4 aylık bebekle Ukrayna yollarına düşen cesur çift!


'Ukrayna'ya gitmeye ne dersin?' diye sorduğunda eşimi pek ciddiye almamıştım. Aşağıdaki markete gitmeyi bile gözünde büyüten 4 aylık bebe annesi olarak taaaa Ukrayna'ya gitmek tam bir çılgınlıktı. 'He hee gideriz' diyerek konuyu kapattığımızı sanıyordum ki eşim elinde biletlerimizle gelene kadar...

Başka bir ülke nasıl olacak, acaba soğuk mudur, Özgür'ü hasta edersek, uçakta nasıl duracak ağlarsa ne yapacağız, bavula neler koysam... kafamda deli sorular dolanmaya çoktan başlamıştı bile. Biraz eşimim gazı biraz da Instagram'da fellik fellik dolanan 'cool mom'ları görünce benim ne eksiğim var dedim ve başladım hazırlanmaya.

Kime dediysem şöyle bir baktı önce sonra başladı akıl vermeye;
Ne işimiz varmış oralarda kaçıyor muymuş! Ukrayna bebek büyüyünce gidermişiz falan filan.... ama en bomba yorum babamdan geldi hala gülüyoruz aklımıza gelince 'ya çocuğu orada unutursanız.'

Ya lazım olur da bulamazsak diyerek kocaman bir bavul hazırladım. topuklu ayakkabılarımın gece elbiselerimin yerini Özgür'ün biberonu, süt sağma pompası ve çesit çeşit zıbınlar alsa da bu iş de bitmişti.




Ve uçma vakti geldiiii!


Kesin bir şeyleri unuttum, o 2 parça pijama takımını da almalıydım diye diye havaalanına geldik. Oğlumuzun yeni kimliği olduğu için pasaport ve diğer işlemlerde hiç sorun yaşamadık rahatlıkla hallettik. Uçuş için gerisayım çoktan başlamıştı bile. Yeni ve aslında en büyük korkumuz ya uçakta ağlarsa Özgür ne yapacağız sonuçta 2 saate yakın bir yol insanlar rahatsız olacaktı.

Bebek arabasıyla uçağın girişine kadar geldik artık zurnanın son deliğindeyiz ya gülerek ineceğiz uçaktan ya da biz ne yaptık ne diye geldik el kadar bebeyle diyerek 6 günlük tatili zehir edeceğiz kendimize. Yerimize oturduk ilk krizi bebek kemeriyle yaşadık ben de eşimde ilk kez bebekle uçağa biniyorduk haliyle 'lanet olası bebek kemerini' hiç kullanmamıştık. Neyse ki hosteslerin yardımıyla bunu da hallettik. Pilotumuzun seksi sesini de duyduktan sonra uçuş da tatil de artık gerçek anlamda başlıyordu.

İlk yarım saat her şey o kadar yolundaydı ki eşimle yeni tatil planları yapmaya bile başladık. Her ay faklı bir ülke gezmeye karar vermiştik. Taaa ki oğlumuz sıkılana kadar... Birden ağlamaya başladı türlü türlü şebeklikler yapıyoruz oyuncaklar veriyoruz eline ama yok ağlıyor insanların bakışları arasında ne yapacağımızı bilmez bir haldeyken eşim o sihirli cümleyi söyledi. 'Neden emzirmiyorsun karnı açtır' sanki 4 aylık anne olam ben değilim daha önce hiç emzirmemiş gibi parlak geldi bu fikir bana. Daracık alanda zar zor pozisyonumu aldım ve mutlu son! Oğlum bir anda susuverdi. Güzelce karnını doyurdu ve uyumaya başladı. Hiç unutamadığım anlardan birisi de eşimle birbirinize attığımız aşk dolu 'zafer' bakışı.



Bundan sonrası gerçekten tatilin en keyifli ve en güzel anlarıydı. Bebek arabasında gezmeye bayılan oğlumla Lviv'in altına üstüne getirdik. Çocukla girilmez denilen yerlere girdik yapılmaz denen şeyleri bir bir yaptık. Tabi her zamanki gibi 'tatilin tadını yine çocuklar çıkardı'. Sonuçta çocuğunuz mutluysa siz daha mutlu oluyorsunuz tecrübeli anne babalar bunu daha iyi bilir.

Özetle daha çiçeği burnunda bir anne olarak kimseye akıl verecek değilim. Bir çoğunuza göre acemi bile sayılırım hatta. Ama benden size küçük bir tavsiye bebeğiniz var diye hayatı ertelemeyin tam tersi anın tadını doyasıya çıkarın. Evinizden uzaktayken bebeğinize ve ailenize daha da çok bağlanıyorsunuz. Her kafadan çıkan çok bilmiş sesleri bir süreliğine sessize alın kendi içinizi dinleyin ve asla bebeğiniz var diye hayatı ertelemeyin!

Bana 'haydi Esma neler yaşadın bebişle ilk tatil tecrübeni yaz' diyen hamilelik serüvenim boyunca anlamsız sorularımla başının etini kemirdiğim duayen anne Deniz'e de bir selam çakmadan bitirmeyeyim yazımı.

İyi ki varsın Dönis!

1 yorum

  1. Merhaba, anladığım kadarıyla ufaklığın pasaportu yoktu ve fotosuz yeni kimlikle girişte bir sorun yaşamadınız, doğru mu anlamışım?

    YanıtlaSil