Ana içeriğe atla

Emzik kullanmalı mı kullanmamalı mı?

Emzik kullanmalı mı kullanmamalı mı? Emzik kullanımı süresi, emzik çeşidi, emziğin faydaları, zararları, emzik çeşitleri gibi sorular yeni bebek sahibi olan anne ve babaların en arada kaldığı konuların başında geliyor. Zira emzik konusu hem anne babalar arasında hem de tıp dünyasında görüş ayrılıklarının yaşandığı bir konu. Ben de emzik kullanma konusunda ilk doğumumdan ve çocuk gelişimine dair eğitim almadan önce başka doğumdan ve eğitimlerden sonra başka düşünenlerdenim. Ne de olsa her çocuk farklıdır ve çocuk büyütürken tek bir doğru yoktur. Bunu kabullenmiş bir anne olarak emzik konusunda da kafası karışık olanlara yol gösterici bir kaç satır yazmak istedim. Bu yazı emzik kullanın yada emzik kullanmayın yazısı değildir. Artılarını ve eksilerini görerek kendi bebeğinizin ihtiyaç ve karakterini dikkate alarak emzik kullanıp kullanmama konusunda karar vermeyi kolaylaştırmak için, Bunu da bir not olarak buraya düşeyim.

Benim emzik kullanma konusundaki fikrim 2012'de ilk bebeğim dünyaya gelmeden önce kulaktan dolma bilgilerle şekillenmişti. Emzik kullanmamalı! Çünkü emzik nihayetinde plastik bir nesneydi ve her ne kadar güvenli denilirse denilsin bebeğin sürekli bir plastik parçasını ağzında emmemesi gerektiği fikrindeydim. İkincisi de emzik kullanan bebeklerin dişlerinde ve damak yapısında bozulma olduğu yönündeki ikinci yaygın düşünceydi. Dolayısıyla doğum hazırlıkları yaparken bir emzik almadım. Son derece kararlı bir duruşum vardı çünkü deneyimsizdim.

Tabi işler benim planladığım gibi gitmedi. Zaten çocuk sahibi olmak demek düşündüğün ve planladığın şeylerin asla yolunda gitmemesi demek değil mi? Kızım 15 günlük olduktan sonra her gün aynı saatlerde ağlama nöbetleri geçirmeye başladı. Haliyle soluğu doktorda aldık ve yeni doğan koliği olduğunu 3'ncü ayını doldurunca rahatlayacağını öğrendik. Doktor bir kaç önerinin yanında 'emzik kullanmaya alıştırın' deyince ben de ezber bozuldu.

Aslında emziğin yeni doğanları sakinleştiren bir sihir gibiydi. Emme güdüsü yeni doğanların kendilerini en iyi sakinleştirdikleri yol. Emdikçe beyinlerindeki sakinleşmeyi sağlayan bölüm harekete geçiyor ve vücut kimyası değişiyor. Ancak her sakinleşme isteğinde beslenme (mama yada anne sütü alan) bebeklerin bağırsaklarında ve midelerinde aşırı yüklenmeye neden olduğundan huzursuzluğu da gaz sorunlarını da beraberinde getiriyor. Bu nedenle bebeklerin beslenmeden emme ihtiyaçlarını karşılamanın en pratik ve güvenli yolu emzik kullanmaktan geçiyor. Beslenmeden emme işlevi aynı zamanda bebeğin midesinin ve bağırsaklarının çalışmasına aynı anda da gaz spazmlarını azaltmaya yardımcı olabiliyor. Benim kızım emziğe alıştı ancak emzik kullanması kolik krizlerinin geçmesine yardımcı olmadı. Fakat gün içinde daha uzun süre uykuda kalmasına ve gaz çıkarma konusunda kendi yolunu keşfetmesine yardımcı oldu. Emziğe alıştıktan kısa bir süre sonra kendisi de emmenin ona iyi geldiğini anladı ve emzikle işi bitince ağzından attı. İşte o günlerden bir fotoğrafı...


EMZİK KULLANMA SÜRESİNE DİKKAT!

Ancak emzik kullanmayla ilgili dikkat edilmesi gereken bir kaç detay var. Birincisi hijyen. Mutlaka emziğin her zaman temiz olduğunda emin olun. Bebeğin yaşına uygun bir emzik seçin ve seçtiğiniz emziğin kimyasal ve plastiklerden arındırılmış, bebek kullanımına uygun bir markadan olmasına özen gösterin. Başka bir detay da, emziklerin bebeklere sadece hayatlarının ilk bir kaç ayında yardımcı olduğu unutmayın. 6-7'nci aylarda emzik kullanımını kesmeyi hep hatırlayın ve bebeklerin üzerine emziği kesinlikle asmayın. Temiz kalması için ideal bir çözüm gibi görünen emzik askıları bebeklerin emziği kendi başlarına kullanma alışkanlığı yaratacağından emzikten ayrılma sürecini zorlaştırabilir. Emzikle ilgili fizyolojik ihtiyaçların ortadan kalktığı 6-7'nci aylardan sonra emzikle çocukların ilişkisi bir alışkanlığa dönüşebilir. Bu da uzun yıllar bitiremeyeceğiniz bir soruna dönüşebilir. Bu nedenle emzik farkındalığı oluşmadan bebeklerin hayatından çıkarılmalı.

BEBEKLER EMZİĞE NASIL ALIŞTIRILIR?

Emziğin uzun uyku ve gaz sorunlarına yardımcı olduğunu duyan her anne-baba benim gibi soluğu eczanede alıp en sevimlisinden emzik alıp eve dönünce hayatlarının daha kolay olacağını hayal eder. Ancak söz konusu bebekler olunca hiçbir şey bizim düşündüğümüz gibi olmuyor bunu kabullenmek şart. Bu konu emzik alıştırma sürecinde de geçerli. Eğer bebeğinizi biberon kullanıyorsa işiniz biraz daha kolay. Dokusu biberona benzeyen emziğe bu bebekler biraz daha kolay alışabiliyor. Ancak anne göğsünden beslenen bebekler emzik ağızlarına konulunca ilk refleks olarak emme değil öğürmeye başlıyorlar. Dolayısıyla bu bebekleri emziğe alıştırmak çok daha zor oluyor. Benim ilk bebeğin biberonla beslendiğinden emziğe kolaylıkla alışmıştı. Ayrıca fazladan emme ihtiyacı da işleri kolaylaştırmıştı. Ancak ikinci bebeğin göğsümden beslendiğinden emzik kullanmayı reddetti. Fazladan emme ihtiyacı olduğunda emzik yerine kendi elini yada benim serçe parmağımı kullanmayı tercih etti. Bu ihtiyaç da çoğunlukla bir kaç dakikada ortadan kalktı.

'Bebeğim emziğe ille alışsın buna ihtiyacı var diyenler' için Mahallenin En Mutlu Bebeği kitabının yazarı Doktor Harvey Karp'ın önerilerini buradan yazmak isterim. Karp emzik alıştırma için 3 adımlı bir yol önerisinde bulunuyor.

Bebeğiniz emzik kullanmayı reddediyorsa;

1- Önce bebeğinizi sakinleştirin. Çünkü gergin bir bebek emziği ağzında tutmakta zorlanır.

2- Farklı markaları deneyin. Bazı bebekler farklı şekillerdeki emziklere daha kolay alışabilir.


3- Ters psikoloji uygulayın. Bebek emziği emmeye başladığında onu ağzından hafifçe çekin. Bebeğiniz refleks olarak size direnecektir. Bunu tekrar ettikçe emziği daha kuvvetli emmeye başlayacaktır. Bu onun emziği ağzında tutmasını sağlayabilir.


Son söz olarak bebeğinizi ille de emziğe alıştıracaksınız diye bir kural yok. Aynı şekilde asla emzik vermeyin demek de sorunları çözmüyor. Emzik bazı bebekler için faydalı bazı ebeveynler için de kurtarıcı bir çözüm olabilir. Öncelikle emzik bebekler oyalansın diye verilen sonra da alışkanlıktan kurtarmak için bin bir takla atmamız gereken bir aparat değil.  Bakış açınızı değiştirip bebeğinizin ihtiyaçlarına odaklanın. Böylece süreç daha kolaylaşabilir. Bir kaç kez deneyin. Bebekler asla ilk denemede yeniliklere alışamazlar. Eğer tüm yolları denemenize rağmen bebeğiniz emzik emmiyorsa onun tepkilerini ciddiye alın ve buna ihtiyaç duymadığını kabullenip vazgeçin. Eğer fayda sağlamışsa ve bebeğiniz emziğe alışmışsa emzik kullandığı için kendinizi kötü hissedip korkular geliştirmeyin. Gerektiği zamanda emziği hayatınızdan çıkarmanız gerektiğini hatırlayın ve bebeğinizin emmenin keyfini sürmesine izin verin.

Deniz Temur'u sosyal medyadan da takip ederek çocuk gelişimiyle ilgili pratik bilgilere ulaşabilir ve sorularınızı yöneltebilirsiniz.



instagram.com/obenimannem
facebook.com/obenimannem
youtube.com/deniztemur


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım?

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım? sorusu bu sıralar obenimannem.com okurları tarafından sıklıkla bize soruluyor. Çocuğumu 1. sınıfa göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenleri sizler için derledik.

Çocuğunu okula göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenler Milli Eğitim Bakanlığı'nın okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumları yönetmeliğiyle düzenlenmiştir. Bu yönetmeliğe göre, 66 ve 71 ay arası çocukların okula başlama tercihi velilerine bırakılmıştır. Eğer çocuğunuzun yaşı 69-71 ay aralığındaysa ve çocuğunuzu 1. sınıfa göndermek istemiyorsanız kamu ve üniversite hastanelerinden rapor almanız gerekmektedir. Bu raporların çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları tarafından düzenlenmesi ve çocuğun gelişiminin okula başlamaya uygun olmadığına dair ifadeleri içermesi gerekmektedir. Eğer çocuğunuzun yaşı 60-66 ay aralığındaysa ve okula gitmesini istemiyorsanız rapor almanıza gerek yok. Ailelerin çocuklarını okula göndermek istemediklerini belirten bir dilekç…

1 yaşındaki bebek neden yemek yemez?

Bebeğinizle ek gıdaya geçtiniz! Püreler hazırladınız kimini yedi kimini yemedi ama yine de iyi kötü besinlerle tanışmasını sağladınız. Sonra bebeğiniz ilk yaşına geldi ve siz onun artık daha farklı şeyler yiyebileceğini, püreler, rondolar yerine taneli gıdaları yiyebileceği için sevinmeye başladınız. Artık dişleri de çıktığına göre her şey daha kolay olacak diye düşündünüz!

Ama hiç de öyle olmadı!

1 yaşından sonra bebeğiniz önüne konulan yeni şeyleri reddetmeye, ağzına aldığı yiyecekleri şiddetle öğürmeye ve kusmaya başladı.

Rondoyla olan muhabbetiniz daha da koyulaştı! Saatlerce uğraşıp pişirdiğiniz yemeği kusursuzca rondoladınız. Ama yine de işe yaramadı değil mi bebeğiniz ilk kaşıkta her şeyi çıkardı.

Üzülmeyin yalnız değilsiniz! 

1 yaşından sonra bebeklerde yemeklere karşı ortaya çıkan direncin çok mantıklı bir nedeni var. Okuyunca içinizin rahatlamasını umuyorum.



İnsan beyni hala ilkel dönemlerdeki gibi çalışır. Yani tek amaç var. Hayatta kalmak!
Bu bebekler için de geçerli. 1 ya…

Bebek Liderliğinde Beslenme-BLW'den önce mutlaka bilmeniz gerekenler

Bebek beslenmesiyle ilgili pek çok farklı akım var. Yaygın olanı sadece anne sütüyle beslenmenin bittiği ek gıdaya geçişte püre ve muhallebi kıvamlı gıdalara öncelik veren klasik akım. Bir çoğunuz da bu yolla çocuklarımızı büyüttük. Ancak son yıllarda popülerliği hızla artan yeni bir akım var. Baby Led Weaning-BLW olarak anılan Türkçe'ye ise Bebek Liderliğinde Beslenme olarak geçen bu akımda püre ve muhallebi kıvamı yok.

Akımın öncülerine göre bebekler zaten yutmayı biliyorlar onların öğrenmesi gereken çiğnemek. Dolayısıyla ek gıdaya geçişte yapılması gereken şey bebekler için yemesi uygun olan yiyeceklerin onlar için güvenli boyutlarda sunulması. Ezme, rendeleme yok!

Burada öncü olan da bebeğin kendisi olmalı. Yani besleme diye bir şey yok. Seçilen ve hazırlanan yiyecekler bebeklerin önüne konulmalı ve bebekler yemeye kendileri istek göstermeli. Eğer bebeğiniz yemeklere dokunmuyor ve onları ağzına götürmek istemiyorsa henüz ek gıdaya geçiş için hazır değil  demek.



Yöntemin bebek…

Çalışan annenin talebidir: Ücretli doğum izni uzatılsın!

Çalışan annenin resmini çiz deseler tam da böyle bir şey çizerdim.

Bebeği daha 2.5 aylıkken çalışmaya dönmüş, 1.5 yaşına gelene kadar homeoffice düzeniyle tam zamanlı çalışmış, sonra her hastalıkta, kar tatilinde evde çalışmış, maymun gibi çocuğunu yakasında taşımış çalışan bir anne olarak başka bir resim aklıma gelmezdi heralde.

Bu resimdeki anne 27 yaşında Melody Blackwell ve ABD'de bir klinikte çalışıyor. 13 Aralık'ta bu fotoğrafını Facebook'ta paylaştıktan sonra bir günde 700 kezden fazla paylaşılarak tanınır hale geldi. Melody kızı Nora-Jo'yu doğurduktan 3 ay sonra izni bittiği için işe dönmek zorunda kalan milyonlarca çalışan kadından sadece biri. Haftada 1 gün ofise gitmek zorunda olan Melody, haftanın 4 günü de evden çalışıyordu. Ofis günlerinde de kızını yanında götürüyor.

İlk bakışta bir çoğumuz için evden çalışma büyük bir nimet gibi geliyor kulağa değil mi? Hele ki çocuğunu ofise götürebilmek çalışan annelerin hemen hemen hepsi için 'imkansız' sını…

Toplama-çıkarma nasıl öğretilir? Sayı Güneşi yöntemi

Bir sayı hangi sayılardan oluşur? Sayı Güneşi'yle işi başında çocuğunuzun 4 işlemin inceliklerini öğrenmesini sağlayabilirsiniz. Yapmanız gereken çok basit.

Sarı kartondan kesilen yuvarlakların içine bir sayı yazın, sonra tahta mandalların üzerine o sayıyı oluşturan sayıları yazın örneğin hedef sayınız 10 olsun. Mandalların üzerine 10 sayısını oluşturan farklı toplama kombinasyonları yazın.

5+5, 2+8, 1+9, 6+4 gibi, Farklı sayılar için de bir kaç tane Sayı Güneşi hazırlayın. Sonra çocuğunuzun doğru kombinasyonları bulmasına yardımcı olun. Bu etkinlikle çocuğunuz hem erken dönem matematik becerisini hem de analitik düşünme becerisini geliştirecektir. Aynı zamanda mandal kullanımının çocuklarda ince motor becerisi gelişimi destekleyen bir araç olduğun da unutulmamalıdır.

Okula başlama yaşı kaç olmalı?

"Okula başlama yaşı kaç olmalı"sorusunun bütün çocukları kapsayan, kesin bir yanıtı yok. Çocuğun okula başlama yaşını belirleyen çocuğun gelişim düzeyidir. Bu konuda karar vermek isteyen aileler öncelikle çocuklarının gelişimlerini objektif bir gözle değerlendirmelidirler. Bu değerlendirme mutlaka çocuk merkezli olmalıdır.

Çocuğa bakacak kimsenin olmaması, bakım masraflarından kurtulma çabası, anne ve babanın uzun saatler çalışma zorunluluğu gibi ebeveynlerden kaynaklanan gerekçeler değerlendirmeye alınmamalıdır. Dikkat edilmesi gerekenlerin başında çocukların fiziksel gelişimi ve öz yeterlilik becerilerindeki gelişmişlik düzeyleri gelmelidir. Çocukların kendi kendine yemek yiyebilme, tuvalet ve kişisel temizlik ihtiyaçlarını giderebilme, kendini ifade edebilme, kalabalık gruplar içinde hareket edebilme kabiliyetlerinin yeterli olması çok önemlidir.

Bununla birlikte çocukların akademik gelişmişlik düzeyi de dikkate alınması gereken diğer bir noktadır. Erken yaşta okula başl…

Okuma-yazmaya hazırlık çalışmaları bu bardaklar şahane!

Çocuklar için harflerin hem büyük hem de küçük formları öğrenmek okuma-yazma çalışmalarında zorlandıkları bir basamak olabilir. Ancak bu zorlanma evresini oyun aracılığıyla anne-babalar kolaylıkla aşabilir.

Bu oyunlardan biri olan büyük harf-küçük harf eşleştirme bardaklarıdır. Çocukların seveceği, Büyük harf küçük harf eşleştirme bardakları nasıl yapılır? sorusunu www.elmaelma.com anne ve çocuk yazarı Deniz Temur sizler için yaptı.

Oyunun düzeneğini, evde bir kaç bardak kağıt ve renkli bir karton ile evde kolayca hazırlayabilirisiniz. A4 boyutunda kesilmiş bir kartonun üzerine bardaklarla sığdığı kadar yuvarlaklar çizin. Seçtiğiniz büyük harfleri kartona çizdiğiniz dairelerin içine yazın.

Diğer yanda ayırdığınız kağıt bardakların altına yazdığınız harflerin küçük şekillerini yazın ve çocuğunuza harfleri eşleştirmesini isteyin. Her defasında 6 ila 8 harften oluşan düzenekler hazırlayın. Bu etkinlikle çocuğunuzun hem okuma hem yazma kabiliyetini yükselteceğiniz gibi aynı anda gruplama…

Daha iyi bir ebeveyn nasıl olunur? Bir okul müdüründen 10 ipucu

Bazen öğretmenler, çocukların kaygılarını veya zor davranışlarını görür ve nereden geldiği konusunda oldukça net bir fikirleri vardır: Aileler!

Ailelerin çocukların gelişimleri ve akademik başarıları üzerinde hayati öneme sahip olduğunu deneyimleyen İngiltere'deki bir okul müdürü yeni eğitim yılı başlamadan önce velilere 'Daha iyi bir veli olmak için 10 ipucunu kaleme almaya karar verdi. Stresten uzak, keyifli yaz tatili günleri bu önerileri okuyup içselleştirmek için bir fırsat olabilir. Kim bilir belki okullar açıldığında siz de yeni bir veli olursunuz. İşte sizi dönüştürecek 10 öneri:

1-ÇOCUKLARINIZ SİZİ SEVİYOR VE SİZİ İZLİYOR

Günlük yaşamda, sokakta ya da otoparkta saldırgan bir şekilde hareket ederseniz, bu sizin çocuğunuzun davranışlarına yansıyabilir -öğretmenlerine, meslektaşlarına ya da hatta size- Okulda nezaket ve düşünceye örnek oluşturmaya çalışıyoruz. Çocuklar sınıf arkadaşlarına beceremeyeceklerini söylemeyi bizden öğrenmiyorlar.


2- LÜTFEN ÇOCUKLARINIZA ONLARI Ö…

Okula erken başlamanın zararları!

Okula erken başlamanın zararları nelerdir hiç düşündünüz mü? 4+4+4 eğitim sistemi erken yaştaki çocukların da 1. sınıfa başlamasına izin veriyor. Peki okula erken başlamak yararlı mı zararlı mı? Burada belirleyici olan çocuğun gelişimi olsada yaygın kanı okula erken başlamanın sakıncalarının fazla olduğu yönünde. Okula erken yaşta başlayan çocukların yaşadığı en yaygın sorun sınıf arkadaşlarının büyük bir çoğunluğunun kendisinden daha daha ileri yaşta ve gelişim düzeyinde olmasıdır. Bu fark yalnızca 1. sınıftaki yaşanacak bir durum değildir. Aileler erken yaşta okula başlayan çocuklarıyla diğer öğrenciler arasındaki yaş ve gelişmişlik farkının eğitim hayatının sonuna kadar asla kapanmayacağını unutmamalıdır.

Bir diğer sorunlu bir nokta ise eğitim programının, kitap ve benzeri kaynakların 70 ay ve daha büyük yaştaki çocukların öğrenme düzeylerine göre hazırlanmasıdır.

Bu durum erken yaşta okula başlayan çocukların akademik olarak gelişimlerini olumsuz etkileyebilmektedir. Erken dönemd…

Çocuklara yazı yazmayı sevdirecek eğlenceli yol

Çocukların yazı yazma becerilerinin gelişmesi için ellerindeki ince kaslarının gelişmiş olması şart. Okul öncesi dönemde yapılacak basit aktivitelerle hem çocuğunuzun ince kaslarının gelişmesine yardımcı olabilir hem de yazı yazarken el kontrolü kabiliyetini geliştirebilirsiniz.

Yazı yazmaya hazırlık tahtası tam da bu işi görecek eğlenceli bir yöntem.

İhtiyacınız olan bir karton kutudan kesilmiş mukavva parçaları, bir kaç tane A4 kağıdı, harita raptiyeleri ve yapışkanlı dekor kağıtları.

Yazı yazmaya hazırlık tahtasının nasıl yapılacağını playerdaki videomuzdan izleyebilirsiniz.