Çocuklar varken evden stres olmadan nasıl çalışılır?

Artık kesin! 30 Nisan'a kadar okullar kapalı. Evden eğitime devam!

Eğer çalışmayan bir anneyseniz evde işler sizin için biraz daha zorlaşmış olabilir. Daha fazla yemek, daha çok gürültü, çok daha fazla dağınıklık ve tabi ki uzaktan eğitim için çocuklara yol göstericilik yapmak. Ancak bu süreci evden çalışarak nam-ı diğer 'Home Office' düzeniyle geçiren bir ebeveynseniz delirmenin eşiğine gelebilirsiniz.

İlk kızımın doğumu sonrası 1 yıl evden çalışmış, sonrasında da her hastalık, her kar tatili, her yarıyıl tatili gibi mecburiyetlerde ve hafta sonları evden çalışmış bir insanım. İkinci kızımın doğumu sonrasında da 4 ay aynı düzende çalışmaya çalışmış sonra da 'başaramadığımı' görüp tam zamanlı çalışmaya ara vermiş ve an itibariyle 'tam zamanlı çalışmayan anne' olarak yazıyorum bu satırları. Dolayısıyla her iki durumdaki anne ve babalar için de bir kaç kelam etmeye cüret edebiliyorum.

Öncelikle kendi rutinimden başlamak istiyorum. Ayın 16'sından bu yana tüm ev halkı kendimizi izole etmiş durumdayız. Eşim evden çalışıyor. Pazartesi itibariyle ev hem ofis hem de okul oldu. Zira uzaktan eğitim başladı. Bir de evde 7 aylık yürümek ve konuşmak için can atan küçük canavar var.

Günün özeti şöyle;

06.00 sabah kalkış, gaz çıkarma, kaka temizleme.
07.00 bütün gün elim ayağım olacak olan canım bulaşık makinemi, küçük kızımın mama sandalyesinde oturmak istemediğini bana anlatmak için attığı çığlıklar eşliğinde boşaltma.
07.30 işe başlayacak olan eşe kahvaltı hazırlamak.
08.00 isyan noktasına gelen ufak canavarın kahvaltısını Zeynep Bastık şarkıları eşliğinde yedirmek! ( Sıkı fanıyız)
09.00 evin ablasının uyanışı ve kahvaltı hazırlanışı
09.30 evin küçük cadısının yeniden uykusunun gelmesi zira kendisi çoğunlukla 04.00'den sonra parçalı bulutlu uyuduğundan artık yıkılıyor.
10.00 ablamız derslerinin başına oturur biz de bebişle uykuya gidiş. Bu ara minik cadı kendi kendine yatakta uyumaya karar verirse ben hızla mutfağa koşup kahvaltı edebilirim yada öğlen yemeği yapabilirim, azcık uyumak da istiyorum. Off hangisiyle başlasam derken zaten yarım saat geçer ve bizim cadı uyanır.
10.30 uyanan arkadaşı eğlendir, güldür. Sonra mutfağa yarım kalan kahvaltı tabağı ile doğranmış soğanlarla yemeği buluşturmaya çalış. Arkada yine çığlıklar =)

Arada derslerinde takılan ablanın seslenişleri... Annneeeeeee bakar mısınnnnn????

12.30 Açıktık!
13.30 Öğlen yemeği servisimiz kapandı!
14.00 Bebişle oyna, ödev kontrol et, şanslıysan bir kahve içebilirsin!
15.00 Yine uykusu gelen bir bebiş tabi ki kahve yalan oldu. En azından birazcık uyursa ben de azcık uzanırım diye hayal kurmaca, yoksa biraz kitap mı okusam yada yazı mı yazsam yok yok şöyle Netflix'den bir şey mi izlesem!

15.40 Tabi ki bebiş uyanır!

İç daraltıcı değil mi? Bunun daha ara öğünleri, akşama yemek kalmadı ne hazırlasak turları, bir banyo yapsam ne şahane olur hayalleri ve daha bir çoğu var!

Bu kendi başına zorken bir de buna 'evden çalışma' zorunluluğu eklenince işler yukarıda da yazdığım gibi 'delirtici' olabilir. Geride yıllarca hüzünle hatırlayacağınız anılarınız kalabilir.

Ama bu döngüyü tersine çevirmek de mümkün! Tecrübelerimden yola çıkarak önümüzdeki 35 gün (belki daha fazla) evde çocuklarıyla birlikte çalışmak zorunda olan anne babaların stresini azaltacak bir kaç not paylaşmak istiyorum.

Buyurun başlayalım!

ACİL İHTİYAÇLARI MUTLAKA BİR GÜN ÖNCEDEN HAZIRLA!

Bir gün önceden ertesi gün işleri kolaylaştıracak hazırlıkları yapın. Bunların başında yemek geliyor. Eğer bir gün önceden ertesi gün öğlen ve akşam için gerekli yiyecekleri hazırlarsanız bu size gün içinde rahatlatıcı molalar olarak geri dönecektir. Eğer arada bir şey hazırlarım diye düşünürseniz iki ayağınız bir pabuca girer ve siz dinleneceğiniz tüm araları mutfakta oradan oraya savrulurken geçirirsiniz. Hele ki dışarıdan sipariş vermekten çekindiğimiz bu günlerde.

PİJAMALARI ÇIKART!

Üstündeki pijamalarla işe oturmak ilk günlerde özgürlük hissi yaratsa da bir süre sonra kendinizden nefret etmeye başlayabilirsiniz. Bu nedenle gerekirse 15 dakika erken uyanın ve üstünüzü değiştirin, duşunuzu alın ve güne dinamik başlayın. Ofise gider gibi süslenmenize gerek belki ama mutlaka pijama yerine günlük bir kıyafet giyin. Aynı şeyi çocuklarınızın da yapmasını sağlayın.

GÜNÜ BÖLÜMLERE AYIRIN

Eğer günün her hangi bir saati çalışabilecek kadar esnek bir işiniz varsa belki gündüzleri bir kaç saat aralar verip çocuklarınızla ilgilenebileceğiniz bir düzen oluşturabilirsiniz. Ancak saat konusunda katı bir düzende çalışıyorsanız yapmanız gereken işleri bölümlere ayırıp aralarda boşluklar yaratın. Öğlene kadar yapılacaklar ve öğleden sonra yapılacaklar ile mola ve yemek saatleri gibi.

VİCDAN AZABINDAN KORUNUN

Şunu bilin!

Evde asla ofiste olduğunuz gibi rahat ve verimli çalışamazsınız. Size kimse kahve getirmez, yemekleriniz hazır gelmez, tuvalete gitmek bile sizde 'işi savsaklıyormuşsunuz' hissi yaratabilir. Bunların hepsini unutun. Özel bir durumda olduğunuzu herkes biliyor. Sürekli daha fazlasını yapmak için değil, yapabileceğinizin en iyisini yapmak için efor sarf edin!

ÇOCUKLARINIZA ÖFKELENMEYİN

Çocukların evde olması en az sizin kadar onları da yoruyor. Alıştıkları rutinden çıkmak hele ki okul gibi bir düzenden uzaklaşmak onları da sudan çıkmış balığa çeviriyor. Bir de üstüne sokağa çıkamamak eklenince haliyle evde daha hareketli, sıkılmış, sürekli konuşan çocuklara dönüşü veriyorlar. Böyle durumlarda çalışmakta zorlanmanız normal ancak öfkenizi kontrol edin derim. Zira yıllar sonra çocuklarınızla aranızda yaşadıklarınızı hep hatırlıyorsunuz. O an yapmaya çalıştığınız işin zerresi bile aklınıza gelmiyor. Bu nedenle bu zor günleri güzel hatırlamak için sakin kalmaya çalışın.

ÇOCUKLARA DÜZEN KURUN

Eğer kendi düzenini kendi kurmakta zorlanacak yaş grubunda çocuklarınız varsa onlara yapmaları gerekenleri daha kolay anlamalarını sağlayacak somutlaştırıcılar oluşturun. Bir zihin haritası, ders programı, günlük plan gibi bir şeyler hazırlayacak gün içinde onları nelerin beklediği, neler yapmaları gerektiğini somutlaştırın. Özellikle uzaktan eğitim konusunda düzenlerinin okuldaki gibi iyi ayarlanmış olduğundan emin olun. Gün içinde rahatlamalarını sağlayacak etkinlik ve aktiviteler de oluşturmaları için onları teşvik edin. Mümkünse rahatlatıcı saatlere siz de katılın.

BİR MASADA BİR KOLTUKTA ÇALIŞMAYIN

Çalışma alanınızı mutlaka belirleyin. Bilgisayar kucağınızda bir oraya bir buraya savrulmayın. Çocuklarınıza da çalışma alanınız dokunulmaz bölge olduğunu ve orada olduğu zamanlarda zaruri haller dışında rahatsız edilmemek istediğiniz anlatın. Bunu gerekirse eğlenceli bir hale getirin. Çalışma masanızın çevrenizi renkli iplerle çevreleyin yada yatak odanızın kapısına bir kuru kafa çizerek 'girmek yasaktır' yazın. Aynı alanları çocuklarınızın da oluşturmasına destek olun.

YEMEKLERİ ATLAMAYIN, BİLGİSAYAR BAŞINDA YEMEK YEMEYİN!

Öğle yemeği ve aradaki molalar için düzeniniz aynı ofisteki gibi olsun. Öğlen arası saati geldiğinde bilgisayarınızı uyku moduna alın ve gidip sakince yemeğinizi yiyin. Balkona çıkıp biraz hava alın. Çocuklarınızla bir şeyler için. Öğlen yemeğinde sohbet edin. Küçük yaş grubunda çocuklarınız varsa yaşlarına uygun oyunları yemek sırasında oynayın.

MUTLAKA HAREKET EDİN

Evde çalışmak günlük hareket sayınızı düşürür. İlk günler otobüs durağına yürümemek, ofisin merdivenlerini çıkmamak, akşam işten koşa koşa gelmemek çok cazip görünse de bir kaç gün içinde vücudunuz alışık olduğunuz hareketi yapamadığı için alarm vermeye başlayacak. Önce ayaklarınız şişecek ardından belinizde ve boynunuzda ağrılar başlayacak. 15'nci günden sonra eğer hala hareket etmenin bir yolunu bulamamışsanız her oturup kalktığınızda diziniz ve belinizde acı duymaya başlayacaksınız. Kilo almanız da muhtemel. Bu nedenle ister evin koridorunda yürüyüş yapın ister esneme hareketleri fark etmez. Ne yaparsanız yapın mutlaka gün içinde hareket edin.

AKŞAMLARI KENDİNİZİ EĞLENDİRİN

Belki ailecek bir film izleyebilirsiniz belki kek, börek yaparsınız. Ne istediğinizin önemi yok biraz eğlenmek için kendinizi ikna edin. Evet ertesi gün yine zor bir gün olacak ama tembellik arada hepimizin hakkı.

EVİ TOPLAMADAN YATMAYIN, SORUMLULUKLARI PAYLAŞIN

Sabah rahat bir düzen istiyorsanız mutlaka akşam evin toplanmış olduğundan emin olun. Bulaşık makinesini boşaltın, aile yaşam alanlarındaki fazla eşyaları kaldırın ve düzeni kurun. Bunu yaparken tek başınıza tüm yükü sırtlamayın. Aynı zorlu süreci yaşayan tüm ev halkı düzeni korumak için sorumluluk almalı.

HER GÜN ŞÜKREDİN!

Son olarak salgın gibi hayati tehlike yaratan bir durumda evden çalışabilecek bir işiniz varsa şükredin. Çünkü birileri evlerinde çocuklarını bırakıp hayatlarını tehlikeye atma pahasına işe gidiyor.

Deniz Temur'u sosyal medyadan takip edebilir, çocuklarınızla ilgili yaşadığınız sorunlara ilişkin sorularınızı paylaşabilirsiniz.

instagram.com/obenimannem
youtube.com/deniztemur
facebook.com/obenimannem



0 yorum