuğunuzun ilgisini çekecek oyunlar oynayın.

6- Yemekleri birlikte seçin ve birlikte hazırlayın. Çocuğunuzun fikrini sorun. Çocuklar karar alma konusunda dahil oldukları süreçlere daha fazla adapte olurlar.

7- Yemek saatlerini sınırlayın. Masada geçirilen süreyi sınırsız tutarsanız ve çocuğunuz bu saatte sizinle normalde olduğundan daha fazla ve keyifli vakit geçirirse bu ilgiyi kaybetmemek için de yemek yememeye başlayabilir. Bu nedenle yemek saatleri dışındaki sürelerde de kaliteli zaman geçirin ve yemek saatlerini sınırlayın. Bunun için bir çalar saat kullanabilirsiniz. Çocuğunuza saati ayarladığınızı zil çalınca yemek masasını toplayacağınızı söyleyin. Bu sürede sürekli saat hatırlatması yapmayın. Yemek yiyor ancak süre içinde bitiremeyeceğini düşünüyorsanız süreyi biraz uzatabilirsiniz. Tabağı bitti süre de bitti çocuk yeniden yemek istiyor o zaman ikinci tabak için yeniden süre ayarlaması yapın.

Unutmayın ortada yemek varken hiç kimse açlıktan ölmez. Bu çocuğunuz için de geçerli. Eğer çocuğunuz sakin, güvende ve mutlu hissetmeye başlarsa her tür sürece zaman içinde uyum gösterir.

Deniz Temur'u sosyal medyadan takip edebilir, sorularınızı sorabilirsiniz.

instagram.com/obenimannem
youtube.com/deniztemur
facebook.com/obenimannem

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım?

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım? sorusu bu sıralar obenimannem.com okurları tarafından sıklıkla bize soruluyor. Çocuğumu 1. sınıfa göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenleri sizler için derledik.

Çocuğunu okula göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenler Milli Eğitim Bakanlığı'nın okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumları yönetmeliğiyle düzenlenmiştir. Bu yönetmeliğe göre, 66 ve 71 ay arası çocukların okula başlama tercihi velilerine bırakılmıştır. Eğer çocuğunuzun yaşı 69-71 ay aralığındaysa ve çocuğunuzu 1. sınıfa göndermek istemiyorsanız kamu ve üniversite hastanelerinden rapor almanız gerekmektedir. Bu raporların çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları tarafından düzenlenmesi ve çocuğun gelişiminin okula başlamaya uygun olmadığına dair ifadeleri içermesi gerekmektedir. Eğer çocuğunuzun yaşı 60-66 ay aralığındaysa ve okula gitmesini istemiyorsanız rapor almanıza gerek yok. Ailelerin çocuklarını okula göndermek istemediklerini belirten bir dilekç…

1 yaşındaki bebek neden yemek yemez?

Bebeğinizle ek gıdaya geçtiniz! Püreler hazırladınız kimini yedi kimini yemedi ama yine de iyi kötü besinlerle tanışmasını sağladınız. Sonra bebeğiniz ilk yaşına geldi ve siz onun artık daha farklı şeyler yiyebileceğini, püreler, rondolar yerine taneli gıdaları yiyebileceği için sevinmeye başladınız. Artık dişleri de çıktığına göre her şey daha kolay olacak diye düşündünüz!

Ama hiç de öyle olmadı!

1 yaşından sonra bebeğiniz önüne konulan yeni şeyleri reddetmeye, ağzına aldığı yiyecekleri şiddetle öğürmeye ve kusmaya başladı.

Rondoyla olan muhabbetiniz daha da koyulaştı! Saatlerce uğraşıp pişirdiğiniz yemeği kusursuzca rondoladınız. Ama yine de işe yaramadı değil mi bebeğiniz ilk kaşıkta her şeyi çıkardı.

Üzülmeyin yalnız değilsiniz! 

1 yaşından sonra bebeklerde yemeklere karşı ortaya çıkan direncin çok mantıklı bir nedeni var. Okuyunca içinizin rahatlamasını umuyorum.



İnsan beyni hala ilkel dönemlerdeki gibi çalışır. Yani tek amaç var. Hayatta kalmak!
Bu bebekler için de geçerli. 1 ya…

Bebek Liderliğinde Beslenme-BLW'den önce mutlaka bilmeniz gerekenler

Bebek beslenmesiyle ilgili pek çok farklı akım var. Yaygın olanı sadece anne sütüyle beslenmenin bittiği ek gıdaya geçişte püre ve muhallebi kıvamlı gıdalara öncelik veren klasik akım. Bir çoğunuz da bu yolla çocuklarımızı büyüttük. Ancak son yıllarda popülerliği hızla artan yeni bir akım var. Baby Led Weaning-BLW olarak anılan Türkçe'ye ise Bebek Liderliğinde Beslenme olarak geçen bu akımda püre ve muhallebi kıvamı yok.

Akımın öncülerine göre bebekler zaten yutmayı biliyorlar onların öğrenmesi gereken çiğnemek. Dolayısıyla ek gıdaya geçişte yapılması gereken şey bebekler için yemesi uygun olan yiyeceklerin onlar için güvenli boyutlarda sunulması. Ezme, rendeleme yok!

Burada öncü olan da bebeğin kendisi olmalı. Yani besleme diye bir şey yok. Seçilen ve hazırlanan yiyecekler bebeklerin önüne konulmalı ve bebekler yemeye kendileri istek göstermeli. Eğer bebeğiniz yemeklere dokunmuyor ve onları ağzına götürmek istemiyorsa henüz ek gıdaya geçiş için hazır değil  demek.



Yöntemin bebek…

Çalışan annenin talebidir: Ücretli doğum izni uzatılsın!

Çalışan annenin resmini çiz deseler tam da böyle bir şey çizerdim.

Bebeği daha 2.5 aylıkken çalışmaya dönmüş, 1.5 yaşına gelene kadar homeoffice düzeniyle tam zamanlı çalışmış, sonra her hastalıkta, kar tatilinde evde çalışmış, maymun gibi çocuğunu yakasında taşımış çalışan bir anne olarak başka bir resim aklıma gelmezdi heralde.

Bu resimdeki anne 27 yaşında Melody Blackwell ve ABD'de bir klinikte çalışıyor. 13 Aralık'ta bu fotoğrafını Facebook'ta paylaştıktan sonra bir günde 700 kezden fazla paylaşılarak tanınır hale geldi. Melody kızı Nora-Jo'yu doğurduktan 3 ay sonra izni bittiği için işe dönmek zorunda kalan milyonlarca çalışan kadından sadece biri. Haftada 1 gün ofise gitmek zorunda olan Melody, haftanın 4 günü de evden çalışıyordu. Ofis günlerinde de kızını yanında götürüyor.

İlk bakışta bir çoğumuz için evden çalışma büyük bir nimet gibi geliyor kulağa değil mi? Hele ki çocuğunu ofise götürebilmek çalışan annelerin hemen hemen hepsi için 'imkansız' sını…

Toplama-çıkarma nasıl öğretilir? Sayı Güneşi yöntemi

Bir sayı hangi sayılardan oluşur? Sayı Güneşi'yle işi başında çocuğunuzun 4 işlemin inceliklerini öğrenmesini sağlayabilirsiniz. Yapmanız gereken çok basit.

Sarı kartondan kesilen yuvarlakların içine bir sayı yazın, sonra tahta mandalların üzerine o sayıyı oluşturan sayıları yazın örneğin hedef sayınız 10 olsun. Mandalların üzerine 10 sayısını oluşturan farklı toplama kombinasyonları yazın.

5+5, 2+8, 1+9, 6+4 gibi, Farklı sayılar için de bir kaç tane Sayı Güneşi hazırlayın. Sonra çocuğunuzun doğru kombinasyonları bulmasına yardımcı olun. Bu etkinlikle çocuğunuz hem erken dönem matematik becerisini hem de analitik düşünme becerisini geliştirecektir. Aynı zamanda mandal kullanımının çocuklarda ince motor becerisi gelişimi destekleyen bir araç olduğun da unutulmamalıdır.

Okula başlama yaşı kaç olmalı?

"Okula başlama yaşı kaç olmalı"sorusunun bütün çocukları kapsayan, kesin bir yanıtı yok. Çocuğun okula başlama yaşını belirleyen çocuğun gelişim düzeyidir. Bu konuda karar vermek isteyen aileler öncelikle çocuklarının gelişimlerini objektif bir gözle değerlendirmelidirler. Bu değerlendirme mutlaka çocuk merkezli olmalıdır.

Çocuğa bakacak kimsenin olmaması, bakım masraflarından kurtulma çabası, anne ve babanın uzun saatler çalışma zorunluluğu gibi ebeveynlerden kaynaklanan gerekçeler değerlendirmeye alınmamalıdır. Dikkat edilmesi gerekenlerin başında çocukların fiziksel gelişimi ve öz yeterlilik becerilerindeki gelişmişlik düzeyleri gelmelidir. Çocukların kendi kendine yemek yiyebilme, tuvalet ve kişisel temizlik ihtiyaçlarını giderebilme, kendini ifade edebilme, kalabalık gruplar içinde hareket edebilme kabiliyetlerinin yeterli olması çok önemlidir.

Bununla birlikte çocukların akademik gelişmişlik düzeyi de dikkate alınması gereken diğer bir noktadır. Erken yaşta okula başl…

Okuma-yazmaya hazırlık çalışmaları bu bardaklar şahane!

Çocuklar için harflerin hem büyük hem de küçük formları öğrenmek okuma-yazma çalışmalarında zorlandıkları bir basamak olabilir. Ancak bu zorlanma evresini oyun aracılığıyla anne-babalar kolaylıkla aşabilir.

Bu oyunlardan biri olan büyük harf-küçük harf eşleştirme bardaklarıdır. Çocukların seveceği, Büyük harf küçük harf eşleştirme bardakları nasıl yapılır? sorusunu www.elmaelma.com anne ve çocuk yazarı Deniz Temur sizler için yaptı.

Oyunun düzeneğini, evde bir kaç bardak kağıt ve renkli bir karton ile evde kolayca hazırlayabilirisiniz. A4 boyutunda kesilmiş bir kartonun üzerine bardaklarla sığdığı kadar yuvarlaklar çizin. Seçtiğiniz büyük harfleri kartona çizdiğiniz dairelerin içine yazın.

Diğer yanda ayırdığınız kağıt bardakların altına yazdığınız harflerin küçük şekillerini yazın ve çocuğunuza harfleri eşleştirmesini isteyin. Her defasında 6 ila 8 harften oluşan düzenekler hazırlayın. Bu etkinlikle çocuğunuzun hem okuma hem yazma kabiliyetini yükselteceğiniz gibi aynı anda gruplama…

Daha iyi bir ebeveyn nasıl olunur? Bir okul müdüründen 10 ipucu

Bazen öğretmenler, çocukların kaygılarını veya zor davranışlarını görür ve nereden geldiği konusunda oldukça net bir fikirleri vardır: Aileler!

Ailelerin çocukların gelişimleri ve akademik başarıları üzerinde hayati öneme sahip olduğunu deneyimleyen İngiltere'deki bir okul müdürü yeni eğitim yılı başlamadan önce velilere 'Daha iyi bir veli olmak için 10 ipucunu kaleme almaya karar verdi. Stresten uzak, keyifli yaz tatili günleri bu önerileri okuyup içselleştirmek için bir fırsat olabilir. Kim bilir belki okullar açıldığında siz de yeni bir veli olursunuz. İşte sizi dönüştürecek 10 öneri:

1-ÇOCUKLARINIZ SİZİ SEVİYOR VE SİZİ İZLİYOR

Günlük yaşamda, sokakta ya da otoparkta saldırgan bir şekilde hareket ederseniz, bu sizin çocuğunuzun davranışlarına yansıyabilir -öğretmenlerine, meslektaşlarına ya da hatta size- Okulda nezaket ve düşünceye örnek oluşturmaya çalışıyoruz. Çocuklar sınıf arkadaşlarına beceremeyeceklerini söylemeyi bizden öğrenmiyorlar.


2- LÜTFEN ÇOCUKLARINIZA ONLARI Ö…

Okula erken başlamanın zararları!

Okula erken başlamanın zararları nelerdir hiç düşündünüz mü? 4+4+4 eğitim sistemi erken yaştaki çocukların da 1. sınıfa başlamasına izin veriyor. Peki okula erken başlamak yararlı mı zararlı mı? Burada belirleyici olan çocuğun gelişimi olsada yaygın kanı okula erken başlamanın sakıncalarının fazla olduğu yönünde. Okula erken yaşta başlayan çocukların yaşadığı en yaygın sorun sınıf arkadaşlarının büyük bir çoğunluğunun kendisinden daha daha ileri yaşta ve gelişim düzeyinde olmasıdır. Bu fark yalnızca 1. sınıftaki yaşanacak bir durum değildir. Aileler erken yaşta okula başlayan çocuklarıyla diğer öğrenciler arasındaki yaş ve gelişmişlik farkının eğitim hayatının sonuna kadar asla kapanmayacağını unutmamalıdır.

Bir diğer sorunlu bir nokta ise eğitim programının, kitap ve benzeri kaynakların 70 ay ve daha büyük yaştaki çocukların öğrenme düzeylerine göre hazırlanmasıdır.

Bu durum erken yaşta okula başlayan çocukların akademik olarak gelişimlerini olumsuz etkileyebilmektedir. Erken dönemd…

Çocuklara yazı yazmayı sevdirecek eğlenceli yol

Çocukların yazı yazma becerilerinin gelişmesi için ellerindeki ince kaslarının gelişmiş olması şart. Okul öncesi dönemde yapılacak basit aktivitelerle hem çocuğunuzun ince kaslarının gelişmesine yardımcı olabilir hem de yazı yazarken el kontrolü kabiliyetini geliştirebilirsiniz.

Yazı yazmaya hazırlık tahtası tam da bu işi görecek eğlenceli bir yöntem.

İhtiyacınız olan bir karton kutudan kesilmiş mukavva parçaları, bir kaç tane A4 kağıdı, harita raptiyeleri ve yapışkanlı dekor kağıtları.

Yazı yazmaya hazırlık tahtasının nasıl yapılacağını playerdaki videomuzdan izleyebilirsiniz.