Ana içeriğe atla

Uzaktan eğitim nasıl olacak diyen veliler için yol haritası


Biz velilerin kafası uzaktan eğitim konusunda karışık. Başta MEB'in Eğitim Bilişim Ağı-EBA'nın internet sitesi eba.gov.tr'den yapılacağı konuşulan uzaktan eğitim televizyon yayınına çevrildi. Uzaktan eğitim nasıl olacak diye merak edenler için TRT EBA TV'nin yayınları yapacağının duyurulması sonrası kafalar iyiden iyiye karıştı. Bir de işin içine uzaktan eğitim veren kanalların sayısı, frekansları gibi teknik bilgiler girince tüm veliler 'uzaktan eğitim değil de tatil uzatılsın' demeye başladı. Kabul edelim işin için internet, frekans ayarı, televizyon yayını, HD-SD kanallar gibi teknik bilgiler girince eğer bu tip teknolojik terimlerle iç içe bir yaşam ve iş düzeni olmayan bir veliyseniz uzaktan eğitim stres, korku ve kaygılarla dolu bir sürece dönüşebilir. Bir de buna 81 ili ekleyip, kırsalda yaşayıp internet erişimi ve haber alma konusunda daha kısıtlı imkandaki aileleri ekleyince durum daha da karmaşık bir hal alılyor. Bu nedenle Google'da son günlerde 'uzaktan eğitim nedir, uzaktan eğitim nasıl oluyor, olacak, uzaktan eğitim ilkokul,ortaokul, lise.... 'gibi yüz binlerce arama yapılır hale geldi. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk bu zorlu süreçte televizyondan sosyal medyaya tüm imkanları uzaktan eğitim sistemini anlatmak için kullandı. En son da önceki  gece Instagram'dan bir yayın yaptı. İzleyebildiğim ve daha önceki bilgilerim ışığında kafası karışık olanlar için daha zaman varken Uzaktan Eğitim nasıl olacak, EBA nedir, nasıl şifre alınır, özel okul öğrencileri EBA'ya nasıl giriş yapacak gibi konulara ilişkin bir şeyler yazayım dedim.

UZAKTAN EĞİTİM NASIL OLACAK İNTERNETTEN Mİ YOKSA TELEVİZYONDAN MI?

Uzaktan eğitim ilk günlerde MEB'in Eğitim Bilişim Ağı-EBA'nın internet sayfası eba.gov.tr'den yapılacağı konuşulmasına karşın internet erişiminin kısıtlı olması nedeniyle uzaktan eğitim derslerinin televizyon üzerinden yapılması erişimi kolaylaştırıcı olduğu için tercih edildi. Yayınlar TRT'nin açtığı 6 yeni kanal üzerinden yapılacak. Bu kanallar ilkokul-ortaokul-lise olarak bölündü. 6 kanaldan 3'ü HD yayınlar için 3'ü için ise SD yayın yapan televizyonlar için olacak. Bu iki tip kanal arasındaki fark sadece görüntü kalitesiyle alakalı. HD yayınlar kalitesi daha yüksek yayınlardır ve ancak bu yayınları destekleyen televizyonlardan izlenebilir. SD yayınlar ise standart görüntü kalitesindeki HD yayın yapan televizyonların dışındaki tüm televizyonlardan izlenebilir. 

Dersler 20'şer dakikalık sürelerle verilecek.Örneğin, ilkokul 2'nci sınıf Matematik dersi pazartesi sabah 10.00'da başlayacak ve 10.20'de sona erecek. Sürelerin kısa tutulma nedeni çocukların katılım gösteremeyecekleri bir düzlemdeki eğitimler için odaklanma sürelerinin düşmesi. Aynı şekilde ev ortamı gibi çok fazla uyaranın olduğu ortamlarda uzun süreli uzaktan eğitim verimsiz olacağından süreler kısa tutuldu. 

Aynı şekilde derslerin tekrarları da olacak. Aynı evde birden fazla farklı kademede öğrencinin olması durumunda ders saatlerinin çakışması söz konusu olduğundan gün içinde dersler iki kez yayınlanacak. Gün içinde bir saati kaçıran çocuklar tekrar dersleriyle telafi yapabilecek veya dersi anlamadığı taktirde tekrar izleme şansı olacak.

UZAKTAN EĞİTİM TELEVİZYONDAN YAPILACAKSA EBA'YLA NE YAPACAĞIZ?

Uzaktan eğitim televizyondan yapılacak ancak çocukların eğitimleri ve takipleri için ek kaynak olarak EBA kullanılacak. Elazığ depreminden kısa bir süre önce güncellenen ve içerikleri zenginleştirilen EBA'da her seviyeye uygun aktivitelerden soru bankalarına, konu anlatım videolarından oyunlara kadar çok sayıda içerik var. EBA'yı bu anlamda çalışmalar için nitelikli ek kaynak olarak kullanılabilir.

EBA GİRİŞ ŞİFRESİ NASIL ALINIR?

EBA giriş şifresi MEB tarafından velilerin telefonlarına SMS olarak gönderilecek.Ancak olası aksilikler durumunda şifresi kendisine ulaşmayan veliler e-okul üzerinden EBA giriş şifresi oluşturabilirler. e-okul.gov.tr'ye girip öğrencinin TC kimlik numarası ve okul numarasıyla sisteme giriş yapıp EBA'ya geçiş yapabilirsiniz. EBA'ya ilk girişte e-okul bilgileri kullanılıyor ardından da EBA yeni şifre oluşturma aşaması gerçekleştiriliyor. 

ÖZEL OKUL ÖĞRENCİLERİ EBA KULLANABİLİR Mİ?

EBA normalde sadece devlet okullarında eğitim gören öğrencilerin erişimine açıktı. Ancak koronavirüs salgını nedeniyle başlatılan uzaktan eğitim seferberliği sonrası EBA özel okul öğrencilerinin de erişimine açıldı. Özel okul öğrencileri de giriş şifresini yine e-okul.gov.tr üzerinden oluşturabilirlir.

TRT EBA TV DERS PROGRAMLARI İLKOKUL, ORTAOKUL, LİSE İÇİN SAAT SAAT DERSLER

Uzaktan eğitim 23 Mart Pazartesi sabahı başlıyor. Uzaktan eğitim ders programları ve saatleri aşağıdaki gibi. Ders saatleri ve programlarına göre televizyondan ilgili içerikleri izleyebilirsiniz.






UZAKTAN EĞİTİM ASLINDA ÇOK YAKIN

Buraya kadar ki bilgiler teknik bilgiler. Şifre alma, frekans bilgisi vs. Ancak biz velilerin üzerine düşen bunun dışındaki süreçler. Zira uzaktan eğitime ne kadar devam edeceğimizi bilmiyoruz. Okulların bir daha açılmaması bile olasılıklar dahilinde. Hal böyle olunca ev çocukların okulu, odaları da sınıfları olacak. Haliyle tüm sorularını ve sorunları evde öğretmenleriyle değil biz anne babalarıyla paylaşacaklar. Burada bizlere düşen görev uzaktan eğitimin mantığını en az onlar kadar hatta biraz daha anlamak. Çünkü dijitalleşen dünyada uzaktan eğitim özellikle de böyle krizli dönemlerin sonunda hayatımızın bir parçası haline gelecek. Hali hazırda dünyanın önde gelen bir çok eğitim kurumu uzaktan eğitime geçmiş ve yıllardır bunu aktif olarak kullanmakta. Bu Türkiye'de evinde oturan bir kişinin Harward Üniversitesi'nde MBA diploması almasına bile imkan veren yaygın bir sistem. Bunu bilmeli ve bundan sonra Türkiye'de de her kademede bu sistemin eğitimin ağırlıklı bir parçası olacağını bilmek gerek. Bakış açımızı bu bir kaç hafta geçer normale dönerizden artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak şeklinde evirmeli ve donanımımızı arttırmalıyız. 

Diğer yandan çocukların uzaktan eğitimden maksimum fayda sağlaması için ortam ve düzenlerini kurmalarına yardımcı olmamız şart. Evde olmak hepimizde olduğu gibi onlarda da rehavet yaratan bir durum. Aynı okuldaki gibi çalışma ve adapte olma disiplinlerini geliştirmemiz gerekiyor. Bunu yaparken onlara uzaktan eğitimin önemi ve avantajlarını aktarmak çok önemli. Süreci önemsemeleri kendilerini organize etmelerine de yardımcı olacaktır. Çocukları zorla bilgisayarın televizyonun başına oturtup, kavga gürüldü ders çalıştırmak işleri daha da zorlaştırır.

Dijital dünyaya uzak bir yetişkinseniz çocuğunuzun karmaşık gibi görünen uzaktan eğitim programını başarıp başaramayacağı konusunda kaygı duyuyor olabilirsiniz. Ancak şunu bilin ki yeni nesil dijital ortamlara ve dijital öğrenmeye çok daha yakın ve adapte. Başaracaklarına eminim. Yeter ki kendi bilgi eksikliklerimizin yarattığı kaygıyı çocuklarımıza aktarmayalım. 

ÖĞRENMEK DEĞİL EBEVEYN OLDUĞUNUZU UNUTMAYIN

Evde çocukların öğrenme süreçleriyle ilgilenmek ister istemez biz anne babaları öğrenmek rolüne yaklaştıracak. Fakat bilmeliyiz ki biz onların öğretmeni değil anne babalarıyız. Evet süreçte eğitimleriyle ilgili her zamankinden fazla sorumluluk alacağımız aşikar. Ancak çocuklarımıza sanki onların öğretmenleriymişiz gibi yaklaşmak karşı tepkiye neden olacaktır. Özellikle de zamanı aşırı katı kurallarla planlama, ceza-yaptırım-ödül gibi formülleri kullanmaya çalışma okulda işe yarasa da evde ortamı sabote etmekten başka bir işe yaramaz. Bu nedenle çocukların mutlaka uzaktan eğitime gönüllü olarak devam etmesi ve sorumluluklarının bilincinde olmaları şart. Bu konuda öğretmenlerden destek istemek, çocukların çalışmalarını planlarken öğretmenlerinin görüşlerini dinlemesi faydalı olacaktır. Öğretmenlerden gelen her mail ve mesajı mutlaka çocuklarınıza okutun ve mesajların asıl sahiplerinin kendileri olduğunu hatırlayın.

Ve son sözler Hababam Sınıfı'ndan gelsin...

Okul sadece dört yanı duvarla çevrili, tepesinde dam olan yer değildir. Okul her yerdir. Sırasında bir orman, sırasında dağ başı. Öğrenmenin, bilginin var olduğu her yer okuldur.


Deniz Temur'u sosyal medyadan takip edebilir, sorularınızı sorabilirsiniz.

youtube.com/deniztemur
instagram.com/obenimannem
facebook.com/obenimannem





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yaşındaki bebek neden yemek yemez?

Bebeğinizle ek gıdaya geçtiniz! Püreler hazırladınız kimini yedi kimini yemedi ama yine de iyi kötü besinlerle tanışmasını sağladınız. Sonra bebeğiniz ilk yaşına geldi ve siz onun artık daha farklı şeyler yiyebileceğini, püreler, rondolar yerine taneli gıdaları yiyebileceği için sevinmeye başladınız. Artık dişleri de çıktığına göre her şey daha kolay olacak diye düşündünüz! Ama hiç de öyle olmadı! 1 yaşından sonra bebeğiniz önüne konulan yeni şeyleri reddetmeye, ağzına aldığı yiyecekleri şiddetle öğürmeye ve kusmaya başladı. Rondoyla olan muhabbetiniz daha da koyulaştı! Saatlerce uğraşıp pişirdiğiniz yemeği kusursuzca rondoladınız. Ama yine de işe yaramadı değil mi bebeğiniz ilk kaşıkta her şeyi çıkardı. Üzülmeyin yalnız değilsiniz!  1 yaşından sonra bebeklerde yemeklere karşı ortaya çıkan direncin çok mantıklı bir nedeni var. Okuyunca içinizin rahatlamasını umuyorum. İnsan beyni hala ilkel dönemlerdeki gibi çalışır. Yani tek amaç var. Hayatta kalmak! Bu bebekler i

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım?

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım? sorusu bu sıralar obenimannem.com okurları tarafından sıklıkla bize soruluyor. Çocuğumu 1. sınıfa göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenleri sizler için derledik. Çocuğunu okula göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenler Milli Eğitim Bakanlığı'nın okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumları yönetmeliğiyle düzenlenmiştir. Bu yönetmeliğe göre, 66 ve 71 ay arası çocukların okula başlama tercihi velilerine bırakılmıştır. Eğer çocuğunuzun yaşı 69-71 ay aralığındaysa ve çocuğunuzu 1. sınıfa göndermek istemiyorsanız kamu ve üniversite hastanelerinden rapor almanız gerekmektedir. Bu raporların çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları tarafından düzenlenmesi ve çocuğun gelişiminin okula başlamaya uygun olmadığına dair ifadeleri içermesi gerekmektedir. Eğer çocuğunuzun yaşı 60-66 ay aralığındaysa ve okula gitmesini istemiyorsanız rapor almanıza gerek yok. Ailelerin çocuklarını okula göndermek istemediklerini belirten bir dil

RAM raporu ile kayıt erteleme nasıl olur?

RAM raporu ile kayıt erteleme mümkün mü, nasıl yapılır? Koronavirüs salgını hayatımıza bir de RAM raporunu soktu. Uzun yıllardır özel öğrenme güçlüğü olan öğrenciler için uygulanan RAM raporu süreci Koronavirüs salgını nedeniyle çocuklarını okula göndermek istemeyen velilerin için bir kaçış umuduna dönüştü. 72 aylık çocuklarını okula göndermek istemeyen veliler çocukları için RAM raporu almayı bile göze almış durumda. Peki nedir bu RAM raporu, nasıl alınır, şartları neler? Daha da önemlisi RAM raporu ile kayıt erteleme mümkün mü?  Geçen haftalarda kaleme aldığım ‘ Çocuğumu okula göndermezsen ne olur’  Başlıklı yazıyı okuyup bana ulaşanlar RAM raporunu sordu. Bu yazı da çocuğunu okula göndermek istemeyip RAM raporu hakkında bilgi arayanlar için gelsin. İşe RAM raporu ne demek onu açıklayarak başlayalım! RAM Raporu Rehberlik ve Araştırma Merkezleri’nin adının kısaltılmasından geliyor. Rehberlik ve Araştırma Merkezleri Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı çalışan bir yapı. Görevleri özel ve de

Çocuğumu okula göndermezsen ne olur?

2019-2020 döneminde çocuğunuzu okula göndermezseniz ne olur? Koronavirüs nedeniyle çocuğunu okula göndermek istemeyen aileler için idari para cezasından çocuğun velayetinin alınmasına varan yasal düzenlemeler var. Özellikle birinci sınıfa başlayacak olan 72 ay ve üstü yaş grubunda çocukları olanlar MEB'den ara bir düzenleme bekliyor.  Çocuğumu okula göndermek istemiyorum diyen aileleri bekleyenlerin detayları ve yapılabilecek bir kaç öneriyi sizler için kaleme aldım. 2019-2020 öğretim yılı veliler için verilmesi gereken kararlar nedeniyle geçmişe oranla çok daha zorlu bir yıl olacak. Özellikle de 72 ay ve üstü yaş grubunda çocuğu olan veliler için. Çocukları birinci sınıfa zorunlu olarak başlayacak olan veliler aylardır 'Çocuğumu okula göndermek istemiyorum, çocuğumu okula göndermezsen ne olur?' sorularına yanıt bulmak için MEB'den açıklama bekliyor. İlkokul birinci sınıfa başlaması zorunlu yaş grubundaki çocukların aileleri Koronavirüs salgının halen etkisini sürdürdü

Çocuklara yazı yazmayı sevdirecek eğlenceli yol

Çocukların yazı yazma becerilerinin gelişmesi için ellerindeki ince kaslarının gelişmiş olması şart. Okul öncesi dönemde yapılacak basit aktivitelerle hem çocuğunuzun ince kaslarının gelişmesine yardımcı olabilir hem de yazı yazarken el kontrolü kabiliyetini geliştirebilirsiniz. Yazı yazmaya hazırlık tahtası tam da bu işi görecek eğlenceli bir yöntem. İhtiyacınız olan bir karton kutudan kesilmiş mukavva parçaları, bir kaç tane A4 kağıdı, harita raptiyeleri ve yapışkanlı dekor kağıtları. Yazı yazmaya hazırlık tahtasının nasıl yapılacağını playerdaki videomuzdan izleyebilirsiniz.

Çocuğum yemek yemeyince çok sinirleniyorum diyen annelere!

Çocuğum yemek yemediğinde çok sinirleniyorum, bağırıyorum, kendime hakim olamıyorum. Sonra pişman olup vicdan azabı yaşıyorum ama bir sonraki öğünde yeniden aynı şey oluyor ve ben yine bağırıp çağırıyorum. Öyle ki ev içinde hiç huzurumuz kalmadı. Yemek vakitleri yaklaştıkça geriliyorum, stres basıyor. Eşimle de sürekli çocuğumuz yemek yemiyor diye tartışıyoruz. O da sorunun ben de olduğunu ve fazla abarttığımı söylüyor. Durmadan bu yüzden kavga ediyoruz. Ne yapacağımı bilmiyorum! Bu satırlar çocuğu yeme sorunu yaşayan çok sayıda anneden gelen ortak seslerin bir yansıması. Saatlerce mutfakta geçirilen zaman, özenle hazırlanan yemeklerin ziyan oluşu, çocukların ısrarı, ağlaması, öğürmesi, kusması ve sonunda gelen sinir harbi. Neden çocuklarımız yemek yemediği zaman bu kadar çok sinirleniyoruz? Neden biz anneler bu derece kontrolden çıkarken babalar bir kenarda her şey yolundaymış gibi oturabiliyor? İşin sırrı biraz yaratılış da biraz da annelerin zorlu hayatlarında gizli. Biz kadınlar, y

Çocuğum yemek yemiyor biliyorum aç diyen anneler dikkat!

Çocuğunun yemek yemediğinden şikayet eden bir danışamın bana gönderdiği mesajda adeta yardım çığlığı atıyordu. Çocuğu yemekleri özellikle de kahvaltı sırasında kusuyor, öğürüyordu. Diğer öğünlerde de yemek yemiyordu. Çocuğun yemek yememesi anneyi öyle yıpratmıştı ki aile ilişkilerinin bozulduğunu, eşiyle sorunlar yaşadığını anlatıp. kendisinin bile terapiye ihtiyacı olduğunu yazmıştı. Mesajındaki bir cümlede ise 'Çok az yiyor biliyorum aç ama yemiyor. Doyamaz bu kadar yiyecekle!' diyordu. 'Yedi ama çok az. Çocuğum kesin aç' fikri her annenin aklının bir köşesinde durur, içini kemirir kemirir! Öğünden kalanları yedirmek için peşinde koşarız. Olmadı lezzetiyle başını döndürecek şeyler pişiririzi mesela bir tabak patates kızartması. 'Aman yesin de ne yerse yesin yeterki kaynı doysun' der eline iki bisküvi, biraz çikolata olmadı bir bardak meyve suyu veririz. Çocuğumuz bunlardan birini yerse kendimizi mutlu hisseder bir sonraki öğüne kadar sakinliğimizi koruruz. Çün

Yaz tatilinde çocuklar ne yapmalı işte bizim evin planı!

Yaz tatilinde çocuklar ne yapmalı? Okullar için bu yıl yaz tatili resmi olarak değil ama fiilen başladı. Uzun Ramazan Bayramı tatili çocukları bu yıl erkenden yaz tatiline kavuşturdu. Her yaz tatilinde olduğu gibi biz velilerin aklında yine çocuklar yaz tatilinde ne yapmalı, ders çalışmalı mı soruları var! Bir tarafımız 'Aman bırak çocuk tatilin tadını çıkarsın'  derken, diğer yarımız  'ama biraz kitap okusun, biraz test çözsün, azcık da ders çalışsın'  demeden duramıyor! Söz konusu çocukların yaz tatilini nasıl geçirmeleri gerektiği olunca kabul edelim karar vermek zor. Burada doğru kararları vermek için bakış açımızı tek bir noktadan farklı bakış açılarını içeren geniş bir perspektife çevirmekte fayda var. Öncelikle karnelerdeki durumlar her ne olursa olsun tatil çocukların hakkı. Hiçbirimiz yılın kısa bir süresini kapsamayan tatillerde çalışmak istemeyiz. Dolayısıyla çocuklarımızın da 9 aylık sıkı bir okul maratonu sonrası ders çalışmak en son isteyecekleri

Çocuklar neden her şeyi yere atar? Bakış açınızı değiştirecek öneriler!

Çocuklar ve bebekler neden her şeyi yere atıp, döker? Beşikte, kundakta sakince yatırıp uyuttuğunuz, sonra ilk dönüşlerini ilk adımlarını merakla beklediğiniz çocuğunuz şu sıralar eline ne bulduysa atıp, döküyor mu? Ne yapsanız çocuğunuzu durduramıyor, ne söylüyorsanız başarısız mı oluyorsununuz? Döküp atmalarına bir de öfke nöbetleri mi eklenmeye başladı? Korkmayın çocuğunuz büyüyor! Tek yapmanız gereken belki de bakış açınızı değiştirmektir! Öncelikle kabul edin. 2 yaş civarına yaklaşan çocuklar ellerine geçirdikleri her şeyi yere atar, döker, fırlatırlar. Bunu yaparken kendilerinin yada başkalarının zarar göreceğini düşünmezler. Tek yapmak istedikleri eline aldığı şeyi atınca neler olduğunu izlemek, deneyimlemektir. Ancak bu yaş grubunda tek bir deneyim yada bir kaç deneyim yeterli değildir. Yani bir kez elindeki bardağı yere attığında olanı görüp 'ha tamam atınca yere düşüyormuş, ses çıkarıyormuş, su dökülüyormuş' diye düşünemezler. Sadece olana odaklanırlar ancak

İnatçı çocukla doğru iletişim nasıl kurulur?

İnatçı çocukla doğru iletişim nasıl kurulur? Geçen haftalarda bir okurumuz 5 yaşındaki oğluyla yaşadığı bir sorunu paylaşmıştı. Durum özetle şöyleydi: Çocuğun okula uyumuyla ilgili hiçbir sorunu yok. Ancak gerek arkadaşlarıyla ilişkisinde gerekse ev içinde aile bireyleriyle ilişkisinde 'istediği olmadığı' zaman hırçınlaşma, oyundan çıkma ve iletişimi kesme yönünde tavır gösteriyordu. Benzer sıkıntıları çok sayıda ailenin yaşadığını düşünerek okurumuza verdiğim yanıtın bir benzerini köşeye taşımak gerektiğini düşündüm. Umarım benzer sorunlar yaşayan anne babalara da yol gösterici olur! Öncelikle böyle bir durum yaşıyorsunuz bakabilceğimiz ilk yer çocuğumuzun yaşı olmalı. Çünkü çocukların davranışlarını analiz ederken yaş çok belirgin bir faktör olarak karşımıza çıkar. Okurumuzun durumundaki gibi 5 yaşındaki çocuklar, kendi benlik duyguları gelişmiş, kendi başlarına bir şeyler başarma istediğiyle donanmış olurlar. Bu yaşlar tam da bu özelliklerinin gerektirdiği davranışlar