Ana içeriğe atla

Çocuklar neden geceleri ağlayarak uyanır?


Çocuğum geceleri ağlayarak uyanıyor, bir de bağırıp çağırıyor, vuruyor ne yapsak durduramıyoruz diyen sevgili anne ve babalar. Korkmayın yalnız değilsiniz!

Özellikle 2 ve 3 yaş civarı çok sık görülen gece ağlamaların çocuk gelişiminde 'gece terörü' olarak adlandırılan yaygın bir durum.  Nedenleri ve çözüm yollarına ilişkin bir kaç öneri belki uzaklardaki bir ebeveynin işine yarayabilir.


Haydi başlayalım!

Geceleri çocukların ağlayarak uyanması davranışlarının kontrol edilemez olması durumu yukarıda da dediğimiz gibi 'gece terörü' olarak adlandırılıyor. Gece terörü, küçük yaş grubundaki çocuklarda çok sık görülen bir durumdur. Bu nedenle siz de benzer bir durum yaşıyorsanız kendinizi üzmeyin sürecin geçici olduğunu bilin.

Gece terörü dediğimiz olay çocukların parçalı uykudan derin uykuya geçişinde zorlandıkları dönemlerde yaşanır. Doğumlarından itibaren beslenme için sık sık uyanan çocukların bazılarında yaşı büyüdükçe kesintisiz uykuya geçmeye akranlarından daha zor adapte olur. Gece teröründe yaşanan bağırışmalar, vurmalar çoğunlukla çocukların uyku ile uyanıklık arasında tam kendini kontrol edememesinden kaynaklanır. Bu tip durumlarda ışıkların açılmamasını, çocukla çok fazla temasa geçmemeyi, fazla konuşmamayı öneririz. Çünkü uyku sersemliği halinde iletişime geçme çabası çocuklar için zorlayıcı olabilir. Bu durumda  yapabileceğiniz şey çocuğunuzun kendi kendine sakinleşmesini beklemek.

PEKİ GECE TERÖRÜNÜ NASIL YENECEĞİZ?

Gece terörünü ortadan kaldırmak istiyorsanız yatmadan önce ve gün içinde yapabileceğiniz şeyler var. Eğer gece beslenmeleri halen sürüyorsa öncelikle bunu kontrollü bir şekilde terk etmeniz gerekiyor. Gece beslenmesi dışında küçük yaş grubundaki çocuklar genelde nasıl uyurlarsa öyle uyanırlar. Yani sinirli, gergin bir uykuya geçiş süreci yaşıyorsa çocuğunuz gece yada sabah uyandığında da benzer tepkiler gösterebilir. Bu nedenle çocukların uykuya sakin geçtiğinden emin olmak şart.

SAKİN UYKU İÇİN BİR KAÇ ÖNERİ

Uyku öncesi sadece çocuğunuzn olduğu ve çocuğunuzun hoşuna gidecek, karar verirken kendisinin de fikir sunduğu aktiviteler planlamak işleri kolaylaştırabilir. Bu kimi çocuk için kitap okumak olabilir, kimi çocuk için oyuncaklarla oynamak Burada dikkat edilmesi gereken şey mutlaka çocuğunuza ayırdığınız bir zaman dili olmalı. Başka uyaranlarla bu süre bölünmemeli. Yani siz başka bir şeyle uğraşıyorken çocuğunuzla 'oynuyormuş' gibi yapmamalısınız. Eğer başka çocuklarınız varsa veya evinizle ilgili yerine getirmeniz gereken yükümlülükler bu sürelerin düzenlenmesi için ailenin diğer üyelerinden nitelikli yardım aldığınızdan emin olun.
Yatma öncesi aktivite süresini de çocuğunuzla birlikte planlamak, baştan kuralları konuşup anlaşmak yatma vakti geldiğinde işlerin karışmasını engeller. Mesela telefonun alarmını kurarak,  'ilk çaldığında oyuncakları topluyoruz, ikinci çaldığında yatağa giriyoruz' diye kuralları baştan konuşun ve anlaştığınızdan emin olun. Çocuğunuzun uyku öncesi aktivite saatini mutlaka 'oyun' süreci olarak algılamasını sağlayın. Amacın eğlenmek olduğunu bilmek çocukları rahatlatır.

UYKU SAATİ MUTLAKA DÜZENLENMELİ

Bir diğer nokta da çocukların gece uykuya geçiş saatinin çok geç olmamasını sağlamaktır. Geç saatte yatan çocukların uykuları erken saatte yatanlardan daha hafif ve zorludur. Çünkü çocuklarda uykuya direnirken salgılanan bazı hormonlar uykunun kalitesini bozar. Bu nedenle uygun saatte akşam yemeklerini yiyip erken saatte uykuya hazır olmaları işleri kolaylaştırabilir. Tabi akşam saatlerinde erken yatağa girmenin koşulu sabah erken uyanmak ve gün içinde kısa süreli uykularla mümkündür. Eğer akşam saatlerine doğru uzun bir gündüz uykusu düzeniniz varsa bunu değiştirmeniz şart. Akşama doğru uyuyan çocukların erken uyumaları mümkün değildir.

Gelelim gündüz yapabileceklerinize...

Gece uykusu sırasında ve akşam uykuya yatış sırasında yaşananlar genelde gündüz yaşanan düzenle de yakından alakalıdır. Eğer hareketli ve enerjik bir çocuğunuz varsa mutlaka çocuğunuzun gün içinde açık hava aktivitesi yapmasını sağlayın. Fiziken enerjisini atamayan çocukların kaliteli uyku geçirmesi zordur.

Gün içinde anne ve babasıyla kaliteli zaman geçiremeyen çocuklar da uyku konusunda sorunlar yaşayabilirler. Akşam olunca daha fazla ebeveynleriyle kalmak isteyen çocuklar uykuya direnir, daha geç uykuya geçer ve geceleri de kalitesiz uyurlar. Bu nedenle iyi bir uyku için gündüzleri çocuklarınızla kaliteli zaman geçirdiğinizden emin olun.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yaşındaki bebek neden yemek yemez?

Bebeğinizle ek gıdaya geçtiniz! Püreler hazırladınız kimini yedi kimini yemedi ama yine de iyi kötü besinlerle tanışmasını sağladınız. Sonra bebeğiniz ilk yaşına geldi ve siz onun artık daha farklı şeyler yiyebileceğini, püreler, rondolar yerine taneli gıdaları yiyebileceği için sevinmeye başladınız. Artık dişleri de çıktığına göre her şey daha kolay olacak diye düşündünüz! Ama hiç de öyle olmadı! 1 yaşından sonra bebeğiniz önüne konulan yeni şeyleri reddetmeye, ağzına aldığı yiyecekleri şiddetle öğürmeye ve kusmaya başladı. Rondoyla olan muhabbetiniz daha da koyulaştı! Saatlerce uğraşıp pişirdiğiniz yemeği kusursuzca rondoladınız. Ama yine de işe yaramadı değil mi bebeğiniz ilk kaşıkta her şeyi çıkardı. Üzülmeyin yalnız değilsiniz!  1 yaşından sonra bebeklerde yemeklere karşı ortaya çıkan direncin çok mantıklı bir nedeni var. Okuyunca içinizin rahatlamasını umuyorum. İnsan beyni hala ilkel dönemlerdeki gibi çalışır. Yani tek amaç var. Hayatta kalmak! Bu bebekler i

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım?

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım? sorusu bu sıralar obenimannem.com okurları tarafından sıklıkla bize soruluyor. Çocuğumu 1. sınıfa göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenleri sizler için derledik. Çocuğunu okula göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenler Milli Eğitim Bakanlığı'nın okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumları yönetmeliğiyle düzenlenmiştir. Bu yönetmeliğe göre, 66 ve 71 ay arası çocukların okula başlama tercihi velilerine bırakılmıştır. Eğer çocuğunuzun yaşı 69-71 ay aralığındaysa ve çocuğunuzu 1. sınıfa göndermek istemiyorsanız kamu ve üniversite hastanelerinden rapor almanız gerekmektedir. Bu raporların çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları tarafından düzenlenmesi ve çocuğun gelişiminin okula başlamaya uygun olmadığına dair ifadeleri içermesi gerekmektedir. Eğer çocuğunuzun yaşı 60-66 ay aralığındaysa ve okula gitmesini istemiyorsanız rapor almanıza gerek yok. Ailelerin çocuklarını okula göndermek istemediklerini belirten bir dil

RAM raporu ile kayıt erteleme nasıl olur?

RAM raporu ile kayıt erteleme mümkün mü, nasıl yapılır? Koronavirüs salgını hayatımıza bir de RAM raporunu soktu. Uzun yıllardır özel öğrenme güçlüğü olan öğrenciler için uygulanan RAM raporu süreci Koronavirüs salgını nedeniyle çocuklarını okula göndermek istemeyen velilerin için bir kaçış umuduna dönüştü. 72 aylık çocuklarını okula göndermek istemeyen veliler çocukları için RAM raporu almayı bile göze almış durumda. Peki nedir bu RAM raporu, nasıl alınır, şartları neler? Daha da önemlisi RAM raporu ile kayıt erteleme mümkün mü?  Geçen haftalarda kaleme aldığım ‘ Çocuğumu okula göndermezsen ne olur’  Başlıklı yazıyı okuyup bana ulaşanlar RAM raporunu sordu. Bu yazı da çocuğunu okula göndermek istemeyip RAM raporu hakkında bilgi arayanlar için gelsin. İşe RAM raporu ne demek onu açıklayarak başlayalım! RAM Raporu Rehberlik ve Araştırma Merkezleri’nin adının kısaltılmasından geliyor. Rehberlik ve Araştırma Merkezleri Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı çalışan bir yapı. Görevleri özel ve de

Çocuğumu okula göndermezsen ne olur?

2019-2020 döneminde çocuğunuzu okula göndermezseniz ne olur? Koronavirüs nedeniyle çocuğunu okula göndermek istemeyen aileler için idari para cezasından çocuğun velayetinin alınmasına varan yasal düzenlemeler var. Özellikle birinci sınıfa başlayacak olan 72 ay ve üstü yaş grubunda çocukları olanlar MEB'den ara bir düzenleme bekliyor.  Çocuğumu okula göndermek istemiyorum diyen aileleri bekleyenlerin detayları ve yapılabilecek bir kaç öneriyi sizler için kaleme aldım. 2019-2020 öğretim yılı veliler için verilmesi gereken kararlar nedeniyle geçmişe oranla çok daha zorlu bir yıl olacak. Özellikle de 72 ay ve üstü yaş grubunda çocuğu olan veliler için. Çocukları birinci sınıfa zorunlu olarak başlayacak olan veliler aylardır 'Çocuğumu okula göndermek istemiyorum, çocuğumu okula göndermezsen ne olur?' sorularına yanıt bulmak için MEB'den açıklama bekliyor. İlkokul birinci sınıfa başlaması zorunlu yaş grubundaki çocukların aileleri Koronavirüs salgının halen etkisini sürdürdü

Çocuklara yazı yazmayı sevdirecek eğlenceli yol

Çocukların yazı yazma becerilerinin gelişmesi için ellerindeki ince kaslarının gelişmiş olması şart. Okul öncesi dönemde yapılacak basit aktivitelerle hem çocuğunuzun ince kaslarının gelişmesine yardımcı olabilir hem de yazı yazarken el kontrolü kabiliyetini geliştirebilirsiniz. Yazı yazmaya hazırlık tahtası tam da bu işi görecek eğlenceli bir yöntem. İhtiyacınız olan bir karton kutudan kesilmiş mukavva parçaları, bir kaç tane A4 kağıdı, harita raptiyeleri ve yapışkanlı dekor kağıtları. Yazı yazmaya hazırlık tahtasının nasıl yapılacağını playerdaki videomuzdan izleyebilirsiniz.

Çocuğum yemek yemeyince çok sinirleniyorum diyen annelere!

Çocuğum yemek yemediğinde çok sinirleniyorum, bağırıyorum, kendime hakim olamıyorum. Sonra pişman olup vicdan azabı yaşıyorum ama bir sonraki öğünde yeniden aynı şey oluyor ve ben yine bağırıp çağırıyorum. Öyle ki ev içinde hiç huzurumuz kalmadı. Yemek vakitleri yaklaştıkça geriliyorum, stres basıyor. Eşimle de sürekli çocuğumuz yemek yemiyor diye tartışıyoruz. O da sorunun ben de olduğunu ve fazla abarttığımı söylüyor. Durmadan bu yüzden kavga ediyoruz. Ne yapacağımı bilmiyorum! Bu satırlar çocuğu yeme sorunu yaşayan çok sayıda anneden gelen ortak seslerin bir yansıması. Saatlerce mutfakta geçirilen zaman, özenle hazırlanan yemeklerin ziyan oluşu, çocukların ısrarı, ağlaması, öğürmesi, kusması ve sonunda gelen sinir harbi. Neden çocuklarımız yemek yemediği zaman bu kadar çok sinirleniyoruz? Neden biz anneler bu derece kontrolden çıkarken babalar bir kenarda her şey yolundaymış gibi oturabiliyor? İşin sırrı biraz yaratılış da biraz da annelerin zorlu hayatlarında gizli. Biz kadınlar, y

Çocuğum yemek yemiyor biliyorum aç diyen anneler dikkat!

Çocuğunun yemek yemediğinden şikayet eden bir danışamın bana gönderdiği mesajda adeta yardım çığlığı atıyordu. Çocuğu yemekleri özellikle de kahvaltı sırasında kusuyor, öğürüyordu. Diğer öğünlerde de yemek yemiyordu. Çocuğun yemek yememesi anneyi öyle yıpratmıştı ki aile ilişkilerinin bozulduğunu, eşiyle sorunlar yaşadığını anlatıp. kendisinin bile terapiye ihtiyacı olduğunu yazmıştı. Mesajındaki bir cümlede ise 'Çok az yiyor biliyorum aç ama yemiyor. Doyamaz bu kadar yiyecekle!' diyordu. 'Yedi ama çok az. Çocuğum kesin aç' fikri her annenin aklının bir köşesinde durur, içini kemirir kemirir! Öğünden kalanları yedirmek için peşinde koşarız. Olmadı lezzetiyle başını döndürecek şeyler pişiririzi mesela bir tabak patates kızartması. 'Aman yesin de ne yerse yesin yeterki kaynı doysun' der eline iki bisküvi, biraz çikolata olmadı bir bardak meyve suyu veririz. Çocuğumuz bunlardan birini yerse kendimizi mutlu hisseder bir sonraki öğüne kadar sakinliğimizi koruruz. Çün

Yaz tatilinde çocuklar ne yapmalı işte bizim evin planı!

Yaz tatilinde çocuklar ne yapmalı? Okullar için bu yıl yaz tatili resmi olarak değil ama fiilen başladı. Uzun Ramazan Bayramı tatili çocukları bu yıl erkenden yaz tatiline kavuşturdu. Her yaz tatilinde olduğu gibi biz velilerin aklında yine çocuklar yaz tatilinde ne yapmalı, ders çalışmalı mı soruları var! Bir tarafımız 'Aman bırak çocuk tatilin tadını çıkarsın'  derken, diğer yarımız  'ama biraz kitap okusun, biraz test çözsün, azcık da ders çalışsın'  demeden duramıyor! Söz konusu çocukların yaz tatilini nasıl geçirmeleri gerektiği olunca kabul edelim karar vermek zor. Burada doğru kararları vermek için bakış açımızı tek bir noktadan farklı bakış açılarını içeren geniş bir perspektife çevirmekte fayda var. Öncelikle karnelerdeki durumlar her ne olursa olsun tatil çocukların hakkı. Hiçbirimiz yılın kısa bir süresini kapsamayan tatillerde çalışmak istemeyiz. Dolayısıyla çocuklarımızın da 9 aylık sıkı bir okul maratonu sonrası ders çalışmak en son isteyecekleri

Çocuklar neden her şeyi yere atar? Bakış açınızı değiştirecek öneriler!

Çocuklar ve bebekler neden her şeyi yere atıp, döker? Beşikte, kundakta sakince yatırıp uyuttuğunuz, sonra ilk dönüşlerini ilk adımlarını merakla beklediğiniz çocuğunuz şu sıralar eline ne bulduysa atıp, döküyor mu? Ne yapsanız çocuğunuzu durduramıyor, ne söylüyorsanız başarısız mı oluyorsununuz? Döküp atmalarına bir de öfke nöbetleri mi eklenmeye başladı? Korkmayın çocuğunuz büyüyor! Tek yapmanız gereken belki de bakış açınızı değiştirmektir! Öncelikle kabul edin. 2 yaş civarına yaklaşan çocuklar ellerine geçirdikleri her şeyi yere atar, döker, fırlatırlar. Bunu yaparken kendilerinin yada başkalarının zarar göreceğini düşünmezler. Tek yapmak istedikleri eline aldığı şeyi atınca neler olduğunu izlemek, deneyimlemektir. Ancak bu yaş grubunda tek bir deneyim yada bir kaç deneyim yeterli değildir. Yani bir kez elindeki bardağı yere attığında olanı görüp 'ha tamam atınca yere düşüyormuş, ses çıkarıyormuş, su dökülüyormuş' diye düşünemezler. Sadece olana odaklanırlar ancak

İnatçı çocukla doğru iletişim nasıl kurulur?

İnatçı çocukla doğru iletişim nasıl kurulur? Geçen haftalarda bir okurumuz 5 yaşındaki oğluyla yaşadığı bir sorunu paylaşmıştı. Durum özetle şöyleydi: Çocuğun okula uyumuyla ilgili hiçbir sorunu yok. Ancak gerek arkadaşlarıyla ilişkisinde gerekse ev içinde aile bireyleriyle ilişkisinde 'istediği olmadığı' zaman hırçınlaşma, oyundan çıkma ve iletişimi kesme yönünde tavır gösteriyordu. Benzer sıkıntıları çok sayıda ailenin yaşadığını düşünerek okurumuza verdiğim yanıtın bir benzerini köşeye taşımak gerektiğini düşündüm. Umarım benzer sorunlar yaşayan anne babalara da yol gösterici olur! Öncelikle böyle bir durum yaşıyorsunuz bakabilceğimiz ilk yer çocuğumuzun yaşı olmalı. Çünkü çocukların davranışlarını analiz ederken yaş çok belirgin bir faktör olarak karşımıza çıkar. Okurumuzun durumundaki gibi 5 yaşındaki çocuklar, kendi benlik duyguları gelişmiş, kendi başlarına bir şeyler başarma istediğiyle donanmış olurlar. Bu yaşlar tam da bu özelliklerinin gerektirdiği davranışlar