Ana içeriğe atla

Çocuklar neden terk edilme korkusu yaşar?



Çocuklar neden terk edilme korkusu yaşar? Çocuklarda ayrılma ve terk edilme korkusunun nedenleri çoğunlukla biz anne babaların yanlışlarından oluşur. Peki terk edilme, yalnız kalma korkusu çocuklarda nasıl belli olur, terk edilme korkusu nasıl aşılır? İşte yanıtları...

"Çocuklar neden tırnak yer?" başlıklı yazımı okuyan iki çocuk annesi bir okurumuzdan mail aldım. Kendisinin izni olmadığı için ismini ve mailin detaylarını aktarmak istemiyorum. 3 yaşında bir oğlu ve yeni bir bebeği olan okurum da birçok anne baba gibi çocuğunun tırnaklarını yemesinden şikayetçiydi. Tırnak yeme sorununa ilişkin yazımızı okuyup çocuğunu gözlemlemeye başlayınca asıl sorunun oğlunda 'yalnız kalma, terk edilme' korkusu olduğunu keşfetmiş. "Yazınızı okurken ağladım" diyen sevgili okurum çocuğuna nasıl yardımcı olabileceğini sormuş. Çocuğunda terk edilme, yalnız kalma korkusu yaşayan başka ailelere de yol gösterici olması adına bir derleme yapmak istedim. Buyrun başlayalım!

Keşke çocuklarımızı yetiştirirken her şey mükemmel olsa da hiç hata yapmasak ama böyle bir gerçeklik yok. İşe anne baba da olsanız hata yapabileceğinizi kabul ederek başlamak şart. Sonrasında çocuğunuzda ve çocuğunuzla olan bir sorun bir bozulma seziyorsanız şanslı olduğunuzu bilin. Çünkü ortada sorunlar varken hiç sorun olmadığını sanmanın maliyeti çok acı olabilir. Sorunun varlığını kabul edip kolları sıvarsanız yüzde 50'yi başından başarmış olursunuz.

Çocuklarda terk edilme, yalnız kalma korkusu çok erken yaşlarda başlayabilir. Okurumuzun yaşadığı durumda olduğu gibi 3 yaşında bir çocuk çok şiddetli terk edilme, yalnız kalma korkusu yaşayabilir. Hissettiklerini anlatamasa da hareketleriyle durumunu çok net ortaya koyabilir.

Mesela;

- Ailesinden özellikle de annesinden asla ayrılmak istemez.

- Yalnız yatamaz.

- Bir odada dahi yalnız kalmayı reddeder.

- Okul, kreş vs. gibi ortamlara girmeyi reddeder.

- Gece uykusu düzensiz olur.

- Hırçınlaşır ya da içine kapanır.

- Özgüvensiz bir profil çizerler, denemekten korkarlar.

- Arkadaşlık kurmakta zorlanır, kardeşine karşı öfke ve reddetme içinde olabilir. 


Peki ne oluyor da bu yaşta bir çocukta terk edilme korkusu gelişiyor?

Ne yazık ki bu sorunun yanıtı biz yetişkinlerin yanlış davranışlarında gizli.

Çocuklar terk edilme, yalnız kalma gibi korkuları yaşıtlarından değil biz yetişkinlerden öğrenirler. Biz yetişkinlerin çocuklarımızdan ayrılma şeklimiz onlarda yalnız kalabilme yeteneği geliştirebileceği gibi, yalnız kalamama, terk edilme hissi gibi korkular geliştirmelerine de neden olabilir.

Eğer ebeveynler ve bakımdan sorumlu diğer yetişkinler çocukla doğru şekilde ayrılmıyorsa bu onda kaygı, endişe ve korku yaratır.

Örneğin,

- Ebeveynlerden biri  'aman uyanmadan kaçayım da ağlamasın' diye çocuk uyurken onu evde başka birileriyle bırakırsa.

- Çocuğunuz siz ondan ayrılırken ağlamasına ve aşırı tepki göstermesine karşın onu bırakıp gitmişseniz.

- Ayrılma anında ağlamaması için ona kızmış, tehdit etmik ya da telkinde bulunmuşsanız.

- Yapmamasını istediğiniz bir davranışı ortadan kaldırmak için 'bak giderim başkasının annesi olurum. Başka çocukları severim vs.' gibi sözler sarf etmişseniz.

- Sizin dışınızda başka bir yetişkin sürekli çocuğa anne ve babasının gitmesiyle ilgili şaka, espri, korkutma vs. yapıyorsa.


Çocuklarda ayrılma korkusu gelişir. Okurumuzun yaşadığı gibi ayrılma korkusu yaşayan bir çocuğun durumu yeni bir kardeşin doğumuyla kronik bir soruna dönüşebilir. Annesinin gidip dönmeyeceği endişesi tek bir gece bile ondan ayrı kaldığında pekişebilir.

Peki yeniden güvenli bağlanmayı sağlamak için neler yapılabilir?

İşe çocuğunuzun korkularını 'konuşmayarak' başlamalısınız. Bu tip sorunları çocuğunuzla konuşarak aşamayacağınızı ilin. Küçük yaş grubundaki bu tip çocukları ancak anne ve babanın güvenli davranışları rahatlatır.

Bu tip sorunlar yaşayan çocukları anne ve babalar kendi hayatlarına dahil etmelidirler. Demek istediğim çocuğunuzu götürebileceğiniz her yere götürün. 'Çocukla zor olur şimdi' deyip onu geride bırakmayın. Biraz daha fazla zaman almasa da mesela alışverişe onu da götürün, doktora gelmesine izin verin. Çocuğunuz sizin hayatınıza dahil oldukça insanların farklı yerlere gidip döndüğünü kanıtsar ve normalleştirir.

Eğer gerçekten çocuğunuzdan ayrılmanıza neden olacak bir durum varsa bunu mutlaka ona anlatın. Basit cümlelerle neden gittiğinizi, neden onun gelemeyeceğini ve mutlaka geri döneceğinizi sakince anlatın. Ayrılıkları kolaylaştırmasına yardımcı olun. Mesela, 'Sen bana 3 tane resim çiz, ben de sana 3 tane resim çizeyim döndüğümde resimleri değiştirelim' deyin. Bu onun kafasında sizin dönüşünüzü somutlaştırır ve süreci kolay atlatmasına yardımcı olur.

Günlük rutininizde çocuklarınızdan yardım alın. Çocuğunuzla paylaşacaklarınızın bir sınırı olmadığını bilin. Ona fiziken ve ruhen zarar verebilecek şeylerin dışındaki her şeye dahil olmasını sağlayın. Bırakın masayı hazırlasın, çamaşırları asmanıza yardımcı olsun. Yaratıcılığınıza güvenin. Çocuklarınızla geçirdiğiniz her mutlu an size de iyi gelecektir. Hatırlayın! Kendini değerli hisseden çocukların özgüvenleri gelişir.



Ve en önemlisi 'gülün, güldürün.'

Mutlu olan çocuklar ailelerine güvenli bağlanırlar. Siz çok gülün siz güldükçe onlar da mutlu ve güvenli olacaklar.

Siz kendinizi huzurlu ve mutlu hissederseniz çocuklarınız kaygı duymaz. Kaygıdan uzaklaşan çocuklar saplantılı davranışları terk eder.

Deniz Temur'u sosyal medyadan da takip edebilirsiniz

facebook.com/obenimannem

instagram.com/obenimannem

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım?

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım? sorusu bu sıralar obenimannem.com okurları tarafından sıklıkla bize soruluyor. Çocuğumu 1. sınıfa göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenleri sizler için derledik. Çocuğunu okula göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenler Milli Eğitim Bakanlığı'nın okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumları yönetmeliğiyle düzenlenmiştir. Bu yönetmeliğe göre, 66 ve 71 ay arası çocukların okula başlama tercihi velilerine bırakılmıştır. Eğer çocuğunuzun yaşı 69-71 ay aralığındaysa ve çocuğunuzu 1. sınıfa göndermek istemiyorsanız kamu ve üniversite hastanelerinden rapor almanız gerekmektedir. Bu raporların çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları tarafından düzenlenmesi ve çocuğun gelişiminin okula başlamaya uygun olmadığına dair ifadeleri içermesi gerekmektedir. Eğer çocuğunuzun yaşı 60-66 ay aralığındaysa ve okula gitmesini istemiyorsanız rapor almanıza gerek yok. Ailelerin çocuklarını okula göndermek istemediklerini belirten bir dil

1 yaşındaki bebek neden yemek yemez?

Bebeğinizle ek gıdaya geçtiniz! Püreler hazırladınız kimini yedi kimini yemedi ama yine de iyi kötü besinlerle tanışmasını sağladınız. Sonra bebeğiniz ilk yaşına geldi ve siz onun artık daha farklı şeyler yiyebileceğini, püreler, rondolar yerine taneli gıdaları yiyebileceği için sevinmeye başladınız. Artık dişleri de çıktığına göre her şey daha kolay olacak diye düşündünüz! Ama hiç de öyle olmadı! 1 yaşından sonra bebeğiniz önüne konulan yeni şeyleri reddetmeye, ağzına aldığı yiyecekleri şiddetle öğürmeye ve kusmaya başladı. Rondoyla olan muhabbetiniz daha da koyulaştı! Saatlerce uğraşıp pişirdiğiniz yemeği kusursuzca rondoladınız. Ama yine de işe yaramadı değil mi bebeğiniz ilk kaşıkta her şeyi çıkardı. Üzülmeyin yalnız değilsiniz!  1 yaşından sonra bebeklerde yemeklere karşı ortaya çıkan direncin çok mantıklı bir nedeni var. Okuyunca içinizin rahatlamasını umuyorum. İnsan beyni hala ilkel dönemlerdeki gibi çalışır. Yani tek amaç var. Hayatta kalmak! Bu bebekler i

RAM raporu ile kayıt erteleme nasıl olur?

RAM raporu ile kayıt erteleme mümkün mü, nasıl yapılır? Koronavirüs salgını hayatımıza bir de RAM raporunu soktu. Uzun yıllardır özel öğrenme güçlüğü olan öğrenciler için uygulanan RAM raporu süreci Koronavirüs salgını nedeniyle çocuklarını okula göndermek istemeyen velilerin için bir kaçış umuduna dönüştü. 72 aylık çocuklarını okula göndermek istemeyen veliler çocukları için RAM raporu almayı bile göze almış durumda. Peki nedir bu RAM raporu, nasıl alınır, şartları neler? Daha da önemlisi RAM raporu ile kayıt erteleme mümkün mü?  Geçen haftalarda kaleme aldığım ‘ Çocuğumu okula göndermezsen ne olur’  Başlıklı yazıyı okuyup bana ulaşanlar RAM raporunu sordu. Bu yazı da çocuğunu okula göndermek istemeyip RAM raporu hakkında bilgi arayanlar için gelsin. İşe RAM raporu ne demek onu açıklayarak başlayalım! RAM Raporu Rehberlik ve Araştırma Merkezleri’nin adının kısaltılmasından geliyor. Rehberlik ve Araştırma Merkezleri Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı çalışan bir yapı. Görevleri özel ve de

Çocuklara yazı yazmayı sevdirecek eğlenceli yol

Çocukların yazı yazma becerilerinin gelişmesi için ellerindeki ince kaslarının gelişmiş olması şart. Okul öncesi dönemde yapılacak basit aktivitelerle hem çocuğunuzun ince kaslarının gelişmesine yardımcı olabilir hem de yazı yazarken el kontrolü kabiliyetini geliştirebilirsiniz. Yazı yazmaya hazırlık tahtası tam da bu işi görecek eğlenceli bir yöntem. İhtiyacınız olan bir karton kutudan kesilmiş mukavva parçaları, bir kaç tane A4 kağıdı, harita raptiyeleri ve yapışkanlı dekor kağıtları. Yazı yazmaya hazırlık tahtasının nasıl yapılacağını playerdaki videomuzdan izleyebilirsiniz.

Çocuğum yemek yemiyor biliyorum aç diyen anneler dikkat!

Çocuğunun yemek yemediğinden şikayet eden bir danışamın bana gönderdiği mesajda adeta yardım çığlığı atıyordu. Çocuğu yemekleri özellikle de kahvaltı sırasında kusuyor, öğürüyordu. Diğer öğünlerde de yemek yemiyordu. Çocuğun yemek yememesi anneyi öyle yıpratmıştı ki aile ilişkilerinin bozulduğunu, eşiyle sorunlar yaşadığını anlatıp. kendisinin bile terapiye ihtiyacı olduğunu yazmıştı. Mesajındaki bir cümlede ise 'Çok az yiyor biliyorum aç ama yemiyor. Doyamaz bu kadar yiyecekle!' diyordu. 'Yedi ama çok az. Çocuğum kesin aç' fikri her annenin aklının bir köşesinde durur, içini kemirir kemirir! Öğünden kalanları yedirmek için peşinde koşarız. Olmadı lezzetiyle başını döndürecek şeyler pişiririzi mesela bir tabak patates kızartması. 'Aman yesin de ne yerse yesin yeterki kaynı doysun' der eline iki bisküvi, biraz çikolata olmadı bir bardak meyve suyu veririz. Çocuğumuz bunlardan birini yerse kendimizi mutlu hisseder bir sonraki öğüne kadar sakinliğimizi koruruz. Çün

Çocuğum yemek yemeyince çok sinirleniyorum diyen annelere!

Çocuğum yemek yemediğinde çok sinirleniyorum, bağırıyorum, kendime hakim olamıyorum. Sonra pişman olup vicdan azabı yaşıyorum ama bir sonraki öğünde yeniden aynı şey oluyor ve ben yine bağırıp çağırıyorum. Öyle ki ev içinde hiç huzurumuz kalmadı. Yemek vakitleri yaklaştıkça geriliyorum, stres basıyor. Eşimle de sürekli çocuğumuz yemek yemiyor diye tartışıyoruz. O da sorunun ben de olduğunu ve fazla abarttığımı söylüyor. Durmadan bu yüzden kavga ediyoruz. Ne yapacağımı bilmiyorum! Bu satırlar çocuğu yeme sorunu yaşayan çok sayıda anneden gelen ortak seslerin bir yansıması. Saatlerce mutfakta geçirilen zaman, özenle hazırlanan yemeklerin ziyan oluşu, çocukların ısrarı, ağlaması, öğürmesi, kusması ve sonunda gelen sinir harbi. Neden çocuklarımız yemek yemediği zaman bu kadar çok sinirleniyoruz? Neden biz anneler bu derece kontrolden çıkarken babalar bir kenarda her şey yolundaymış gibi oturabiliyor? İşin sırrı biraz yaratılış da biraz da annelerin zorlu hayatlarında gizli. Biz kadınlar, y

Bebek Liderliğinde Beslenme-BLW'den önce mutlaka bilmeniz gerekenler

Bebek beslenmesiyle ilgili pek çok farklı akım var. Yaygın olanı sadece anne sütüyle beslenmenin bittiği ek gıdaya geçişte püre ve muhallebi kıvamlı gıdalara öncelik veren klasik akım. Bir çoğunuz da bu yolla çocuklarımızı büyüttük. Ancak son yıllarda popülerliği hızla artan yeni bir akım var. Baby Led Weaning-BLW olarak anılan Türkçe'ye ise Bebek Liderliğinde Beslenme olarak geçen bu akımda püre ve muhallebi kıvamı yok. Akımın öncülerine göre bebekler zaten yutmayı biliyorlar onların öğrenmesi gereken çiğnemek. Dolayısıyla ek gıdaya geçişte yapılması gereken şey bebekler için yemesi uygun olan yiyeceklerin onlar için güvenli boyutlarda sunulması. Ezme, rendeleme yok! Burada öncü olan da bebeğin kendisi olmalı. Yani besleme diye bir şey yok. Seçilen ve hazırlanan yiyecekler bebeklerin önüne konulmalı ve bebekler yemeye kendileri istek göstermeli. Eğer bebeğiniz yemeklere dokunmuyor ve onları ağzına götürmek istemiyorsa henüz ek gıdaya geçiş için hazır değil  demek.

Toplama-çıkarma nasıl öğretilir? Sayı Güneşi yöntemi

Bir sayı hangi sayılardan oluşur? Sayı Güneşi'yle işi başında çocuğunuzun 4 işlemin inceliklerini öğrenmesini sağlayabilirsiniz. Yapmanız gereken çok basit. Sarı kartondan kesilen yuvarlakların içine bir sayı yazın, sonra tahta mandalların üzerine o sayıyı oluşturan sayıları yazın örneğin hedef sayınız 10 olsun. Mandalların üzerine 10 sayısını oluşturan farklı toplama kombinasyonları yazın. 5+5, 2+8, 1+9, 6+4 gibi, Farklı sayılar için de bir kaç tane Sayı Güneşi hazırlayın. Sonra çocuğunuzun doğru kombinasyonları bulmasına yardımcı olun. Bu etkinlikle çocuğunuz hem erken dönem matematik becerisini hem de analitik düşünme becerisini geliştirecektir. Aynı zamanda mandal kullanımının çocuklarda ince motor becerisi gelişimi destekleyen bir araç olduğun da unutulmamalıdır.

Çocuğumu okula göndermezsen ne olur?

2019-2020 döneminde çocuğunuzu okula göndermezseniz ne olur? Koronavirüs nedeniyle çocuğunu okula göndermek istemeyen aileler için idari para cezasından çocuğun velayetinin alınmasına varan yasal düzenlemeler var. Özellikle birinci sınıfa başlayacak olan 72 ay ve üstü yaş grubunda çocukları olanlar MEB'den ara bir düzenleme bekliyor.  Çocuğumu okula göndermek istemiyorum diyen aileleri bekleyenlerin detayları ve yapılabilecek bir kaç öneriyi sizler için kaleme aldım. 2019-2020 öğretim yılı veliler için verilmesi gereken kararlar nedeniyle geçmişe oranla çok daha zorlu bir yıl olacak. Özellikle de 72 ay ve üstü yaş grubunda çocuğu olan veliler için. Çocukları birinci sınıfa zorunlu olarak başlayacak olan veliler aylardır 'Çocuğumu okula göndermek istemiyorum, çocuğumu okula göndermezsen ne olur?' sorularına yanıt bulmak için MEB'den açıklama bekliyor. İlkokul birinci sınıfa başlaması zorunlu yaş grubundaki çocukların aileleri Koronavirüs salgının halen etkisini sürdürdü

Çalışan annenin talebidir: Ücretli doğum izni uzatılsın!

Çalışan annenin resmini çiz deseler tam da böyle bir şey çizerdim. Bebeği daha 2.5 aylıkken çalışmaya dönmüş, 1.5 yaşına gelene kadar homeoffice düzeniyle tam zamanlı çalışmış, sonra her hastalıkta, kar tatilinde evde çalışmış, maymun gibi çocuğunu yakasında taşımış çalışan bir anne olarak başka bir resim aklıma gelmezdi heralde. Bu resimdeki anne 27 yaşında Melody Blackwell ve ABD'de bir klinikte çalışıyor. 13 Aralık'ta bu fotoğrafını Facebook'ta paylaştıktan sonra bir günde 700 kezden fazla paylaşılarak tanınır hale geldi. Melody kızı Nora-Jo'yu doğurduktan 3 ay sonra izni bittiği için işe dönmek zorunda kalan milyonlarca çalışan kadından sadece biri. Haftada 1 gün ofise gitmek zorunda olan Melody, haftanın 4 günü de evden çalışıyordu. Ofis günlerinde de kızını yanında götürüyor. İlk bakışta bir çoğumuz için evden çalışma büyük bir nimet gibi geliyor kulağa değil mi? Hele ki çocuğunu ofise götürebilmek çalışan annelerin hemen hemen hepsi için 'imkansız&#