Çocuklara soru sormanın doğru yolları


Sanırım çocuklarımız büyüdüklerinde anne ve babalarını 'çok soru soran dırdırcı kişiler' olarak hatırlayacaklar.

Yemek yedin mi?
Ödevin var mı?
Okul nasıl geçti?
Sınavdan kaç aldın?
Neden odanı toplamadın?
Kardeşine neden vurdun?
Niye dinlemiyorsun?

Anne baba sorularının fazlası var eksiği yok hayatımızda. Peki sorduğumuz soruların çocukların hayatında bir karşılığı, uzun vadede bir faydası, bir ders niteliği var mı?

Üzülerek söylüyorum ne yazık ki yok! 

Çünkü biliyorum ki biz ebeveynler '100 kere söyledim yine aynı yine aynı' cümlesiyle de nam salmış yaratıklarız! 


Oysa ki işe yaramayan bunca soruya karşın onların hayatlarında fark yaratacak ve bizleri 'dırdırcı' anne babalar olarak hatırlamamalarını sağlayacak soru şekilleri var. Sadece bakış açımızı değiştirmemiz, soruların gücünü kullanamız gerek. Biz yol gösterici olsun diye Eğitimpedia'nın kurucularından Müjdat Ataman'ın bir öğretmen gözüyle kaleme aldığı 'Soru-Cevap' yazısındaki ipuçları biz anne babalara da yol gösterecek şekilde derlemek istedim. Takip ettiğim ve eğitimde alternatif bir göz olduğuna inandığım Müjdat Ataman yazısında sınıfta öğrencilere sorulan soruların işlevsizliğine dikkat çekse de biz anne babaların çocuklarıyla ilişkilerinde de kullanabilecekleri detaylar içeriyor. 

Öncelikle soru sormak eğer iyi kullandığınız bir teknik değilse çocukla ilişkiyi bozuyor. Bu sınıfta da ailede de aynı etkiyi gösteriyor. Çocuklar sürekli duydukları işlevsiz sorulara ya aynı klişe yanıtları veriyor yada umursamıyor! 

Gelelim sormuş olmak için sorulan sorulara! Sadece çocukla ilgileniyormuş gibi göründüğümüz soruları bu kapsama koyabiliriz mesela. Müjdat Hoca bu grubu 'Yanıtı evet yada hayır olan sorular' olarak tanımlıyor. Örneklendirelim: Okul bugün iyiydi değil mi veya sınavın kötü geçmedi değil mi? 

Bu tip sorulara yanıt mutlaka sizin kullandığınız jargondan gelir. Okul iyiydi değil mi derseniz yanıt 'evet' veya 'iyi'den başkası olamaz! 

Bu tip sorular sadece soruyu soranı rahatlatır. Oysa ki 'evet' yada 'hayır' yanıtını veren çocuğun dünyasında fırtınalar kopuyor olabilir!

Soru dediğin heyecan yaratmalı!

Doğru sorunun birinci kuralı 'anlamlı, açık ve net' olması. Ardından çocukları iletişime açık, konuşmaya teşvik edici ve düşünme süreçlerini tetikleyici olması gerekir. Nasıl yanlış sorular iletişimi baltalıyıcı sonuçlar doğuruyorsa, doğru soru da iletişim kanalını sonuna kadar açar. 

Yanıtı bekleme sabrı gösterin

Sınıf ortamından yola çıkan Müjdat Ataman'ın sorunun yanıtını beklemek konusunda öğretmenlere yaptığı uyarı özellikle biz ebeyevnlerin bir kenara not etmesi gereken türden bir uyarı bence.
Sorduğunuz sorunun yanıtını alabilmek için çocuğunuza zaman verin. Sorduğunuz soruya yanıt gelmediğinde tahminlerde bulunup, niyet okuyup çocuğunuzun yerine yanıtlar sıralamayın. Düşünmesi, iletişime açık hale gelmesi için beklemeyi öğrenin. Çünkü aceleyle beklenen yanıtlar iletişimi baltalar. Çocukları konuşmaktan kaçırır. Ona konuyla ilgili düşünmesi için zaman verdiğinizi, uygun olduğunda konuşabileceğinizi söylemeniz rahatlatıcı olabilir. 

Soruları ben sorararım demeyin!

Son kural çocuklara soru sormak kadar çocukların da sordukları sorulara yanıt vermek şart. Çünkü hayatta her şey karşılıklı. Eğer sorduğunuz soruya yanıt almak istiyorsanız sorulara yanıt vermeniz şart.






0 yorum