Ana içeriğe atla

Yaz tatilinde çocuklar ne yapmalı işte bizim evin planı!


Yaz tatilinde çocuklar ne yapmalı?

Okullar için bu yıl yaz tatili resmi olarak değil ama fiilen başladı. Uzun Ramazan Bayramı tatili çocukları bu yıl erkenden yaz tatiline kavuşturdu. Her yaz tatilinde olduğu gibi biz velilerin aklında yine çocuklar yaz tatilinde ne yapmalı, ders çalışmalı mı soruları var! Bir tarafımız 'Aman bırak çocuk tatilin tadını çıkarsın' derken, diğer yarımız 'ama biraz kitap okusun, biraz test çözsün, azcık da ders çalışsın' demeden duramıyor! Söz konusu çocukların yaz tatilini nasıl geçirmeleri gerektiği olunca kabul edelim karar vermek zor.

Burada doğru kararları vermek için bakış açımızı tek bir noktadan farklı bakış açılarını içeren geniş bir perspektife çevirmekte fayda var.

Öncelikle karnelerdeki durumlar her ne olursa olsun tatil çocukların hakkı. Hiçbirimiz yılın kısa bir süresini kapsamayan tatillerde çalışmak istemeyiz. Dolayısıyla çocuklarımızın da 9 aylık sıkı bir okul maratonu sonrası ders çalışmak en son isteyecekleri şey. Bizim onlara 'ders çalış' dememiz, yıllık iznimizde patronun arayıp 'şu işi yap' demesiyle aynı sinir harbini yaratabilir. Dolayısıyla çocuklarımıza yaz tatilinde ders çalış demek yerine onlara öğrenmenin ve öğrendiklerini hayata geçirmenin keyifli yolları olduğunu göstermemiz lazım.

ÖĞRENME KAYBINA YENİLMEYİN!

Bu yaz tatilinde kendi kızım için çizdiğim yaz tatili haritasında belirleyici olan şey 'öğrenme kaybını engellemek.' İlkokul birinci sınıf gibi eğitimin erken yıllarında çocukların hafızaları öğrendiklerini korumak konusunda ileriki yaşlara göre daha zayıf. Özellikle erken yaş grubundaki çocuklar öğrendiklerini korumak için bilgileri somutlaştırmaya ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle bizim evde yaz tatilinde bilgileri korumaya yardımcı bir düzen oluşturmaya çalışıyoruz.

Ve elimizdeki en büyük güç her şeyi bir 'oyuna' çevirmek!

Bize yaz tatili boyunca yol gösterici olan okuldan verilen yaz kitapları oldu. İçerikleri hem tekrar hem de pratik aktivitelere dayalı olan kitapları kullanacağız. Aynı zamanda test mantığından uzak, pratik öğrenme kalıpları üzerine hazırlanmış Şirin Öğrenme Seti de bu yaz bizimle.

"İlkokul 2'nci sınıftan 5'nci sınıfa kadar hazırlanan Şirin Öğrenme Seti'yle ilgili hazır yeri gelmişken bir dipnot eklemek de fayda var. Prof. Dr. Selçuk Şirin ve Derya Şirin tarafından hazırlanan Şirin Öğrenme Seti'nin içeriklerinin çocuğunuzun seviyesine uygun olup olmadığından emin olarak satın alın. Özellikle okullar arasındaki müfredat farkları, özel ve devlet okullarının programlarındaki farklılıklar aynı sınıfa geçen çocuklar arasında bile seviye farkları yaratabiliyor. Bizim için 2'nci sınıf değil 3'ncü sınıf için olan kitap daha uygundu onu almayı tercih ettik. Bu nedenle mutlaka içerikleri okuldaki öğrenme programıyla karşılaştırın."

Peki okul bitti tatil başladı diye havalarda uçan arkadaşları nasıl yere indireceğiz?

Ben ilk adım olarak bir çalışma programı hazırlamayı faydalı buldum. Zira çocukların bu tip konularda en çok ihtiyaç duydukları şey düzen. Düzen dışı kalan aktiviteler odaklanmalarını zorlaştırıyor. Çalışma programını da oluştururken işin içine oyunun sihrini kattık. Üzerine çalışma yapmamız gereken derslerin isimlerini küçük kağıtlara yazıp, kura çektik. Hangi güne hangi ders çıktıysa onu programa yazdık.


Çalışma düzeni olarak da;

- Her güne 1 ders ve en fazla 15 dakika esasını kural olarak belirledik. Çünkü amacımız ders çalışmak değil sadece öğrenilmiş bilgileri farklı yöntemlerle korumak. Uzun uzadıya masa başında saatler geçirmek yok.

YAZ TATİLİNDE NE YAPMAK İSTERSİN?

Programın ikinci bölümünde ise kızımın yapmaktan keyif aldığı aktiviteleri sıralamasıyla oluştu.
Burada belirleyici tamamen çocuğun kendisi olmalı. Soru da basit 'Yaz tatilinde neler yapmak istersin?'

Bizim listede satranç oynamaktan, kitap okumaya; spor yapmaktan, gezmeye canı ne isterse yapabileceği bir liste çıktı. Listeye yaz boyunca aklına gelenleri ekleme konusunda da anlaştık.
Liste çıkınca ilk günün heyecanıyla masa başına oturuldu ve çalışma yapıldı. Keyif alındı, eğlenildi. Çünkü amaç ders çalışmak, ödev yapmak değildi.

BİZ VELİLER NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

Öncelikle okulu eve taşımaktan vazgeçmemiz lazım. Tüm konuların tekrar edildiği, uzun uzun testlerin çözüldüğü, sürekli ders ve karne vurgusunun yapıldığı iletişim şeklinden ciddiyetle uzak durmamız lazım.

Programın derslerle ilgili kısmımının kısa; keyif alınan aktivitelerle ilgili kısımlarının daha uzun süreleri kapsayacak şekilde tasarlanmış olduğundan emin olun. Çünkü çocuklar için asıl öğrenme gezerken ve oynarken gerçekleşir. Mesela çocuğunuzun alışverişte sizinle olmasını sağlayın ve paralarla ilgili sorumluluk verin. Okulda öğrendikleri lira-kuruş düzenini en kolay markette ödeme yaparken öğrenirler. Aynı şekilde matematik gelişimleri için de alışveriş yapmak şahane bir fırsattır.

Amaç okuldaki soyut bilgiyi gerçek hayattaki somut bilgiyle birleştirmek. 

Gezmek de öğrenmenin en keyifli yoludur. Okul yılı boyunca öğrendikleri bir çok kavramı somutlaştırabilmesi için şehir gezileri düzenleyebilirsiniz. Bunun için uzun uzun planlar yapmaya, büyük paralar harcamanıza gerek yok. Müzeler, tarihi mekanlar, coğrafi mekanlar, lezzet noktaları hepsi çocukların bütün bir yıl boyunca öğrendiklerini pekiştirmelerini sağlar.

SPORU ES GEÇMEYİN!

Özellikle erken yaş grubundaki çocukların vücutları hareket odaklı çalışır. Eğer çocuklarınızın bütün yaz boyunca evde durmalarını isterseniz bir süre sonra evde işler çığrından çıkar. Hareket ihtiyaçlarını evde karşılamak zorunda kalan çocuklar, koltuk tepelerinde zıplayan, sürekli koşan, orayı burayı karıştıran bir süre sonra da agresif tavırlar içine giren çocuklara dönüşecektir. Bunu engellemenin en iyi yolu çocukların fiziki aktivite yapmasını sağlamaktır. Bu kimilerimiz için evin yakınındaki bir parkta oyun olabilir, kimilerimiz için çocukların yapmak istedikleri bir spor dalıyla ilgili çalışma imkanı sağlamak olabilir. Biraz imkan biraz da çocuğun mizacı yapılabilecek fiziki aktiviteleri belirlemek için yol gösterici olabilir. Bu tip aktiviteler için de büyük paralar ve zaman harcamak gerekmez. İmkanı kısıtlı olanlar için belediyelerin yaz okulları da şahane bir çözüm olabilir.



OKUMAKTAN ÖNCE SİZ KEYİF ALIN!


Hep derler ya 'çok okuyan mı çok gezen mi bilir?' diye! Bence ikisi de! Okumak gezmenin ikiz kardeşi gibi bence. En şahanesi de okuyarak gezmek! Çocukların okuma alışkanlıklarını geliştirmesi onların hayat boyu öğrenmekten keyif almalarını sağlayacak en önemli yollardan biridir. Ancak okuma alışkanlığı kazanmak çocuklar için biraz zorlu bir süreç olabilir. Bir noktada sabit kalmak onların erken yaş grupları için zorlayıcı. Okumaya devam etmek ve keyif almak için gerçekten onlara yol gösteren, okuduklarından keyif alan yetişkinleri görmeye ihtiyaçları var. Bu nedenle mutlaka evde kitap okuyan ebeyenler olmalısınız. Bunun için saatlerinizi vermeye gerek yok. Günün yarım saati bile okuma için örnek oluşturmaya yeterlidir. Yeter ki siz de okumaktan keyif alın!  ÇOCUKLAR KİTAP OKUMAYA NASIL ALIŞIR? BİZİM EVİN YÖNTEMLERİ İÇİN TIKLAYIN

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yaşındaki bebek neden yemek yemez?

Bebeğinizle ek gıdaya geçtiniz! Püreler hazırladınız kimini yedi kimini yemedi ama yine de iyi kötü besinlerle tanışmasını sağladınız. Sonra bebeğiniz ilk yaşına geldi ve siz onun artık daha farklı şeyler yiyebileceğini, püreler, rondolar yerine taneli gıdaları yiyebileceği için sevinmeye başladınız. Artık dişleri de çıktığına göre her şey daha kolay olacak diye düşündünüz!

Ama hiç de öyle olmadı!

1 yaşından sonra bebeğiniz önüne konulan yeni şeyleri reddetmeye, ağzına aldığı yiyecekleri şiddetle öğürmeye ve kusmaya başladı.

Rondoyla olan muhabbetiniz daha da koyulaştı! Saatlerce uğraşıp pişirdiğiniz yemeği kusursuzca rondoladınız. Ama yine de işe yaramadı değil mi bebeğiniz ilk kaşıkta her şeyi çıkardı.

Üzülmeyin yalnız değilsiniz! 

1 yaşından sonra bebeklerde yemeklere karşı ortaya çıkan direncin çok mantıklı bir nedeni var. Okuyunca içinizin rahatlamasını umuyorum.



İnsan beyni hala ilkel dönemlerdeki gibi çalışır. Yani tek amaç var. Hayatta kalmak!
Bu bebekler için de geçerli. 1 ya…

Bebek Liderliğinde Beslenme-BLW'den önce mutlaka bilmeniz gerekenler

Bebek beslenmesiyle ilgili pek çok farklı akım var. Yaygın olanı sadece anne sütüyle beslenmenin bittiği ek gıdaya geçişte püre ve muhallebi kıvamlı gıdalara öncelik veren klasik akım. Bir çoğunuz da bu yolla çocuklarımızı büyüttük. Ancak son yıllarda popülerliği hızla artan yeni bir akım var. Baby Led Weaning-BLW olarak anılan Türkçe'ye ise Bebek Liderliğinde Beslenme olarak geçen bu akımda püre ve muhallebi kıvamı yok.

Akımın öncülerine göre bebekler zaten yutmayı biliyorlar onların öğrenmesi gereken çiğnemek. Dolayısıyla ek gıdaya geçişte yapılması gereken şey bebekler için yemesi uygun olan yiyeceklerin onlar için güvenli boyutlarda sunulması. Ezme, rendeleme yok!

Burada öncü olan da bebeğin kendisi olmalı. Yani besleme diye bir şey yok. Seçilen ve hazırlanan yiyecekler bebeklerin önüne konulmalı ve bebekler yemeye kendileri istek göstermeli. Eğer bebeğiniz yemeklere dokunmuyor ve onları ağzına götürmek istemiyorsa henüz ek gıdaya geçiş için hazır değil  demek.



Yöntemin bebek…

Çalışan annenin talebidir: Ücretli doğum izni uzatılsın!

Çalışan annenin resmini çiz deseler tam da böyle bir şey çizerdim.

Bebeği daha 2.5 aylıkken çalışmaya dönmüş, 1.5 yaşına gelene kadar homeoffice düzeniyle tam zamanlı çalışmış, sonra her hastalıkta, kar tatilinde evde çalışmış, maymun gibi çocuğunu yakasında taşımış çalışan bir anne olarak başka bir resim aklıma gelmezdi heralde.

Bu resimdeki anne 27 yaşında Melody Blackwell ve ABD'de bir klinikte çalışıyor. 13 Aralık'ta bu fotoğrafını Facebook'ta paylaştıktan sonra bir günde 700 kezden fazla paylaşılarak tanınır hale geldi. Melody kızı Nora-Jo'yu doğurduktan 3 ay sonra izni bittiği için işe dönmek zorunda kalan milyonlarca çalışan kadından sadece biri. Haftada 1 gün ofise gitmek zorunda olan Melody, haftanın 4 günü de evden çalışıyordu. Ofis günlerinde de kızını yanında götürüyor.

İlk bakışta bir çoğumuz için evden çalışma büyük bir nimet gibi geliyor kulağa değil mi? Hele ki çocuğunu ofise götürebilmek çalışan annelerin hemen hemen hepsi için 'imkansız' sını…

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım?

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım? sorusu bu sıralar obenimannem.com okurları tarafından sıklıkla bize soruluyor. Çocuğumu 1. sınıfa göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenleri sizler için derledik.

Çocuğunu okula göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenler Milli Eğitim Bakanlığı'nın okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumları yönetmeliğiyle düzenlenmiştir. Bu yönetmeliğe göre, 66 ve 71 ay arası çocukların okula başlama tercihi velilerine bırakılmıştır. Eğer çocuğunuzun yaşı 69-71 ay aralığındaysa ve çocuğunuzu 1. sınıfa göndermek istemiyorsanız kamu ve üniversite hastanelerinden rapor almanız gerekmektedir. Bu raporların çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları tarafından düzenlenmesi ve çocuğun gelişiminin okula başlamaya uygun olmadığına dair ifadeleri içermesi gerekmektedir. Eğer çocuğunuzun yaşı 60-66 ay aralığındaysa ve okula gitmesini istemiyorsanız rapor almanıza gerek yok. Ailelerin çocuklarını okula göndermek istemediklerini belirten bir dilekç…

Toplama-çıkarma nasıl öğretilir? Sayı Güneşi yöntemi

Bir sayı hangi sayılardan oluşur? Sayı Güneşi'yle işi başında çocuğunuzun 4 işlemin inceliklerini öğrenmesini sağlayabilirsiniz. Yapmanız gereken çok basit.

Sarı kartondan kesilen yuvarlakların içine bir sayı yazın, sonra tahta mandalların üzerine o sayıyı oluşturan sayıları yazın örneğin hedef sayınız 10 olsun. Mandalların üzerine 10 sayısını oluşturan farklı toplama kombinasyonları yazın.

5+5, 2+8, 1+9, 6+4 gibi, Farklı sayılar için de bir kaç tane Sayı Güneşi hazırlayın. Sonra çocuğunuzun doğru kombinasyonları bulmasına yardımcı olun. Bu etkinlikle çocuğunuz hem erken dönem matematik becerisini hem de analitik düşünme becerisini geliştirecektir. Aynı zamanda mandal kullanımının çocuklarda ince motor becerisi gelişimi destekleyen bir araç olduğun da unutulmamalıdır.

Okula başlama yaşı kaç olmalı?

"Okula başlama yaşı kaç olmalı"sorusunun bütün çocukları kapsayan, kesin bir yanıtı yok. Çocuğun okula başlama yaşını belirleyen çocuğun gelişim düzeyidir. Bu konuda karar vermek isteyen aileler öncelikle çocuklarının gelişimlerini objektif bir gözle değerlendirmelidirler. Bu değerlendirme mutlaka çocuk merkezli olmalıdır.

Çocuğa bakacak kimsenin olmaması, bakım masraflarından kurtulma çabası, anne ve babanın uzun saatler çalışma zorunluluğu gibi ebeveynlerden kaynaklanan gerekçeler değerlendirmeye alınmamalıdır. Dikkat edilmesi gerekenlerin başında çocukların fiziksel gelişimi ve öz yeterlilik becerilerindeki gelişmişlik düzeyleri gelmelidir. Çocukların kendi kendine yemek yiyebilme, tuvalet ve kişisel temizlik ihtiyaçlarını giderebilme, kendini ifade edebilme, kalabalık gruplar içinde hareket edebilme kabiliyetlerinin yeterli olması çok önemlidir.

Bununla birlikte çocukların akademik gelişmişlik düzeyi de dikkate alınması gereken diğer bir noktadır. Erken yaşta okula başl…

Okuma-yazmaya hazırlık çalışmaları bu bardaklar şahane!

Çocuklar için harflerin hem büyük hem de küçük formları öğrenmek okuma-yazma çalışmalarında zorlandıkları bir basamak olabilir. Ancak bu zorlanma evresini oyun aracılığıyla anne-babalar kolaylıkla aşabilir.

Bu oyunlardan biri olan büyük harf-küçük harf eşleştirme bardaklarıdır. Çocukların seveceği, Büyük harf küçük harf eşleştirme bardakları nasıl yapılır? sorusunu www.elmaelma.com anne ve çocuk yazarı Deniz Temur sizler için yaptı.

Oyunun düzeneğini, evde bir kaç bardak kağıt ve renkli bir karton ile evde kolayca hazırlayabilirisiniz. A4 boyutunda kesilmiş bir kartonun üzerine bardaklarla sığdığı kadar yuvarlaklar çizin. Seçtiğiniz büyük harfleri kartona çizdiğiniz dairelerin içine yazın.

Diğer yanda ayırdığınız kağıt bardakların altına yazdığınız harflerin küçük şekillerini yazın ve çocuğunuza harfleri eşleştirmesini isteyin. Her defasında 6 ila 8 harften oluşan düzenekler hazırlayın. Bu etkinlikle çocuğunuzun hem okuma hem yazma kabiliyetini yükselteceğiniz gibi aynı anda gruplama…

Daha iyi bir ebeveyn nasıl olunur? Bir okul müdüründen 10 ipucu

Bazen öğretmenler, çocukların kaygılarını veya zor davranışlarını görür ve nereden geldiği konusunda oldukça net bir fikirleri vardır: Aileler!

Ailelerin çocukların gelişimleri ve akademik başarıları üzerinde hayati öneme sahip olduğunu deneyimleyen İngiltere'deki bir okul müdürü yeni eğitim yılı başlamadan önce velilere 'Daha iyi bir veli olmak için 10 ipucunu kaleme almaya karar verdi. Stresten uzak, keyifli yaz tatili günleri bu önerileri okuyup içselleştirmek için bir fırsat olabilir. Kim bilir belki okullar açıldığında siz de yeni bir veli olursunuz. İşte sizi dönüştürecek 10 öneri:

1-ÇOCUKLARINIZ SİZİ SEVİYOR VE SİZİ İZLİYOR

Günlük yaşamda, sokakta ya da otoparkta saldırgan bir şekilde hareket ederseniz, bu sizin çocuğunuzun davranışlarına yansıyabilir -öğretmenlerine, meslektaşlarına ya da hatta size- Okulda nezaket ve düşünceye örnek oluşturmaya çalışıyoruz. Çocuklar sınıf arkadaşlarına beceremeyeceklerini söylemeyi bizden öğrenmiyorlar.


2- LÜTFEN ÇOCUKLARINIZA ONLARI Ö…

Okula erken başlamanın zararları!

Okula erken başlamanın zararları nelerdir hiç düşündünüz mü? 4+4+4 eğitim sistemi erken yaştaki çocukların da 1. sınıfa başlamasına izin veriyor. Peki okula erken başlamak yararlı mı zararlı mı? Burada belirleyici olan çocuğun gelişimi olsada yaygın kanı okula erken başlamanın sakıncalarının fazla olduğu yönünde. Okula erken yaşta başlayan çocukların yaşadığı en yaygın sorun sınıf arkadaşlarının büyük bir çoğunluğunun kendisinden daha daha ileri yaşta ve gelişim düzeyinde olmasıdır. Bu fark yalnızca 1. sınıftaki yaşanacak bir durum değildir. Aileler erken yaşta okula başlayan çocuklarıyla diğer öğrenciler arasındaki yaş ve gelişmişlik farkının eğitim hayatının sonuna kadar asla kapanmayacağını unutmamalıdır.

Bir diğer sorunlu bir nokta ise eğitim programının, kitap ve benzeri kaynakların 70 ay ve daha büyük yaştaki çocukların öğrenme düzeylerine göre hazırlanmasıdır.

Bu durum erken yaşta okula başlayan çocukların akademik olarak gelişimlerini olumsuz etkileyebilmektedir. Erken dönemd…

Çocuklara yazı yazmayı sevdirecek eğlenceli yol

Çocukların yazı yazma becerilerinin gelişmesi için ellerindeki ince kaslarının gelişmiş olması şart. Okul öncesi dönemde yapılacak basit aktivitelerle hem çocuğunuzun ince kaslarının gelişmesine yardımcı olabilir hem de yazı yazarken el kontrolü kabiliyetini geliştirebilirsiniz.

Yazı yazmaya hazırlık tahtası tam da bu işi görecek eğlenceli bir yöntem.

İhtiyacınız olan bir karton kutudan kesilmiş mukavva parçaları, bir kaç tane A4 kağıdı, harita raptiyeleri ve yapışkanlı dekor kağıtları.

Yazı yazmaya hazırlık tahtasının nasıl yapılacağını playerdaki videomuzdan izleyebilirsiniz.