Ana içeriğe atla

Türkiye'nin ilk çocuk kuluçka merkezi açıldı


Türkiye’nin ilk çocuk kuluçka merkezinde çocuk girişimcilik dersleri başladı. Girişim dünyasının en genç temsilcileri Fikir Değirmeni Çocuk Kuluçka Merkezi’nde kariyerlerinin ilk ticari faaliyetlerini başlatıyor. Girişimcilik ve startup ekosistemin her geçen gün ağırlığını artıran Workinton şubelerinde çalışmalarını yürütecek çocuklar fikirlerini ticarileştirmek için çabalayacak.

Fikir Değirmeni Çocuk Kuluçka Merkezi, 2 yıl boyunca, hafta sonları 9-17 yaş aralığında yer alan çocuklara fikir, proje ve iş geliştirme alanlarında eğitim verip, çocuklardan yenilikçi ve üretim esaslı iş modelleri geliştiriyor. Fikir Değirmeni meslek seçiminde büyük kararsızlık yaşayan Türk gençlerine de örnek bir model ortaya koymuş oluyor. Workinton, ofislerinin kapılarını Fikir Değirmeni’ne açarak geleceğin girişimcilerinin yetişmesine katkı sağlıyor. Araştırarak öğrenen, deneyimleyen, kendini geliştiren bireyler yetiştirme hedefi ile kurulan Fikir Değirmeni Çocuk Kuluçka Merkezi’nde çocuklar için 4 farklı model eğitim veriliyor.
Bu modeller:

Akademi Eğitimi: Çocuklar akademi eğitimi boyunca fikir, proje ve iş geliştirme alanlarında eğitim alıyor.
Kulüp Eğitimleri: Akademi derslerine katılmak yerine sadece bir alanda uzmanlaşmak isteyen çocuklara hafta içi akşamları 4 saatlik dersler veriliyor.
Etkinlikler: Her ay çocukların aileleri ile birlikte katılabileceği üretim ve geliştirme esaslı atölyeler düzenleniyor.
Kuluçka Eğitimi: 2 yıllık eğitim sonunda çocukların girişimlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak için mekân, eğitim, mentorluk vb. alanlarda birçok hizmet sunuluyor.

Fikir Değirmeni Kurucusu Burak Kartal, bireylerin 18 yaşına geldikten sonra üretmekten ve geliştirmekten uzakta kaldığını belirterek, “Üretme ve geliştirme süreci aslında bir bilinçtir. Bu bilincin çocuk yaşta aşılanması gerektiğine olan inancımızla Fikir Değirmeni Çocuk Kuluçka Merkezi’ni kurduk. Çocuklara girişimcilik bilincini aşılamak için tek bir merkezde dersleri işlemektense farklı noktalarda işlemenin faydalı olduğunu düşünüyoruz. Bu kapsamda çocuklar Workinton’un yenilikçi çalışma alanlarında farklı başarı hikayelerini dinleyerek kendi hikayelerini oluşturma fırsatı yakalıyor. Workinton’un ilham veren ofislerinde yenilikçi ve yaratıcı iş fikirleri geliştiriyor. Çocuklarımız böyle bir ekosistemin içerisinde olmaktan oldukça memnun” diye konuştu.

Workinton çatısı altında üçüncü girişim programını başlatmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Workinton CEO’su Pınar Massena, “Workinton Kuluçka Merkezi, Kuveyt Türk ile operasyonu birlikte yürüttüğümüz Lonca Girişimcilik Merkezi’nin ardından Fikir Değirmeni Çocuk Kuluçka Merkezi’ne de ev sahipliği yapacağız. Türkiye’nin girişim ve startup ekosistemine katkılarımızı sürdürürken yaş sınırını çok daha gerilere çekiyoruz” dedi.

Tüm dünyada bilginin potansiyel güç olduğunun herkes tarafından kabul edildiğini aktaran Pınar Massena, “Bence asıl güç kişisel olarak harekete geçmek ve bir organizasyon içinde yer almaktır. Workinton, yapısı ve şirket kültürü gereği ortak çalışmayı benimseyen insanların mekanı oldu. Bugün gelecekten pay almak için harekete geçen Fikir Değirmeni Çocuk Kuluçka Merkezi üyelerinin de bizim çatımız altında çok kazançlı çıkacaklarına inanıyoruz. Burada çalışan ablaları ve abileri, onların vizyonlarına yeni bakış açıları kazandıracak. Sonuçta Türkiye’nin kazanacağı çok başarılı girişimler ortaya çıkacaktır” şeklinde konuştu.

Pınar Massena’nın konuşmasının ardından Fikir Değirmeni Çocuk Kuluçka Merkezi’nin temsilen Muhammed Talha Vardi, Şevval Özer, Ece Sonar, Lale Yılmaz, Azra Toroman isimli çocuklar da geliştirdikleri iş fikirlerini sundular. Girişimlerini ve gelecek hayallerini paylaşan çocuklar, ekip çalışması ile becerilerini artıracaklarını ifade etti.

Çocuklar daha sonra Workinton CEO’su Pınar Massena’ya “Girişimcilerin Annesi” ödülünü verdi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

1 yaşındaki bebek neden yemek yemez?

Bebeğinizle ek gıdaya geçtiniz! Püreler hazırladınız kimini yedi kimini yemedi ama yine de iyi kötü besinlerle tanışmasını sağladınız. Sonra bebeğiniz ilk yaşına geldi ve siz onun artık daha farklı şeyler yiyebileceğini, püreler, rondolar yerine taneli gıdaları yiyebileceği için sevinmeye başladınız. Artık dişleri de çıktığına göre her şey daha kolay olacak diye düşündünüz! Ama hiç de öyle olmadı! 1 yaşından sonra bebeğiniz önüne konulan yeni şeyleri reddetmeye, ağzına aldığı yiyecekleri şiddetle öğürmeye ve kusmaya başladı. Rondoyla olan muhabbetiniz daha da koyulaştı! Saatlerce uğraşıp pişirdiğiniz yemeği kusursuzca rondoladınız. Ama yine de işe yaramadı değil mi bebeğiniz ilk kaşıkta her şeyi çıkardı. Üzülmeyin yalnız değilsiniz!  1 yaşından sonra bebeklerde yemeklere karşı ortaya çıkan direncin çok mantıklı bir nedeni var. Okuyunca içinizin rahatlamasını umuyorum. İnsan beyni hala ilkel dönemlerdeki gibi çalışır. Yani tek amaç var. Hayatta kalmak! Bu bebekler i

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım?

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım? sorusu bu sıralar obenimannem.com okurları tarafından sıklıkla bize soruluyor. Çocuğumu 1. sınıfa göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenleri sizler için derledik. Çocuğunu okula göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenler Milli Eğitim Bakanlığı'nın okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumları yönetmeliğiyle düzenlenmiştir. Bu yönetmeliğe göre, 66 ve 71 ay arası çocukların okula başlama tercihi velilerine bırakılmıştır. Eğer çocuğunuzun yaşı 69-71 ay aralığındaysa ve çocuğunuzu 1. sınıfa göndermek istemiyorsanız kamu ve üniversite hastanelerinden rapor almanız gerekmektedir. Bu raporların çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları tarafından düzenlenmesi ve çocuğun gelişiminin okula başlamaya uygun olmadığına dair ifadeleri içermesi gerekmektedir. Eğer çocuğunuzun yaşı 60-66 ay aralığındaysa ve okula gitmesini istemiyorsanız rapor almanıza gerek yok. Ailelerin çocuklarını okula göndermek istemediklerini belirten bir dil

RAM raporu ile kayıt erteleme nasıl olur?

RAM raporu ile kayıt erteleme mümkün mü, nasıl yapılır? Koronavirüs salgını hayatımıza bir de RAM raporunu soktu. Uzun yıllardır özel öğrenme güçlüğü olan öğrenciler için uygulanan RAM raporu süreci Koronavirüs salgını nedeniyle çocuklarını okula göndermek istemeyen velilerin için bir kaçış umuduna dönüştü. 72 aylık çocuklarını okula göndermek istemeyen veliler çocukları için RAM raporu almayı bile göze almış durumda. Peki nedir bu RAM raporu, nasıl alınır, şartları neler? Daha da önemlisi RAM raporu ile kayıt erteleme mümkün mü?  Geçen haftalarda kaleme aldığım ‘ Çocuğumu okula göndermezsen ne olur’  Başlıklı yazıyı okuyup bana ulaşanlar RAM raporunu sordu. Bu yazı da çocuğunu okula göndermek istemeyip RAM raporu hakkında bilgi arayanlar için gelsin. İşe RAM raporu ne demek onu açıklayarak başlayalım! RAM Raporu Rehberlik ve Araştırma Merkezleri’nin adının kısaltılmasından geliyor. Rehberlik ve Araştırma Merkezleri Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı çalışan bir yapı. Görevleri özel ve de

Çocuğumu okula göndermezsen ne olur?

2019-2020 döneminde çocuğunuzu okula göndermezseniz ne olur? Koronavirüs nedeniyle çocuğunu okula göndermek istemeyen aileler için idari para cezasından çocuğun velayetinin alınmasına varan yasal düzenlemeler var. Özellikle birinci sınıfa başlayacak olan 72 ay ve üstü yaş grubunda çocukları olanlar MEB'den ara bir düzenleme bekliyor.  Çocuğumu okula göndermek istemiyorum diyen aileleri bekleyenlerin detayları ve yapılabilecek bir kaç öneriyi sizler için kaleme aldım. 2019-2020 öğretim yılı veliler için verilmesi gereken kararlar nedeniyle geçmişe oranla çok daha zorlu bir yıl olacak. Özellikle de 72 ay ve üstü yaş grubunda çocuğu olan veliler için. Çocukları birinci sınıfa zorunlu olarak başlayacak olan veliler aylardır 'Çocuğumu okula göndermek istemiyorum, çocuğumu okula göndermezsen ne olur?' sorularına yanıt bulmak için MEB'den açıklama bekliyor. İlkokul birinci sınıfa başlaması zorunlu yaş grubundaki çocukların aileleri Koronavirüs salgının halen etkisini sürdürdü

Çocuklara yazı yazmayı sevdirecek eğlenceli yol

Çocukların yazı yazma becerilerinin gelişmesi için ellerindeki ince kaslarının gelişmiş olması şart. Okul öncesi dönemde yapılacak basit aktivitelerle hem çocuğunuzun ince kaslarının gelişmesine yardımcı olabilir hem de yazı yazarken el kontrolü kabiliyetini geliştirebilirsiniz. Yazı yazmaya hazırlık tahtası tam da bu işi görecek eğlenceli bir yöntem. İhtiyacınız olan bir karton kutudan kesilmiş mukavva parçaları, bir kaç tane A4 kağıdı, harita raptiyeleri ve yapışkanlı dekor kağıtları. Yazı yazmaya hazırlık tahtasının nasıl yapılacağını playerdaki videomuzdan izleyebilirsiniz.

Çocuğum yemek yemeyince çok sinirleniyorum diyen annelere!

Çocuğum yemek yemediğinde çok sinirleniyorum, bağırıyorum, kendime hakim olamıyorum. Sonra pişman olup vicdan azabı yaşıyorum ama bir sonraki öğünde yeniden aynı şey oluyor ve ben yine bağırıp çağırıyorum. Öyle ki ev içinde hiç huzurumuz kalmadı. Yemek vakitleri yaklaştıkça geriliyorum, stres basıyor. Eşimle de sürekli çocuğumuz yemek yemiyor diye tartışıyoruz. O da sorunun ben de olduğunu ve fazla abarttığımı söylüyor. Durmadan bu yüzden kavga ediyoruz. Ne yapacağımı bilmiyorum! Bu satırlar çocuğu yeme sorunu yaşayan çok sayıda anneden gelen ortak seslerin bir yansıması. Saatlerce mutfakta geçirilen zaman, özenle hazırlanan yemeklerin ziyan oluşu, çocukların ısrarı, ağlaması, öğürmesi, kusması ve sonunda gelen sinir harbi. Neden çocuklarımız yemek yemediği zaman bu kadar çok sinirleniyoruz? Neden biz anneler bu derece kontrolden çıkarken babalar bir kenarda her şey yolundaymış gibi oturabiliyor? İşin sırrı biraz yaratılış da biraz da annelerin zorlu hayatlarında gizli. Biz kadınlar, y

Çocuğum yemek yemiyor biliyorum aç diyen anneler dikkat!

Çocuğunun yemek yemediğinden şikayet eden bir danışamın bana gönderdiği mesajda adeta yardım çığlığı atıyordu. Çocuğu yemekleri özellikle de kahvaltı sırasında kusuyor, öğürüyordu. Diğer öğünlerde de yemek yemiyordu. Çocuğun yemek yememesi anneyi öyle yıpratmıştı ki aile ilişkilerinin bozulduğunu, eşiyle sorunlar yaşadığını anlatıp. kendisinin bile terapiye ihtiyacı olduğunu yazmıştı. Mesajındaki bir cümlede ise 'Çok az yiyor biliyorum aç ama yemiyor. Doyamaz bu kadar yiyecekle!' diyordu. 'Yedi ama çok az. Çocuğum kesin aç' fikri her annenin aklının bir köşesinde durur, içini kemirir kemirir! Öğünden kalanları yedirmek için peşinde koşarız. Olmadı lezzetiyle başını döndürecek şeyler pişiririzi mesela bir tabak patates kızartması. 'Aman yesin de ne yerse yesin yeterki kaynı doysun' der eline iki bisküvi, biraz çikolata olmadı bir bardak meyve suyu veririz. Çocuğumuz bunlardan birini yerse kendimizi mutlu hisseder bir sonraki öğüne kadar sakinliğimizi koruruz. Çün

Çocuklar neden her şeyi yere atar? Bakış açınızı değiştirecek öneriler!

Çocuklar ve bebekler neden her şeyi yere atıp, döker? Beşikte, kundakta sakince yatırıp uyuttuğunuz, sonra ilk dönüşlerini ilk adımlarını merakla beklediğiniz çocuğunuz şu sıralar eline ne bulduysa atıp, döküyor mu? Ne yapsanız çocuğunuzu durduramıyor, ne söylüyorsanız başarısız mı oluyorsununuz? Döküp atmalarına bir de öfke nöbetleri mi eklenmeye başladı? Korkmayın çocuğunuz büyüyor! Tek yapmanız gereken belki de bakış açınızı değiştirmektir! Öncelikle kabul edin. 2 yaş civarına yaklaşan çocuklar ellerine geçirdikleri her şeyi yere atar, döker, fırlatırlar. Bunu yaparken kendilerinin yada başkalarının zarar göreceğini düşünmezler. Tek yapmak istedikleri eline aldığı şeyi atınca neler olduğunu izlemek, deneyimlemektir. Ancak bu yaş grubunda tek bir deneyim yada bir kaç deneyim yeterli değildir. Yani bir kez elindeki bardağı yere attığında olanı görüp 'ha tamam atınca yere düşüyormuş, ses çıkarıyormuş, su dökülüyormuş' diye düşünemezler. Sadece olana odaklanırlar ancak

Yaz tatilinde çocuklar ne yapmalı işte bizim evin planı!

Yaz tatilinde çocuklar ne yapmalı? Okullar için bu yıl yaz tatili resmi olarak değil ama fiilen başladı. Uzun Ramazan Bayramı tatili çocukları bu yıl erkenden yaz tatiline kavuşturdu. Her yaz tatilinde olduğu gibi biz velilerin aklında yine çocuklar yaz tatilinde ne yapmalı, ders çalışmalı mı soruları var! Bir tarafımız 'Aman bırak çocuk tatilin tadını çıkarsın'  derken, diğer yarımız  'ama biraz kitap okusun, biraz test çözsün, azcık da ders çalışsın'  demeden duramıyor! Söz konusu çocukların yaz tatilini nasıl geçirmeleri gerektiği olunca kabul edelim karar vermek zor. Burada doğru kararları vermek için bakış açımızı tek bir noktadan farklı bakış açılarını içeren geniş bir perspektife çevirmekte fayda var. Öncelikle karnelerdeki durumlar her ne olursa olsun tatil çocukların hakkı. Hiçbirimiz yılın kısa bir süresini kapsamayan tatillerde çalışmak istemeyiz. Dolayısıyla çocuklarımızın da 9 aylık sıkı bir okul maratonu sonrası ders çalışmak en son isteyecekleri

Down Sendromu testiniz pozitif çıkarsa....

Down Sendromu tarama testiniz pozitif çıktı mı? Benim ki çıktı! Hamileliğimin 4'ncü ayına girerken yapılan 4'lü tarama testleri benim için sonuçlarını alıncaya kadar rutin bir prosedürden ibaretti. İlk hamileliğimde de yapılmıştı. 30'lu yaşlarımın başındaydım her şey normaldi ve benim için o dönem risk diye bir şey yoktu. İkinci hamileliğimde ise durum tamamen farklıydı. Artık 37 yaşındaydım zaten istatistiksel olarak risk grubundaydım. İlk gebeliğimde 6'ncı haftada düşükle sonuçlanmıştı. Dolayısıyla riski yüksek gruptaydım. Kan sonuçlarımda riski tescilledi. Ekranda 'pozitif' ifadesini gördüğümde itiraf etmeliyim nefesim kesildi, boğazım tıkandı. Risk oranı 1/16'ydı. Tıbben 1/300 risk detaylı taramayı mecbur bırakırken, benim için risk 1/16'dıydı. Biraz matematik bilen için bu 'kesin sonuç'  gibi bir şeydi. Bugün 21 Mart Dünya Down Sendromu günü. Bu nedenle benim gibi tarama testleri pozitif çıkan, bir yerlerde detaylı test so