Ana içeriğe atla

Çocuğuma yemek yediremiyorum diyenler için '3 gün' yöntemi

Çocuğum yemek yemiyor!
Biz annelerin kendimizi en çaresiz ve yetersiz hissettiğimiz an çocuklarımız yemek yemediği anlar. Açlığı bilmek, yemek yememeye neden olan durumları düşünebilir olmak biz yetişkinleri önce endişeye ardından korkuya sonra da yetersizlik hissiyle öfkeye sevk eden durumdur. Çocuğumuz yemek yediği zaman kendimizi dünyanın en iyi annesi gibi hissederken, yemeksiz geçen bir günde dünyamız başımıza yıkılmış bir hale gelebiliyoruz. Hele ki çocuğumuz yemek yemeden uyuduysa. 'Aç karnına uyudu' diye uykuları kendimize zehir edebiliriz.
Çocukların yemekle ilişkilerinde yaşanan sorunların ne yazık ki tek bir nedeni ve çözümü yok. Bu nedenle yaşanan durumu doğru analiz etmek çözüm için doğru yolu bulmak adına çok önemli.
3 gün mola yöntemi
Biz ebeveynlerin yemek yeme sorununu çözmesi için ilk yapması gereken 'sakin kalmanın yolunu' bulmak. Çünkü öfke nöbeti geçirirken ne kendinize ne de çocuğunuza faydalı olamazsınız. Benim önerim. 3 gün kendi davranışlarınızı değiştirmek için küçük bir mola verin. Yemek konusunda çocuğunuza baskı yapmayın, kendinizi kötü hissetmekten vazgeçin ve yemek konusunda çocuğunuzun tercihlerine göre bir akış belirleyin. Mesela yemek istemediği sürece yemek teklif etmeyin. Çocuğunuzun acıktığında talep ettiği yiyecekleri belirleyin. Mesela yemek mi istiyor yoksa abur cubur mu, yemek yerine içecek mi istiyor ? Yemek seçimlerinde öneri sunuyor mu, günün hangi saatleri yemek istiyor kaç saat arayla acıkıyor?
Bu tip durumları belirlemek çocuğunuzun yemek yememesinin altında yatan nedene ilişkin ipuçları verebilir. Mesela çocuğunuz sabah kalktıktan 2 saat sonra kahvaltı etmek istiyorsa ve sadece belirli şeyleri yiyorsa uyandıktan hemen sonra açlık hissetmediğinin ve yemek konusunda her şeyi denemek yerine önceliklendirdiği yiyecekler olduğunu gösterir. Mesela bütün gün aç kalıp sonunda çikolata, bisküvi gibi hazır yiyecekler yemeyi istiyorsa bu onun daha çok atıştırmalıklarla beslenmeye alıştığını gösterir ki üzerine çalışılması gereken konu bu.
Bu süreçte sakin kalıp tartışmadan uzak, analiz eden bir pozisyona geçmek ve durumun haritasını çıkarmak önemli. Kimse 3 gün aç kaldığı için yada kötü beslendi diye hastalanmaz. Korkmayın ve iradeli davranın.
Aç olan insan bu küçük bir bebek de olsa büyük bir çocuk hatta bir yetişkin de olsa eğer altında başka bir neden yatmıyorsa yemek yer. Çünkü açlık biz canlıların gidermesi gereken en temel ihtiyaç. Açlığa uzun süre dayanmak pek mümkün değil. Dolayısıyla ilk yapmamız gerekenlerden biri çocuğun açlık hissetmesine izin vermektir. Sık sık bir şeyler yiyen çocuklar ana öğünlerde yemek yemeği reddeder. Bu nedenle beslenme saatlerini düzenlemek sorunu aşmak için ideal bir yol olabilir. Atıştırmalıklar mutlaka ana öğünlerden sonra verilmeli ve miktarları kısıtlanmalı.
Yemek seçen çocuklar
Yemek yemeyen çocukların büyük çoğunluğu aslında yemek seçen çocuklardır. Seçimleri yemeye alışık oldukları yiyeceler yada lezzetlerinden hoşlandıkları yiyecekler olabilir. Farklı ortamlarda yemek yemeyen çocukların büyük bir kısmı evde alıştığı yemekleri tercih edebilir. Bazı tür yiyeceklere alışık olmak da farklı türde yiyecekleri reddetmesine yol açabilir. Örneğin sebze yerine etle beslenmeyi tercih etmek ve sebze yemeyi reddetmek gibi. Böyle durumlarda çocuklara alternatif yiyecekler küçük porsiyonlar halinde verilebilir. Sevdiği şeylerle karıştırarak denemesine yardımcı olabilirsiniz. Bu tip çocukların yemek listesi oluştururken fikirlerinin alınması, pişirme süreçlerine katılmalarını sağlamak da yemek yeme sorununu aşmaya yardımcı olabilir.
Yemekleri öğüren, kusan, yemek görünce midesi bulanan çocuklar
Yemek yerken kusmak ve öğürmek gibi davranışların altında çok basit nedenler yatabileceği gibi ciddi problemlerin de işaretçisi olabilir. Eğer çocuğunuz 1 yaş civarındaysa ve denediği yeni yiyecekleri kusma, öğürme, ağzında tutma gibi davranışlar gösteriyorsa bu sorunu çok büyütmeyin. Çocuklar 1 yaş civarında yeni yiyeceklere karşı tiksinti duyabilirler. Bunun nedeni insanların ilkel dönemlerden getirdiği bir koruma mekanizmasıdır. Yiyeceklere kendi başlarına ulaşabilmeye başlayan bu yaş grubundaki çocuklar zararlı şeyleri yememeleri için vücutları bulantı hissi yaratır. Bu bazı çocuklarda çok baskın bir durum yaratabilir. Bu konuyla ilgili detayları Bebek Önderliğinde Beslenme yöntemi yazımızdan okuyabilirsiniz. Bu tip durumlar zamanla azalarak yok olur. Çocuklara yeni tip yiyecekler oyunla verilmesi, sadece denemeleri için desteklenmesi yeterli olacaktır. Zorlayarak yedirmek kalıcı yeme sorunları yaratabilir.
Öğürmek ve kusmak gibi davranışlar zorla yemek yedirilen çocuklarda da sıklıkla görülür. Eğer çocuğunuzu siz besliyorsanız ve istemediği yiyecekleri ona zorla, ödülle yada cezayla yediriyorsanız çocuklar bir süre sonra yeme eyleminden uzaklaşır ve vücutları kusma, öğürme gibi tepkiler vermeye başlar. Aynı şekilde alışık oldukları tip yiyecekler yerine (az pütürlü yiyeceklerden pütürlü yiyeceklere geçiş gibi) farklı formdaki yiyeceklere alışma dönemi de kusma ve öğürme güdüsünü tetikleyebilir. Böyle durumlarda çocuklara küçük miktarlarda yiyecekler verilmeli ve kendi kendilerine denemeleri desteklenmeli. Zorla yedirmeye çalışmaktan kaçınmak gerekir.
Öğürme ve kusma gibi davranışlar anne ve babasıyla yeterince zaman geçiremeyen çocuklarda da sık sık görülebilir. Bu tip davranışlarla yemek yeme süresince olumlu yada olumsuz anne ve babasıyla daha fazla zaman geçiren ve onların ilgisini çeken çocuklar durumu alışkanlık haline getirebilirler. Bu tip çocuklarda yemek yemeye değil birlikte kaliteli zaman geçirmeye odaklanmalı, yeme sorunları büyütülmemelidir.
Öğürme ve kusma fiziksel bir sorundan da kaynaklanıyor olabilir. Geniz eti ve bademcik türü hastalıklar çocuklarda sıklıkla görülür. Eğer çocuğunuz yemeğe başlarken yiyeceklere ilgi gösteriyor ancak yeme eylemi başladıktan sonra öğürme ve kusma davranışı gösteriyorsa mutlaka bir doktorla görüşün. Yutkunma zorluğu beslenme sorunları yaratır hatırlamakta fayda var.
Yemekleri ağzında tutan ve çıkaran çocuklar
Bu davranışlar özelikle 2-3 yaş civarındaki çocuklarda çok sık görülür. Genelde zorla yemek yedirilen çocuklar istemedikleri yiyecekleri ağızlarına aldıklarında çiğnemek yerine ağızlarında tutarlar. Bu çocukların bazılarında çiğneme alışkanlıkları tam olarak gelişmemiş olabilir. Yiyeceğin lezzetini almalarına karşın posasını öğütüp, yutmaktan çekinirler. Bu tip çocuklarda yiyecek türlerinde yavaş geçişler gerekebilir. Örneğin çorba içerken zorlanmayan çocuklara yiyecekler çorba kıvamında hazırlanabilir ve kademeli olarak pütürlü, taneli yiyecekler haline dönüştürülebilir. Makarna, pilav gibi içinde su olmayan taneli yiyecekler de çocukların çiğnemeyi öğrenmelerine daha kolay yardımcı olabilir. Bu tip çocuklara zorla yemek yedirmekten kaçınmak gerekir. Zira bu geçici bir dönemdir. Zorlanan çocuklarda yeme sorunu alışkanlık haline dönüşebilir.
Pütürlü yiyecekler
Çocukların pütürlü ve taneli yiyeceklere zamanında geçmemiş olması yaş ilerledikçe bir yeme problemine dönüşebilir. Erken dönemde sadece sıvı ve püre formunda beslenen çocuklar 1 yaş ve sonrasında pütürlü yiyecekleri yeme konusunda zorluk yaşayabilirler. Doğrusu erken dönemde çocukları pütürlü yiyeceklerle tanıştırmaktır. Eğer bu süreç geçtiyse ve çocuğunuz pütürlü yiyeceklere alışmıyorsa yeme alışkanlıklarını kademeli olarak yeniden düzenlemek gerekir. Taneleri sadece taneli yiyecekler şekilde vermek gerekir. Örneğin, çorbanın yada sulu yemeğin içindeki taneleri çocuğunuzun bir kaşıkta yemesi onun kontrolünü zorlaştırabilir. Çocuklara mesela baklagiller tane tane verilip ağzında çiğnemesi ve kontrol etmesi öğretilebilir. Makarna, pilav gibi kuru taneli yiyecekler de süreci kolaylaştırabilir. Burada dikkat edilmesi gereken kuru taneden sulu taneli yiyeceklere doğru geçiş sağlanmasıdır. Yine öğüren ve kusan çocuklarda olduğu gibi pütürlü yiyeceklere alışamayan çocukların da boğaz sağlığında sorun olup olmadığının bir uzman tarafından incelenmesi olumlu sonuçlar verebilir.
Kreşte ve okulda yemek yemeyen çocuklar
Kreşte ve okulda yemek yemeyen çocukların durumlarının tek bir nedeni ve çözümü olmayabilir. Öncelikle kreşte ve okulda yemeyi reddeden çocukların ev dışında yemek yeme davranışlarını incelemek gerekir. Eğer çocuğunuz sadece kreşte ve okulda yemek yemiyorsa onun dışındaki her mekanda yeme eylemini başarıyla sürdürüyorsa okuldaki yeme ortamı ve yemeklerin niteliğine odaklanmak gerekir. Kötü lezzette yapılmış yiyecekler, doğru şekilde sunulmayan yiyecekler çocukların yemekleri reddetmesine neden olabilir. Bunun dışında aşırı kontrolcü yeme ortamları da çocukları yemekten soğutabilir. Örneğin tüm yiyeceklerin bitirilmesinin zorunlu tutulması çocukların gereğinden fazla yemek yemeye zorlayabilir ve bir süre sonra çocuk hiç yememeyi tercih edebilir. Fiziken müdahale edilerek beslenen çocuklar da okullarda yemeyi reddedebilir. Anne babalar bu tip durumlarda okuldaki yemek rutinlerini mutlaka denetlemeli ve gerekiyorsa müdahale etmeli.
Kreş, anaokulu ve okul gibi ortamlara alışmakta zorlanan çocuklarda en yaygın görünen tepki yemek yememek olabilir. Eğer çocuğunuz okula isteyerek gitmiyorsa, sürekli ağlayıp mutsuz bir profil sergiliyorsa yemekleri reddedebilir. Bu durumda yeme sorunu sadece bir sonuçtur. Sorunu çözmek için çocuğunuzun okulla olan ilişkisini düzeltmeniz gerekir.
Eğer çocuğunuz sadece okulda, kreşte değil ev ortamı dışındaki tüm mekanlarda yemek yemeyi reddediyorsa burada çocuğun alışık olduğu düzenden farklı yiyecekleri reddetmesi sorunu yaşıyor olabilirsiniz. Özellikle evde sadece istediği yiyeceklerle beslenen çocuklar farklı tür yiyeceklerin sunulduğu ortamlarda yemeyi keserler. Bunun dışında anne babaların yanlış tutumları da ev dışında beslenmeyi zorlaştırabilir. Aşırı korumacı, dışarıdan yiyecek yeme konusunda kontrol altında tutulmuş çocuklar okulda yemeyi reddederler. Eğer bu tip bir sorun yaşıyorsanız dışarıda yemek yemenin güvenli olduğunu çocuğunuza hissettirmelisiniz. Kademeli olarak dışarıda yiyecek yeme konusunda ortamlar hazırlanmalı ve çocuklar desteklenmelidir.
Anne ve babasından yemek yemeyi reddeden çocuklar
Bu tip çocukların yemekle değil ebeveyleriyle sorunları olabilir. Eğer anne babasıyla yeterince zaman geçiremeyen, duygusal olarak anne babasından yeterli beslemeyi görmeyen bir çocuğunuz varsa bu durum kendini yeme sorunu olarak gösterebilir. Mesela evdeki bakıcı, büyükanne vb. çocuğu besleyebilirken anneyle yemek çocuk tarafından reddedilebilir. Burada çocukların duygusal olarak beslenmesi önemlidir. Yiyeceklerden önce çocukları ruhunu doyurmakta fayda var. Yemek zamanlarını bir aile aktivitesi haline dönüştürmek, birlikte kaliteli zaman geçirme fırsatına çevirmek yeme sorununu ortadan kaldırabilir. Aynı zamanda çocuğu beslemek yerine kendi kendine yemesi de teşvik edilebilir.
Çocuğun iştahsızlaştı bir kaç gündür yemiyor hastayken yemeyi kesti diyenler
Hastayken çocuklar da yetişkinler gibi iştahsızlaşır. Biz onlar hastayken iyice beslenip iyileşmelerini isteriz ancak vücutları onlara yemek yememeleri sinyali verir. Bu durumda çocukların hissettiği şeylere saygı duymak gerekir. Özellikle ishal gibi mide bağırsak sistemini zorlayan hastalıklarda çocuklar yemeğe zorlanmamalıdır. Burada anne babaların dikkat etmesi gereken çocukların sıvı alımının yeterli düzeyde olduğundan emin olmaktır. Sıvı kaybı olmayan çocuklar az yemek yeseler bile hastalık sürecini atlatabilirler. Bu süreçte çocuklar yemek yemeye kesinlikle zorlanmamalı. Basit, hafif ve miktarca küçük öğünler ve atıştırmalıklar çocuklar için yeterli olacaktır. Örneğin normalde 1 tam muz yiyebilen çocuk hastayken muzun yarısını yediyse bunun yeterli olacağını hatırlamak gerekir. Hastalık geçtikce iştah kendini göstermeye başlayacaktır.
Her şey yolunda çocukta hastalık belirtisi yok ama yemek yemeği azalttı ve iştahı düştü. Burada büyük bir sorun varmış gibi düşünmemek sakin kalmak en önemli şey. Bazen hepimiz iştahsız olabiliriz. Bu çocuklar için de geçerlidir. Bir hastalık kendini göstermeye başlamış olabilir. Hastalık öncesi süreç de iştah azalması yaratabilir. Çocuğu zorla beslemekten kaçınmak ve süreci onun yönetmesine izin vermek olumlu sonuçlar getirebilir.

Deniz Temur'u sosyal medyadan takip edebilir, çocuklarınızla ilgili sorunlarınızı paylaşıp çözüm arayabilirsiniz.
instagram.com/obenimannem
youtube.com/deniztemur
facebook.com/obenimannem
deniztemurblog@gmail.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bebek Liderliğinde Beslenme-BLW'den önce mutlaka bilmeniz gerekenler

Bebek beslenmesiyle ilgili pek çok farklı akım var. Yaygın olanı sadece anne sütüyle beslenmenin bittiği ek gıdaya geçişte püre ve muhallebi kıvamlı gıdalara öncelik veren klasik akım. Bir çoğunuz da bu yolla çocuklarımızı büyüttük. Ancak son yıllarda popülerliği hızla artan yeni bir akım var. Baby Led Weaning-BLW olarak anılan Türkçe'ye ise Bebek Liderliğinde Beslenme olarak geçen bu akımda püre ve muhallebi kıvamı yok.

Akımın öncülerine göre bebekler zaten yutmayı biliyorlar onların öğrenmesi gereken çiğnemek. Dolayısıyla ek gıdaya geçişte yapılması gereken şey bebekler için yemesi uygun olan yiyeceklerin onlar için güvenli boyutlarda sunulması. Ezme, rendeleme yok!

Burada öncü olan da bebeğin kendisi olmalı. Yani besleme diye bir şey yok. Seçilen ve hazırlanan yiyecekler bebeklerin önüne konulmalı ve bebekler yemeye kendileri istek göstermeli. Eğer bebeğiniz yemeklere dokunmuyor ve onları ağzına götürmek istemiyorsa henüz ek gıdaya geçiş için hazır değil  demek.



Yöntemin bebek…

1 yaşındaki bebek neden yemek yemez?

Bebeğinizle ek gıdaya geçtiniz! Püreler hazırladınız kimini yedi kimini yemedi ama yine de iyi kötü besinlerle tanışmasını sağladınız. Sonra bebeğiniz ilk yaşına geldi ve siz onun artık daha farklı şeyler yiyebileceğini, püreler, rondolar yerine taneli gıdaları yiyebileceği için sevinmeye başladınız. Artık dişleri de çıktığına göre her şey daha kolay olacak diye düşündünüz!

Ama hiç de öyle olmadı!

1 yaşından sonra bebeğiniz önüne konulan yeni şeyleri reddetmeye, ağzına aldığı yiyecekleri şiddetle öğürmeye ve kusmaya başladı.

Rondoyla olan muhabbetiniz daha da koyulaştı! Saatlerce uğraşıp pişirdiğiniz yemeği kusursuzca rondoladınız. Ama yine de işe yaramadı değil mi bebeğiniz ilk kaşıkta her şeyi çıkardı.

Üzülmeyin yalnız değilsiniz! 

1 yaşından sonra bebeklerde yemeklere karşı ortaya çıkan direncin çok mantıklı bir nedeni var. Okuyunca içinizin rahatlamasını umuyorum.



İnsan beyni hala ilkel dönemlerdeki gibi çalışır. Yani tek amaç var. Hayatta kalmak!
Bu bebekler için de geçerli. 1 ya…

Çalışan annenin talebidir: Ücretli doğum izni uzatılsın!

Çalışan annenin resmini çiz deseler tam da böyle bir şey çizerdim.

Bebeği daha 2.5 aylıkken çalışmaya dönmüş, 1.5 yaşına gelene kadar homeoffice düzeniyle tam zamanlı çalışmış, sonra her hastalıkta, kar tatilinde evde çalışmış, maymun gibi çocuğunu yakasında taşımış çalışan bir anne olarak başka bir resim aklıma gelmezdi heralde.

Bu resimdeki anne 27 yaşında Melody Blackwell ve ABD'de bir klinikte çalışıyor. 13 Aralık'ta bu fotoğrafını Facebook'ta paylaştıktan sonra bir günde 700 kezden fazla paylaşılarak tanınır hale geldi. Melody kızı Nora-Jo'yu doğurduktan 3 ay sonra izni bittiği için işe dönmek zorunda kalan milyonlarca çalışan kadından sadece biri. Haftada 1 gün ofise gitmek zorunda olan Melody, haftanın 4 günü de evden çalışıyordu. Ofis günlerinde de kızını yanında götürüyor.

İlk bakışta bir çoğumuz için evden çalışma büyük bir nimet gibi geliyor kulağa değil mi? Hele ki çocuğunu ofise götürebilmek çalışan annelerin hemen hemen hepsi için 'imkansız' sını…

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım?

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım? sorusu bu sıralar obenimannem.com okurları tarafından sıklıkla bize soruluyor. Çocuğumu 1. sınıfa göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenleri sizler için derledik.

Çocuğunu okula göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenler Milli Eğitim Bakanlığı'nın okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumları yönetmeliğiyle düzenlenmiştir. Bu yönetmeliğe göre, 66 ve 71 ay arası çocukların okula başlama tercihi velilerine bırakılmıştır. Eğer çocuğunuzun yaşı 69-71 ay aralığındaysa ve çocuğunuzu 1. sınıfa göndermek istemiyorsanız kamu ve üniversite hastanelerinden rapor almanız gerekmektedir. Bu raporların çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları tarafından düzenlenmesi ve çocuğun gelişiminin okula başlamaya uygun olmadığına dair ifadeleri içermesi gerekmektedir. Eğer çocuğunuzun yaşı 60-66 ay aralığındaysa ve okula gitmesini istemiyorsanız rapor almanıza gerek yok. Ailelerin çocuklarını okula göndermek istemediklerini belirten bir dilekç…

Toplama-çıkarma nasıl öğretilir? Sayı Güneşi yöntemi

Bir sayı hangi sayılardan oluşur? Sayı Güneşi'yle işi başında çocuğunuzun 4 işlemin inceliklerini öğrenmesini sağlayabilirsiniz. Yapmanız gereken çok basit.

Sarı kartondan kesilen yuvarlakların içine bir sayı yazın, sonra tahta mandalların üzerine o sayıyı oluşturan sayıları yazın örneğin hedef sayınız 10 olsun. Mandalların üzerine 10 sayısını oluşturan farklı toplama kombinasyonları yazın.

5+5, 2+8, 1+9, 6+4 gibi, Farklı sayılar için de bir kaç tane Sayı Güneşi hazırlayın. Sonra çocuğunuzun doğru kombinasyonları bulmasına yardımcı olun. Bu etkinlikle çocuğunuz hem erken dönem matematik becerisini hem de analitik düşünme becerisini geliştirecektir. Aynı zamanda mandal kullanımının çocuklarda ince motor becerisi gelişimi destekleyen bir araç olduğun da unutulmamalıdır.

Okula başlama yaşı kaç olmalı?

"Okula başlama yaşı kaç olmalı"sorusunun bütün çocukları kapsayan, kesin bir yanıtı yok. Çocuğun okula başlama yaşını belirleyen çocuğun gelişim düzeyidir. Bu konuda karar vermek isteyen aileler öncelikle çocuklarının gelişimlerini objektif bir gözle değerlendirmelidirler. Bu değerlendirme mutlaka çocuk merkezli olmalıdır.

Çocuğa bakacak kimsenin olmaması, bakım masraflarından kurtulma çabası, anne ve babanın uzun saatler çalışma zorunluluğu gibi ebeveynlerden kaynaklanan gerekçeler değerlendirmeye alınmamalıdır. Dikkat edilmesi gerekenlerin başında çocukların fiziksel gelişimi ve öz yeterlilik becerilerindeki gelişmişlik düzeyleri gelmelidir. Çocukların kendi kendine yemek yiyebilme, tuvalet ve kişisel temizlik ihtiyaçlarını giderebilme, kendini ifade edebilme, kalabalık gruplar içinde hareket edebilme kabiliyetlerinin yeterli olması çok önemlidir.

Bununla birlikte çocukların akademik gelişmişlik düzeyi de dikkate alınması gereken diğer bir noktadır. Erken yaşta okula başl…

Okuma-yazmaya hazırlık çalışmaları bu bardaklar şahane!

Çocuklar için harflerin hem büyük hem de küçük formları öğrenmek okuma-yazma çalışmalarında zorlandıkları bir basamak olabilir. Ancak bu zorlanma evresini oyun aracılığıyla anne-babalar kolaylıkla aşabilir.

Bu oyunlardan biri olan büyük harf-küçük harf eşleştirme bardaklarıdır. Çocukların seveceği, Büyük harf küçük harf eşleştirme bardakları nasıl yapılır? sorusunu www.elmaelma.com anne ve çocuk yazarı Deniz Temur sizler için yaptı.

Oyunun düzeneğini, evde bir kaç bardak kağıt ve renkli bir karton ile evde kolayca hazırlayabilirisiniz. A4 boyutunda kesilmiş bir kartonun üzerine bardaklarla sığdığı kadar yuvarlaklar çizin. Seçtiğiniz büyük harfleri kartona çizdiğiniz dairelerin içine yazın.

Diğer yanda ayırdığınız kağıt bardakların altına yazdığınız harflerin küçük şekillerini yazın ve çocuğunuza harfleri eşleştirmesini isteyin. Her defasında 6 ila 8 harften oluşan düzenekler hazırlayın. Bu etkinlikle çocuğunuzun hem okuma hem yazma kabiliyetini yükselteceğiniz gibi aynı anda gruplama…

Daha iyi bir ebeveyn nasıl olunur? Bir okul müdüründen 10 ipucu

Bazen öğretmenler, çocukların kaygılarını veya zor davranışlarını görür ve nereden geldiği konusunda oldukça net bir fikirleri vardır: Aileler!

Ailelerin çocukların gelişimleri ve akademik başarıları üzerinde hayati öneme sahip olduğunu deneyimleyen İngiltere'deki bir okul müdürü yeni eğitim yılı başlamadan önce velilere 'Daha iyi bir veli olmak için 10 ipucunu kaleme almaya karar verdi. Stresten uzak, keyifli yaz tatili günleri bu önerileri okuyup içselleştirmek için bir fırsat olabilir. Kim bilir belki okullar açıldığında siz de yeni bir veli olursunuz. İşte sizi dönüştürecek 10 öneri:

1-ÇOCUKLARINIZ SİZİ SEVİYOR VE SİZİ İZLİYOR

Günlük yaşamda, sokakta ya da otoparkta saldırgan bir şekilde hareket ederseniz, bu sizin çocuğunuzun davranışlarına yansıyabilir -öğretmenlerine, meslektaşlarına ya da hatta size- Okulda nezaket ve düşünceye örnek oluşturmaya çalışıyoruz. Çocuklar sınıf arkadaşlarına beceremeyeceklerini söylemeyi bizden öğrenmiyorlar.


2- LÜTFEN ÇOCUKLARINIZA ONLARI Ö…

Okula erken başlamanın zararları!

Okula erken başlamanın zararları nelerdir hiç düşündünüz mü? 4+4+4 eğitim sistemi erken yaştaki çocukların da 1. sınıfa başlamasına izin veriyor. Peki okula erken başlamak yararlı mı zararlı mı? Burada belirleyici olan çocuğun gelişimi olsada yaygın kanı okula erken başlamanın sakıncalarının fazla olduğu yönünde. Okula erken yaşta başlayan çocukların yaşadığı en yaygın sorun sınıf arkadaşlarının büyük bir çoğunluğunun kendisinden daha daha ileri yaşta ve gelişim düzeyinde olmasıdır. Bu fark yalnızca 1. sınıftaki yaşanacak bir durum değildir. Aileler erken yaşta okula başlayan çocuklarıyla diğer öğrenciler arasındaki yaş ve gelişmişlik farkının eğitim hayatının sonuna kadar asla kapanmayacağını unutmamalıdır.

Bir diğer sorunlu bir nokta ise eğitim programının, kitap ve benzeri kaynakların 70 ay ve daha büyük yaştaki çocukların öğrenme düzeylerine göre hazırlanmasıdır.

Bu durum erken yaşta okula başlayan çocukların akademik olarak gelişimlerini olumsuz etkileyebilmektedir. Erken dönemd…

Çocuklara yazı yazmayı sevdirecek eğlenceli yol

Çocukların yazı yazma becerilerinin gelişmesi için ellerindeki ince kaslarının gelişmiş olması şart. Okul öncesi dönemde yapılacak basit aktivitelerle hem çocuğunuzun ince kaslarının gelişmesine yardımcı olabilir hem de yazı yazarken el kontrolü kabiliyetini geliştirebilirsiniz.

Yazı yazmaya hazırlık tahtası tam da bu işi görecek eğlenceli bir yöntem.

İhtiyacınız olan bir karton kutudan kesilmiş mukavva parçaları, bir kaç tane A4 kağıdı, harita raptiyeleri ve yapışkanlı dekor kağıtları.

Yazı yazmaya hazırlık tahtasının nasıl yapılacağını playerdaki videomuzdan izleyebilirsiniz.