Ana içeriğe atla

Yeni doğan bebeğim emmiyor ne yapmalıyım?

Bebeği emmeyen annelerin girdiği çıkmazı iyi bilirim, zira bebeğini emziremeyen annelerden biriyim. Bu nedenle bebeğini emzirme zorlukları yaşayan annelere için kalem oynatmak istedim. Belki uzaklarda bir yerlerde desteğe ihtiyaç duyan bir annenin gönlüne su serper.
Bebeğini emziremeyen sevgili anne 'yalnız değilsin ve bu senin suçun’ değil. Bu nedenle işe kendini buna ikna ederek başla. Göreceksin bu senin omuzundaki yükü hafifletecek sonra da işimize bakacağız.
Doğum sonrası sorulan her iki sorundan birinin emzirme ve anne sütüyle ilgili olduğunu düşünürsek ikinci iş olarak fayda sağlamayan hiçbir söze ve öneriye kulak asma derim. Her bebek ve her yeni annelik serüveninin kendine has kuralları var. O nedenle 20 yıl önce doğum yapmış komşu teyzenin seni darlayan öngörülerini duymamazlıktan gel. Başkalarının söylediklerini unut ve kendi bebeğine odaklan. İhtiyaçlarına odaklan, onu sev, ona sarıl, onu hisset ve ruhlarınızı buluştur.
Beslenmek önemli bebek beslenmesi daha da önemli!
Tartışmasız anne sütü, diğer beslenme türlerinden açık ara önde. Bu nedenle eğer bebeğini emzirme ile ilgili sorunlar yaşıyorsan ve bunu aşmak için denediğin her yol çıkmaza girdiyse emzirmeye değil anne sütüne odaklan. Eğer bebeğini besleyecek bir sütün varsa bunu ona ulaştıracak malzemeleri hemen edin. Hiç vakit kaybetmeden gidip kendine şahane bir elektrikli göğüs bombası al mesela, iyi bir biberon ve senin için işleri kolaylaştıracak anne sütü saklama ürünlerini edin. Meme yok diye anne sütünden bebeğini mahrum bırakma. Bu onun için en iyisi!
Peki ya duygular ya emzirmenin büyüsü?
Emzirmenin anne ve bebek arasındaki duygusal bağı oluşturma ve kuvvetlendirme konusundaki katkısı tartışılmaz. Ama memeden emzirme yapmadığınızda bu bağ kurulmaz diyenleri dinlemeyin. Bebeğinizi mutlaka kucaklayın. Biberonla beslerken bile sizin kalp atışınızı duymasına ve sizin kokunuzu almasına yardımcı olun. Emzirme anlarınızı bebeğinizle terapi anları gibi düşünün. Yalnız kalın, göğsünüzü açın ve teninize temas etmesini sağlayın. Bu anlarda sakin olun ve bebeğinizle zamanın tadını çıkarın. İnanın her şey çok daha kolay olacak.
Gelelim,  ben bebeğimin ille de göğsüme alışmasını istiyorum ama bunu nasıl yapacağımı bilmiyorum diyenlere...
İlk iş sakin olun!
İkinci iş bebeğinizin neden emmeyi reddettiğini ya da onu neden emzirmeyi başaramadığını düşün. Bebeğinin emzirmeye alışma anlarında nasıl tepkiler verdiğini izle. 
Sonra bebeğinizle emzirme denemelerinde yalnız kal.
Hem senin hem de bebeğinin rahat olduğu pozisyonları bul.
Senin uygun olduğun anları değil bebeğinin beslenmeye uygun olduğu anları seç.
"Bebeği aç bırak açıkınca mecburen emer" diyenlere sakın inanma. Çünkü bebekler için açlık, acı verici kaygıyı yükseltici bir tecrübedir. İhtiyacı karşılanmayan bebek hırçınlaşır bu da denemeleri hem senin için hem de bebek için zorlaştırır. 
Kendi başına baş edemiyorsan uzmanlardan yardım almaktan çekinme. Mesela aile hekimliklerindeki hemşireler özellikle de gebe takibi yapan hemşireler bu konuda şahane işler başarıyor. Belki senin için de bir çözüm vardır.
Her şeyi denedin ama sonuca ulaşamadım üzülme, rahatla neler yapacağını hatırlamak için yazının başına geri dön.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yaşındaki bebek neden yemek yemez?

Bebeğinizle ek gıdaya geçtiniz! Püreler hazırladınız kimini yedi kimini yemedi ama yine de iyi kötü besinlerle tanışmasını sağladınız. Sonra bebeğiniz ilk yaşına geldi ve siz onun artık daha farklı şeyler yiyebileceğini, püreler, rondolar yerine taneli gıdaları yiyebileceği için sevinmeye başladınız. Artık dişleri de çıktığına göre her şey daha kolay olacak diye düşündünüz! Ama hiç de öyle olmadı! 1 yaşından sonra bebeğiniz önüne konulan yeni şeyleri reddetmeye, ağzına aldığı yiyecekleri şiddetle öğürmeye ve kusmaya başladı. Rondoyla olan muhabbetiniz daha da koyulaştı! Saatlerce uğraşıp pişirdiğiniz yemeği kusursuzca rondoladınız. Ama yine de işe yaramadı değil mi bebeğiniz ilk kaşıkta her şeyi çıkardı. Üzülmeyin yalnız değilsiniz!  1 yaşından sonra bebeklerde yemeklere karşı ortaya çıkan direncin çok mantıklı bir nedeni var. Okuyunca içinizin rahatlamasını umuyorum. İnsan beyni hala ilkel dönemlerdeki gibi çalışır. Yani tek amaç var. Hayatta kalmak! Bu bebekler i

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım?

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım? sorusu bu sıralar obenimannem.com okurları tarafından sıklıkla bize soruluyor. Çocuğumu 1. sınıfa göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenleri sizler için derledik. Çocuğunu okula göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenler Milli Eğitim Bakanlığı'nın okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumları yönetmeliğiyle düzenlenmiştir. Bu yönetmeliğe göre, 66 ve 71 ay arası çocukların okula başlama tercihi velilerine bırakılmıştır. Eğer çocuğunuzun yaşı 69-71 ay aralığındaysa ve çocuğunuzu 1. sınıfa göndermek istemiyorsanız kamu ve üniversite hastanelerinden rapor almanız gerekmektedir. Bu raporların çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları tarafından düzenlenmesi ve çocuğun gelişiminin okula başlamaya uygun olmadığına dair ifadeleri içermesi gerekmektedir. Eğer çocuğunuzun yaşı 60-66 ay aralığındaysa ve okula gitmesini istemiyorsanız rapor almanıza gerek yok. Ailelerin çocuklarını okula göndermek istemediklerini belirten bir dil

RAM raporu ile kayıt erteleme nasıl olur?

RAM raporu ile kayıt erteleme mümkün mü, nasıl yapılır? Koronavirüs salgını hayatımıza bir de RAM raporunu soktu. Uzun yıllardır özel öğrenme güçlüğü olan öğrenciler için uygulanan RAM raporu süreci Koronavirüs salgını nedeniyle çocuklarını okula göndermek istemeyen velilerin için bir kaçış umuduna dönüştü. 72 aylık çocuklarını okula göndermek istemeyen veliler çocukları için RAM raporu almayı bile göze almış durumda. Peki nedir bu RAM raporu, nasıl alınır, şartları neler? Daha da önemlisi RAM raporu ile kayıt erteleme mümkün mü?  Geçen haftalarda kaleme aldığım ‘ Çocuğumu okula göndermezsen ne olur’  Başlıklı yazıyı okuyup bana ulaşanlar RAM raporunu sordu. Bu yazı da çocuğunu okula göndermek istemeyip RAM raporu hakkında bilgi arayanlar için gelsin. İşe RAM raporu ne demek onu açıklayarak başlayalım! RAM Raporu Rehberlik ve Araştırma Merkezleri’nin adının kısaltılmasından geliyor. Rehberlik ve Araştırma Merkezleri Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı çalışan bir yapı. Görevleri özel ve de

Çocuklara yazı yazmayı sevdirecek eğlenceli yol

Çocukların yazı yazma becerilerinin gelişmesi için ellerindeki ince kaslarının gelişmiş olması şart. Okul öncesi dönemde yapılacak basit aktivitelerle hem çocuğunuzun ince kaslarının gelişmesine yardımcı olabilir hem de yazı yazarken el kontrolü kabiliyetini geliştirebilirsiniz. Yazı yazmaya hazırlık tahtası tam da bu işi görecek eğlenceli bir yöntem. İhtiyacınız olan bir karton kutudan kesilmiş mukavva parçaları, bir kaç tane A4 kağıdı, harita raptiyeleri ve yapışkanlı dekor kağıtları. Yazı yazmaya hazırlık tahtasının nasıl yapılacağını playerdaki videomuzdan izleyebilirsiniz.

Çocuğum yemek yemeyince çok sinirleniyorum diyen annelere!

Çocuğum yemek yemediğinde çok sinirleniyorum, bağırıyorum, kendime hakim olamıyorum. Sonra pişman olup vicdan azabı yaşıyorum ama bir sonraki öğünde yeniden aynı şey oluyor ve ben yine bağırıp çağırıyorum. Öyle ki ev içinde hiç huzurumuz kalmadı. Yemek vakitleri yaklaştıkça geriliyorum, stres basıyor. Eşimle de sürekli çocuğumuz yemek yemiyor diye tartışıyoruz. O da sorunun ben de olduğunu ve fazla abarttığımı söylüyor. Durmadan bu yüzden kavga ediyoruz. Ne yapacağımı bilmiyorum! Bu satırlar çocuğu yeme sorunu yaşayan çok sayıda anneden gelen ortak seslerin bir yansıması. Saatlerce mutfakta geçirilen zaman, özenle hazırlanan yemeklerin ziyan oluşu, çocukların ısrarı, ağlaması, öğürmesi, kusması ve sonunda gelen sinir harbi. Neden çocuklarımız yemek yemediği zaman bu kadar çok sinirleniyoruz? Neden biz anneler bu derece kontrolden çıkarken babalar bir kenarda her şey yolundaymış gibi oturabiliyor? İşin sırrı biraz yaratılış da biraz da annelerin zorlu hayatlarında gizli. Biz kadınlar, y

Çocuğumu okula göndermezsen ne olur?

2019-2020 döneminde çocuğunuzu okula göndermezseniz ne olur? Koronavirüs nedeniyle çocuğunu okula göndermek istemeyen aileler için idari para cezasından çocuğun velayetinin alınmasına varan yasal düzenlemeler var. Özellikle birinci sınıfa başlayacak olan 72 ay ve üstü yaş grubunda çocukları olanlar MEB'den ara bir düzenleme bekliyor.  Çocuğumu okula göndermek istemiyorum diyen aileleri bekleyenlerin detayları ve yapılabilecek bir kaç öneriyi sizler için kaleme aldım. 2019-2020 öğretim yılı veliler için verilmesi gereken kararlar nedeniyle geçmişe oranla çok daha zorlu bir yıl olacak. Özellikle de 72 ay ve üstü yaş grubunda çocuğu olan veliler için. Çocukları birinci sınıfa zorunlu olarak başlayacak olan veliler aylardır 'Çocuğumu okula göndermek istemiyorum, çocuğumu okula göndermezsen ne olur?' sorularına yanıt bulmak için MEB'den açıklama bekliyor. İlkokul birinci sınıfa başlaması zorunlu yaş grubundaki çocukların aileleri Koronavirüs salgının halen etkisini sürdürdü

Çocuğum yemek yemiyor biliyorum aç diyen anneler dikkat!

Çocuğunun yemek yemediğinden şikayet eden bir danışamın bana gönderdiği mesajda adeta yardım çığlığı atıyordu. Çocuğu yemekleri özellikle de kahvaltı sırasında kusuyor, öğürüyordu. Diğer öğünlerde de yemek yemiyordu. Çocuğun yemek yememesi anneyi öyle yıpratmıştı ki aile ilişkilerinin bozulduğunu, eşiyle sorunlar yaşadığını anlatıp. kendisinin bile terapiye ihtiyacı olduğunu yazmıştı. Mesajındaki bir cümlede ise 'Çok az yiyor biliyorum aç ama yemiyor. Doyamaz bu kadar yiyecekle!' diyordu. 'Yedi ama çok az. Çocuğum kesin aç' fikri her annenin aklının bir köşesinde durur, içini kemirir kemirir! Öğünden kalanları yedirmek için peşinde koşarız. Olmadı lezzetiyle başını döndürecek şeyler pişiririzi mesela bir tabak patates kızartması. 'Aman yesin de ne yerse yesin yeterki kaynı doysun' der eline iki bisküvi, biraz çikolata olmadı bir bardak meyve suyu veririz. Çocuğumuz bunlardan birini yerse kendimizi mutlu hisseder bir sonraki öğüne kadar sakinliğimizi koruruz. Çün

Yaz tatilinde çocuklar ne yapmalı işte bizim evin planı!

Yaz tatilinde çocuklar ne yapmalı? Okullar için bu yıl yaz tatili resmi olarak değil ama fiilen başladı. Uzun Ramazan Bayramı tatili çocukları bu yıl erkenden yaz tatiline kavuşturdu. Her yaz tatilinde olduğu gibi biz velilerin aklında yine çocuklar yaz tatilinde ne yapmalı, ders çalışmalı mı soruları var! Bir tarafımız 'Aman bırak çocuk tatilin tadını çıkarsın'  derken, diğer yarımız  'ama biraz kitap okusun, biraz test çözsün, azcık da ders çalışsın'  demeden duramıyor! Söz konusu çocukların yaz tatilini nasıl geçirmeleri gerektiği olunca kabul edelim karar vermek zor. Burada doğru kararları vermek için bakış açımızı tek bir noktadan farklı bakış açılarını içeren geniş bir perspektife çevirmekte fayda var. Öncelikle karnelerdeki durumlar her ne olursa olsun tatil çocukların hakkı. Hiçbirimiz yılın kısa bir süresini kapsamayan tatillerde çalışmak istemeyiz. Dolayısıyla çocuklarımızın da 9 aylık sıkı bir okul maratonu sonrası ders çalışmak en son isteyecekleri

İnatçı çocukla doğru iletişim nasıl kurulur?

İnatçı çocukla doğru iletişim nasıl kurulur? Geçen haftalarda bir okurumuz 5 yaşındaki oğluyla yaşadığı bir sorunu paylaşmıştı. Durum özetle şöyleydi: Çocuğun okula uyumuyla ilgili hiçbir sorunu yok. Ancak gerek arkadaşlarıyla ilişkisinde gerekse ev içinde aile bireyleriyle ilişkisinde 'istediği olmadığı' zaman hırçınlaşma, oyundan çıkma ve iletişimi kesme yönünde tavır gösteriyordu. Benzer sıkıntıları çok sayıda ailenin yaşadığını düşünerek okurumuza verdiğim yanıtın bir benzerini köşeye taşımak gerektiğini düşündüm. Umarım benzer sorunlar yaşayan anne babalara da yol gösterici olur! Öncelikle böyle bir durum yaşıyorsunuz bakabilceğimiz ilk yer çocuğumuzun yaşı olmalı. Çünkü çocukların davranışlarını analiz ederken yaş çok belirgin bir faktör olarak karşımıza çıkar. Okurumuzun durumundaki gibi 5 yaşındaki çocuklar, kendi benlik duyguları gelişmiş, kendi başlarına bir şeyler başarma istediğiyle donanmış olurlar. Bu yaşlar tam da bu özelliklerinin gerektirdiği davranışlar

4 aylık bebekle Ukrayna yollarına düşen cesur çift!

'Ukrayna'ya gitmeye ne dersin?' diye sorduğunda eşimi pek ciddiye almamıştım. Aşağıdaki markete gitmeyi bile gözünde büyüten 4 aylık bebe annesi olarak taaaa Ukrayna'ya gitmek tam bir çılgınlıktı. 'He hee gideriz' diyerek konuyu kapattığımızı sanıyordum ki eşim elinde biletlerimizle gelene kadar... Başka bir ülke nasıl olacak, acaba soğuk mudur, Özgür'ü hasta edersek, uçakta nasıl duracak ağlarsa ne yapacağız, bavula neler koysam... kafamda deli sorular dolanmaya çoktan başlamıştı bile. Biraz eşimim gazı biraz da Instagram'da fellik fellik dolanan 'cool mom' ları görünce benim ne eksiğim var dedim ve başladım hazırlanmaya. Kime dediysem şöyle bir baktı önce sonra başladı akıl vermeye; Ne işimiz varmış oralarda kaçıyor muymuş! Ukrayna bebek büyüyünce gidermişiz falan filan.... ama en bomba yorum babamdan geldi hala gülüyoruz aklımıza gelince 'ya çocuğu orada unutursanız.' Ya lazım olur da bulamazsak diyerek kocaman bir bavul