Ana içeriğe atla

Çocuklar varken evden stres olmadan nasıl çalışılır?

Artık kesin! Eylül'e kadar okullar kapalı.

Eğer çalışmayan bir anneyseniz evde işler sizin için biraz daha zorlaşmış olabilir. Daha fazla yemek, daha çok gürültü, çok daha fazla dağınıklık ve tabi ki uzaktan eğitim için çocuklara yol göstericilik yapmak. Ancak bu süreci evden çalışarak nam-ı diğer 'Home Office' düzeniyle geçiren bir ebeveynseniz delirmenin eşiğine gelebilirsiniz.

İlk kızımın doğumu sonrası 1 yıl evden çalışmış, sonrasında da her hastalık, her kar tatili, her yarıyıl tatili gibi mecburiyetlerde ve hafta sonları evden çalışmış bir insanım. İkinci kızımın doğumu sonrasında da 4 ay aynı düzende çalışmaya çalışmış sonra da 'başaramadığımı' görüp tam zamanlı çalışmaya ara vermiş ve an itibariyle 'tam zamanlı çalışmayan anne' olarak yazıyorum bu satırları. Dolayısıyla her iki durumdaki anne ve babalar için de bir kaç kelam etmeye cüret edebiliyorum.

Öncelikle kendi rutinimden başlamak istiyorum. Ayın 16'sından bu yana tüm ev halkı kendimizi izole etmiş durumdayız. Eşim evden çalışıyor. Pazartesi itibariyle ev hem ofis hem de okul oldu. Zira uzaktan eğitim başladı. Bir de evde 7 aylık yürümek ve konuşmak için can atan küçük canavar var.

Günün özeti şöyle;

06.00 sabah kalkış, gaz çıkarma, kaka temizleme.
07.00 bütün gün elim ayağım olacak olan canım bulaşık makinemi, küçük kızımın mama sandalyesinde oturmak istemediğini bana anlatmak için attığı çığlıklar eşliğinde boşaltma.
07.30 işe başlayacak olan eşe kahvaltı hazırlamak.
08.00 isyan noktasına gelen ufak canavarın kahvaltısını Zeynep Bastık şarkıları eşliğinde yedirmek! ( Sıkı fanıyız)
09.00 evin ablasının uyanışı ve kahvaltı hazırlanışı
09.30 evin küçük cadısının yeniden uykusunun gelmesi zira kendisi çoğunlukla 04.00'den sonra parçalı bulutlu uyuduğundan artık yıkılıyor.
10.00 ablamız derslerinin başına oturur biz de bebişle uykuya gidiş. Bu ara minik cadı kendi kendine yatakta uyumaya karar verirse ben hızla mutfağa koşup kahvaltı edebilirim yada öğlen yemeği yapabilirim, azcık uyumak da istiyorum. Off hangisiyle başlasam derken zaten yarım saat geçer ve bizim cadı uyanır.
10.30 uyanan arkadaşı eğlendir, güldür. Sonra mutfağa yarım kalan kahvaltı tabağı ile doğranmış soğanlarla yemeği buluşturmaya çalış. Arkada yine çığlıklar =)

Arada derslerinde takılan ablanın seslenişleri... Annneeeeeee bakar mısınnnnn????

12.30 Açıktık!
13.30 Öğlen yemeği servisimiz kapandı!
14.00 Bebişle oyna, ödev kontrol et, şanslıysan bir kahve içebilirsin!
15.00 Yine uykusu gelen bir bebiş tabi ki kahve yalan oldu. En azından birazcık uyursa ben de azcık uzanırım diye hayal kurmaca, yoksa biraz kitap mı okusam yada yazı mı yazsam yok yok şöyle Netflix'den bir şey mi izlesem!

15.40 Tabi ki bebiş uyanır!

İç daraltıcı değil mi? Bunun daha ara öğünleri, akşama yemek kalmadı ne hazırlasak turları, bir banyo yapsam ne şahane olur hayalleri ve daha bir çoğu var!

Bu kendi başına zorken bir de buna 'evden çalışma' zorunluluğu eklenince işler yukarıda da yazdığım gibi 'delirtici' olabilir. Geride yıllarca hüzünle hatırlayacağınız anılarınız kalabilir.

Ama bu döngüyü tersine çevirmek de mümkün! Tecrübelerimden yola çıkarak önümüzdeki 35 gün (belki daha fazla) evde çocuklarıyla birlikte çalışmak zorunda olan anne babaların stresini azaltacak bir kaç not paylaşmak istiyorum.

Buyurun başlayalım!

ACİL İHTİYAÇLARI MUTLAKA BİR GÜN ÖNCEDEN HAZIRLA!

Bir gün önceden ertesi gün işleri kolaylaştıracak hazırlıkları yapın. Bunların başında yemek geliyor. Eğer bir gün önceden ertesi gün öğlen ve akşam için gerekli yiyecekleri hazırlarsanız bu size gün içinde rahatlatıcı molalar olarak geri dönecektir. Eğer arada bir şey hazırlarım diye düşünürseniz iki ayağınız bir pabuca girer ve siz dinleneceğiniz tüm araları mutfakta oradan oraya savrulurken geçirirsiniz. Hele ki dışarıdan sipariş vermekten çekindiğimiz bu günlerde.

PİJAMALARI ÇIKART!

Üstündeki pijamalarla işe oturmak ilk günlerde özgürlük hissi yaratsa da bir süre sonra kendinizden nefret etmeye başlayabilirsiniz. Bu nedenle gerekirse 15 dakika erken uyanın ve üstünüzü değiştirin, duşunuzu alın ve güne dinamik başlayın. Ofise gider gibi süslenmenize gerek belki ama mutlaka pijama yerine günlük bir kıyafet giyin. Aynı şeyi çocuklarınızın da yapmasını sağlayın.

GÜNÜ BÖLÜMLERE AYIRIN

Eğer günün her hangi bir saati çalışabilecek kadar esnek bir işiniz varsa belki gündüzleri bir kaç saat aralar verip çocuklarınızla ilgilenebileceğiniz bir düzen oluşturabilirsiniz. Ancak saat konusunda katı bir düzende çalışıyorsanız yapmanız gereken işleri bölümlere ayırıp aralarda boşluklar yaratın. Öğlene kadar yapılacaklar ve öğleden sonra yapılacaklar ile mola ve yemek saatleri gibi.

VİCDAN AZABINDAN KORUNUN

Şunu bilin!

Evde asla ofiste olduğunuz gibi rahat ve verimli çalışamazsınız. Size kimse kahve getirmez, yemekleriniz hazır gelmez, tuvalete gitmek bile sizde 'işi savsaklıyormuşsunuz' hissi yaratabilir. Bunların hepsini unutun. Özel bir durumda olduğunuzu herkes biliyor. Sürekli daha fazlasını yapmak için değil, yapabileceğinizin en iyisini yapmak için efor sarf edin!

ÇOCUKLARINIZA ÖFKELENMEYİN

Çocukların evde olması en az sizin kadar onları da yoruyor. Alıştıkları rutinden çıkmak hele ki okul gibi bir düzenden uzaklaşmak onları da sudan çıkmış balığa çeviriyor. Bir de üstüne sokağa çıkamamak eklenince haliyle evde daha hareketli, sıkılmış, sürekli konuşan çocuklara dönüşü veriyorlar. Böyle durumlarda çalışmakta zorlanmanız normal ancak öfkenizi kontrol edin derim. Zira yıllar sonra çocuklarınızla aranızda yaşadıklarınızı hep hatırlıyorsunuz. O an yapmaya çalıştığınız işin zerresi bile aklınıza gelmiyor. Bu nedenle bu zor günleri güzel hatırlamak için sakin kalmaya çalışın.

ÇOCUKLARA DÜZEN KURUN

Eğer kendi düzenini kendi kurmakta zorlanacak yaş grubunda çocuklarınız varsa onlara yapmaları gerekenleri daha kolay anlamalarını sağlayacak somutlaştırıcılar oluşturun. Bir zihin haritası, ders programı, günlük plan gibi bir şeyler hazırlayacak gün içinde onları nelerin beklediği, neler yapmaları gerektiğini somutlaştırın. Özellikle uzaktan eğitim konusunda düzenlerinin okuldaki gibi iyi ayarlanmış olduğundan emin olun. Gün içinde rahatlamalarını sağlayacak etkinlik ve aktiviteler de oluşturmaları için onları teşvik edin. Mümkünse rahatlatıcı saatlere siz de katılın.

BİR MASADA BİR KOLTUKTA ÇALIŞMAYIN

Çalışma alanınızı mutlaka belirleyin. Bilgisayar kucağınızda bir oraya bir buraya savrulmayın. Çocuklarınıza da çalışma alanınız dokunulmaz bölge olduğunu ve orada olduğu zamanlarda zaruri haller dışında rahatsız edilmemek istediğiniz anlatın. Bunu gerekirse eğlenceli bir hale getirin. Çalışma masanızın çevrenizi renkli iplerle çevreleyin yada yatak odanızın kapısına bir kuru kafa çizerek 'girmek yasaktır' yazın. Aynı alanları çocuklarınızın da oluşturmasına destek olun.

YEMEKLERİ ATLAMAYIN, BİLGİSAYAR BAŞINDA YEMEK YEMEYİN!

Öğle yemeği ve aradaki molalar için düzeniniz aynı ofisteki gibi olsun. Öğlen arası saati geldiğinde bilgisayarınızı uyku moduna alın ve gidip sakince yemeğinizi yiyin. Balkona çıkıp biraz hava alın. Çocuklarınızla bir şeyler için. Öğlen yemeğinde sohbet edin. Küçük yaş grubunda çocuklarınız varsa yaşlarına uygun oyunları yemek sırasında oynayın.

MUTLAKA HAREKET EDİN

Evde çalışmak günlük hareket sayınızı düşürür. İlk günler otobüs durağına yürümemek, ofisin merdivenlerini çıkmamak, akşam işten koşa koşa gelmemek çok cazip görünse de bir kaç gün içinde vücudunuz alışık olduğunuz hareketi yapamadığı için alarm vermeye başlayacak. Önce ayaklarınız şişecek ardından belinizde ve boynunuzda ağrılar başlayacak. 15'nci günden sonra eğer hala hareket etmenin bir yolunu bulamamışsanız her oturup kalktığınızda diziniz ve belinizde acı duymaya başlayacaksınız. Kilo almanız da muhtemel. Bu nedenle ister evin koridorunda yürüyüş yapın ister esneme hareketleri fark etmez. Ne yaparsanız yapın mutlaka gün içinde hareket edin.

AKŞAMLARI KENDİNİZİ EĞLENDİRİN

Belki ailecek bir film izleyebilirsiniz belki kek, börek yaparsınız. Ne istediğinizin önemi yok biraz eğlenmek için kendinizi ikna edin. Evet ertesi gün yine zor bir gün olacak ama tembellik arada hepimizin hakkı.

EVİ TOPLAMADAN YATMAYIN, SORUMLULUKLARI PAYLAŞIN

Sabah rahat bir düzen istiyorsanız mutlaka akşam evin toplanmış olduğundan emin olun. Bulaşık makinesini boşaltın, aile yaşam alanlarındaki fazla eşyaları kaldırın ve düzeni kurun. Bunu yaparken tek başınıza tüm yükü sırtlamayın. Aynı zorlu süreci yaşayan tüm ev halkı düzeni korumak için sorumluluk almalı.

HER GÜN ŞÜKREDİN!

Son olarak salgın gibi hayati tehlike yaratan bir durumda evden çalışabilecek bir işiniz varsa şükredin. Çünkü birileri evlerinde çocuklarını bırakıp hayatlarını tehlikeye atma pahasına işe gidiyor.



Deniz Temur'u sosyal medyadan takip edebilir, çocuklarınızla ilgili yaşadığınız sorunlara ilişkin sorularınızı paylaşabilirsiniz.

instagram.com/obenimannem
youtube.com/deniztemur
facebook.com/obenimannem



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım?

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım? sorusu bu sıralar obenimannem.com okurları tarafından sıklıkla bize soruluyor. Çocuğumu 1. sınıfa göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenleri sizler için derledik.

Çocuğunu okula göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenler Milli Eğitim Bakanlığı'nın okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumları yönetmeliğiyle düzenlenmiştir. Bu yönetmeliğe göre, 66 ve 71 ay arası çocukların okula başlama tercihi velilerine bırakılmıştır. Eğer çocuğunuzun yaşı 69-71 ay aralığındaysa ve çocuğunuzu 1. sınıfa göndermek istemiyorsanız kamu ve üniversite hastanelerinden rapor almanız gerekmektedir. Bu raporların çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları tarafından düzenlenmesi ve çocuğun gelişiminin okula başlamaya uygun olmadığına dair ifadeleri içermesi gerekmektedir. Eğer çocuğunuzun yaşı 60-66 ay aralığındaysa ve okula gitmesini istemiyorsanız rapor almanıza gerek yok. Ailelerin çocuklarını okula göndermek istemediklerini belirten bir dilekç…

1 yaşındaki bebek neden yemek yemez?

Bebeğinizle ek gıdaya geçtiniz! Püreler hazırladınız kimini yedi kimini yemedi ama yine de iyi kötü besinlerle tanışmasını sağladınız. Sonra bebeğiniz ilk yaşına geldi ve siz onun artık daha farklı şeyler yiyebileceğini, püreler, rondolar yerine taneli gıdaları yiyebileceği için sevinmeye başladınız. Artık dişleri de çıktığına göre her şey daha kolay olacak diye düşündünüz!

Ama hiç de öyle olmadı!

1 yaşından sonra bebeğiniz önüne konulan yeni şeyleri reddetmeye, ağzına aldığı yiyecekleri şiddetle öğürmeye ve kusmaya başladı.

Rondoyla olan muhabbetiniz daha da koyulaştı! Saatlerce uğraşıp pişirdiğiniz yemeği kusursuzca rondoladınız. Ama yine de işe yaramadı değil mi bebeğiniz ilk kaşıkta her şeyi çıkardı.

Üzülmeyin yalnız değilsiniz! 

1 yaşından sonra bebeklerde yemeklere karşı ortaya çıkan direncin çok mantıklı bir nedeni var. Okuyunca içinizin rahatlamasını umuyorum.



İnsan beyni hala ilkel dönemlerdeki gibi çalışır. Yani tek amaç var. Hayatta kalmak!
Bu bebekler için de geçerli. 1 ya…

Toplama-çıkarma nasıl öğretilir? Sayı Güneşi yöntemi

Bir sayı hangi sayılardan oluşur? Sayı Güneşi'yle işi başında çocuğunuzun 4 işlemin inceliklerini öğrenmesini sağlayabilirsiniz. Yapmanız gereken çok basit.

Sarı kartondan kesilen yuvarlakların içine bir sayı yazın, sonra tahta mandalların üzerine o sayıyı oluşturan sayıları yazın örneğin hedef sayınız 10 olsun. Mandalların üzerine 10 sayısını oluşturan farklı toplama kombinasyonları yazın.

5+5, 2+8, 1+9, 6+4 gibi, Farklı sayılar için de bir kaç tane Sayı Güneşi hazırlayın. Sonra çocuğunuzun doğru kombinasyonları bulmasına yardımcı olun. Bu etkinlikle çocuğunuz hem erken dönem matematik becerisini hem de analitik düşünme becerisini geliştirecektir. Aynı zamanda mandal kullanımının çocuklarda ince motor becerisi gelişimi destekleyen bir araç olduğun da unutulmamalıdır.

Bebek Liderliğinde Beslenme-BLW'den önce mutlaka bilmeniz gerekenler

Bebek beslenmesiyle ilgili pek çok farklı akım var. Yaygın olanı sadece anne sütüyle beslenmenin bittiği ek gıdaya geçişte püre ve muhallebi kıvamlı gıdalara öncelik veren klasik akım. Bir çoğunuz da bu yolla çocuklarımızı büyüttük. Ancak son yıllarda popülerliği hızla artan yeni bir akım var. Baby Led Weaning-BLW olarak anılan Türkçe'ye ise Bebek Liderliğinde Beslenme olarak geçen bu akımda püre ve muhallebi kıvamı yok.

Akımın öncülerine göre bebekler zaten yutmayı biliyorlar onların öğrenmesi gereken çiğnemek. Dolayısıyla ek gıdaya geçişte yapılması gereken şey bebekler için yemesi uygun olan yiyeceklerin onlar için güvenli boyutlarda sunulması. Ezme, rendeleme yok!

Burada öncü olan da bebeğin kendisi olmalı. Yani besleme diye bir şey yok. Seçilen ve hazırlanan yiyecekler bebeklerin önüne konulmalı ve bebekler yemeye kendileri istek göstermeli. Eğer bebeğiniz yemeklere dokunmuyor ve onları ağzına götürmek istemiyorsa henüz ek gıdaya geçiş için hazır değil  demek.



Yöntemin bebek…

Okuma-yazmaya hazırlık çalışmaları bu bardaklar şahane!

Çocuklar için harflerin hem büyük hem de küçük formları öğrenmek okuma-yazma çalışmalarında zorlandıkları bir basamak olabilir. Ancak bu zorlanma evresini oyun aracılığıyla anne-babalar kolaylıkla aşabilir.

Bu oyunlardan biri olan büyük harf-küçük harf eşleştirme bardaklarıdır. Çocukların seveceği, Büyük harf küçük harf eşleştirme bardakları nasıl yapılır? sorusunu www.elmaelma.com anne ve çocuk yazarı Deniz Temur sizler için yaptı.

Oyunun düzeneğini, evde bir kaç bardak kağıt ve renkli bir karton ile evde kolayca hazırlayabilirisiniz. A4 boyutunda kesilmiş bir kartonun üzerine bardaklarla sığdığı kadar yuvarlaklar çizin. Seçtiğiniz büyük harfleri kartona çizdiğiniz dairelerin içine yazın.

Diğer yanda ayırdığınız kağıt bardakların altına yazdığınız harflerin küçük şekillerini yazın ve çocuğunuza harfleri eşleştirmesini isteyin. Her defasında 6 ila 8 harften oluşan düzenekler hazırlayın. Bu etkinlikle çocuğunuzun hem okuma hem yazma kabiliyetini yükselteceğiniz gibi aynı anda gruplama…

Okula başlama yaşı kaç olmalı?

"Okula başlama yaşı kaç olmalı"sorusunun bütün çocukları kapsayan, kesin bir yanıtı yok. Çocuğun okula başlama yaşını belirleyen çocuğun gelişim düzeyidir. Bu konuda karar vermek isteyen aileler öncelikle çocuklarının gelişimlerini objektif bir gözle değerlendirmelidirler. Bu değerlendirme mutlaka çocuk merkezli olmalıdır.

Çocuğa bakacak kimsenin olmaması, bakım masraflarından kurtulma çabası, anne ve babanın uzun saatler çalışma zorunluluğu gibi ebeveynlerden kaynaklanan gerekçeler değerlendirmeye alınmamalıdır. Dikkat edilmesi gerekenlerin başında çocukların fiziksel gelişimi ve öz yeterlilik becerilerindeki gelişmişlik düzeyleri gelmelidir. Çocukların kendi kendine yemek yiyebilme, tuvalet ve kişisel temizlik ihtiyaçlarını giderebilme, kendini ifade edebilme, kalabalık gruplar içinde hareket edebilme kabiliyetlerinin yeterli olması çok önemlidir.

Bununla birlikte çocukların akademik gelişmişlik düzeyi de dikkate alınması gereken diğer bir noktadır. Erken yaşta okula başl…

Çalışan annenin talebidir: Ücretli doğum izni uzatılsın!

Çalışan annenin resmini çiz deseler tam da böyle bir şey çizerdim.

Bebeği daha 2.5 aylıkken çalışmaya dönmüş, 1.5 yaşına gelene kadar homeoffice düzeniyle tam zamanlı çalışmış, sonra her hastalıkta, kar tatilinde evde çalışmış, maymun gibi çocuğunu yakasında taşımış çalışan bir anne olarak başka bir resim aklıma gelmezdi heralde.

Bu resimdeki anne 27 yaşında Melody Blackwell ve ABD'de bir klinikte çalışıyor. 13 Aralık'ta bu fotoğrafını Facebook'ta paylaştıktan sonra bir günde 700 kezden fazla paylaşılarak tanınır hale geldi. Melody kızı Nora-Jo'yu doğurduktan 3 ay sonra izni bittiği için işe dönmek zorunda kalan milyonlarca çalışan kadından sadece biri. Haftada 1 gün ofise gitmek zorunda olan Melody, haftanın 4 günü de evden çalışıyordu. Ofis günlerinde de kızını yanında götürüyor.

İlk bakışta bir çoğumuz için evden çalışma büyük bir nimet gibi geliyor kulağa değil mi? Hele ki çocuğunu ofise götürebilmek çalışan annelerin hemen hemen hepsi için 'imkansız' sını…

Daha iyi bir ebeveyn nasıl olunur? Bir okul müdüründen 10 ipucu

Bazen öğretmenler, çocukların kaygılarını veya zor davranışlarını görür ve nereden geldiği konusunda oldukça net bir fikirleri vardır: Aileler!

Ailelerin çocukların gelişimleri ve akademik başarıları üzerinde hayati öneme sahip olduğunu deneyimleyen İngiltere'deki bir okul müdürü yeni eğitim yılı başlamadan önce velilere 'Daha iyi bir veli olmak için 10 ipucunu kaleme almaya karar verdi. Stresten uzak, keyifli yaz tatili günleri bu önerileri okuyup içselleştirmek için bir fırsat olabilir. Kim bilir belki okullar açıldığında siz de yeni bir veli olursunuz. İşte sizi dönüştürecek 10 öneri:

1-ÇOCUKLARINIZ SİZİ SEVİYOR VE SİZİ İZLİYOR

Günlük yaşamda, sokakta ya da otoparkta saldırgan bir şekilde hareket ederseniz, bu sizin çocuğunuzun davranışlarına yansıyabilir -öğretmenlerine, meslektaşlarına ya da hatta size- Okulda nezaket ve düşünceye örnek oluşturmaya çalışıyoruz. Çocuklar sınıf arkadaşlarına beceremeyeceklerini söylemeyi bizden öğrenmiyorlar.


2- LÜTFEN ÇOCUKLARINIZA ONLARI Ö…

RAM raporu ile kayıt erteleme nasıl olur?

RAM raporu ile kayıt erteleme mümkün mü, nasıl yapılır? Koronavirüs salgını hayatımıza bir de RAM raporunu soktu. Uzun yıllardır özel öğrenme güçlüğü olan öğrenciler için uygulanan RAM raporu süreci Koronavirüs salgını nedeniyle çocuklarını okula göndermek istemeyen velilerin için bir kaçış umuduna dönüştü. 72 aylık çocuklarını okula göndermek istemeyen veliler çocukları için RAM raporu almayı bile göze almış durumda. Peki nedir bu RAM raporu, nasıl alınır, şartları neler? Daha da önemlisi RAM raporu ile kayıt erteleme mümkün mü? Geçen haftalarda kaleme aldığım ‘Çocuğumu okula göndermezsen ne olur’ Başlıklı yazıyı okuyup bana ulaşanlar RAM raporunu sordu. Bu yazı da çocuğunu okula göndermek istemeyip RAM raporu hakkında bilgi arayanlar için gelsin.İşe RAM raporu ne demek onu açıklayarak başlayalım!RAM Raporu Rehberlik ve Araştırma Merkezleri’nin adının kısaltılmasından geliyor. Rehberlik ve Araştırma Merkezleri Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı çalışan bir yapı. Görevleri özel ve destek…

Çocuklara yazı yazmayı sevdirecek eğlenceli yol

Çocukların yazı yazma becerilerinin gelişmesi için ellerindeki ince kaslarının gelişmiş olması şart. Okul öncesi dönemde yapılacak basit aktivitelerle hem çocuğunuzun ince kaslarının gelişmesine yardımcı olabilir hem de yazı yazarken el kontrolü kabiliyetini geliştirebilirsiniz.

Yazı yazmaya hazırlık tahtası tam da bu işi görecek eğlenceli bir yöntem.

İhtiyacınız olan bir karton kutudan kesilmiş mukavva parçaları, bir kaç tane A4 kağıdı, harita raptiyeleri ve yapışkanlı dekor kağıtları.

Yazı yazmaya hazırlık tahtasının nasıl yapılacağını playerdaki videomuzdan izleyebilirsiniz.