Ana içeriğe atla

Öz yeterliliğe sahip çocuk nasıl yetiştirilir?

"ABD'de Harvard, Stanford, Yale, UCLA, MIT ve Princeton gibi itibarlı üniversitelerdeki öğrencilerin çoğunda stres kaynaklı depresyon vakalarının arttığı gözlenmiştir. Ne var ki, öğrencilerin depresyona girmesi ve intihar vakalarının artması aşikar bir şekilde ortada olduğu halde, Amerikalı anne ve babalar çocuklarının bu okullara gitmesini istemeye ve desteklemeye devam etmektedirler."

Yukarıdaki bu satırlar Doğan Cüceloğlu'nun "Geliştiren anne-baba" kitabından. Bu satırları okurken aklıma aylar öne izlediğim bir konuşma geldi. Konuşmacı yukarıda adı geçen üniversitelerden biri olan Stanford'un eski dekanlarından Julie Lythcott-Haims'di.

Küçük bir dipnot: Stanford Üniversitesi yıllardır dünyanın en iyi üniversiteleri listesinde ilk 3'teki yerini kimseye kaptırmıyor.

2 çocuk annesi Julie Lythcott-Haims tam da Doğan Cüceloğlu'nun kitabında yer alan durumu hem bir anne hem de bir eğitimci gözüyle ortaya koyuyor.

Konuşmasını Harvard Grant Study araştırmasının sonuçlarına dayandıran Julie Lythcott-Haims'in anlattıkları her anne baba için şok edici.

İşte kendi ebeveynlik serüveninizi sorgulatacak o konuşmanın metni:

"Bu aralar çocukları mahveden bir ebeveynlik tarzı var. Onlara kendiler olma şansını ortadan kaldıran bir ebeveynlik. Ebeveynler kendilerinin kontrolü olmadan çocuklarının başarılı olamayacağını düşünüyorlar ve her şeyi korumaya ve düzenlemeye çalışıyorlar.

Çocuklarının tüm eğitim ve iş hayatları boyunca kendilerinin desteği olmadan başarılı olamayacaklarını düşünüyorlar.

Çocuklarının doğru okullarda hatta doğru sınıfta olmalarını istiyorlar ve bundan emin olmak için her şeyi yapıyorlar. Yetmiyor doğru notları almalarını istiyorlar.

Sadece notta değil! Aktiviteler, ödüller, liderlik konularından da emin olmak istiyorlar. Çocuklarımızın mükemmel olmasını istiyoruz ki bu bizden hiç istenmeyen bir şeydi.

Böyle bir çocukluk geçiren çocuğun yaşadıkları ve hissettikleri şunlar:

- Oyun oynamak için boş zamanları yoktur. Çünkü her şeyin onların kalitelerini arttırıcı etkisinin olması gerekir.

- Sanki her ödev her aktivite onların geleceği için ölüm kalım meselesiymiş gibi gelir.

- Bu süreçte sadece onların mutlu olmasını istediğimizi söyleriz. Ama okuldan geldiğinde sorduğumuz ilk soru ödevler ve aldığı notlar olur. Ve yüzünüzdeki sevgi ifadesinin aldıkları notlardan geldiğini düşünürler. Ve onların yanına sanki bir köpek yarışmasındaymışız gibi gider ve iyi notlar aldıkları için övgüler dizeriz.

Liseye başladıkların 'Ne yapmak ne okumak istersin?' diye düşünmezler. "Doğru üniversiteye girebilmek için yapmamız gerekenler neler?' diye sorarlar. Notlar açıklandığında 'b' aldıklarında yada tanrı korusun 'c' aldıklarında telaş içinde arkadaşlarına bu notlarla doğru düzgün bir üniversiteye giren var mı diye mesaj atmaya başlarlar.

Ve çocuklarımız her ne şekilde liseyi bitirmiş olurlarsa olsunlar yorgun düşerler. Zamanlarından önce yaşlanmış ve yorulmuşlardır.

Ve ebeveynlerinin 'bu çaba yeterli' demelerini beklerler ama asla söylenmez.

Ve yüksek oranda depresyon ve endişe altında kaybolurlar. Bazıları da 'Bu hayat yaptığımız bunca şeye değer mi?' diye düşünmeye başlar.

Biz ebeveynler değeceğine oldukça eminiz. Eğer çocuklarımız biz ebeveynlerin kafasındaki en küçük listeye bile giremezlerse onların bir gelecekleri yok diye düşünürüz.

Belki sadece arkadaşlarına hava atacakları yada arabalarının arkasına yapıştıracakları bir kariyerleri olmayacağından endişe ederiz. Eğer ne yaptığımıza gerçekten bakma cesaretimiz varsa, göreceksiniz çocuklarımıza sürekli "Hey evlat! Bunu bensiz başarabileceğini sanmıyorum" mesajı gönderdiğimiz anlarız.



ÖZ YETERLİLİK YOKSUNU BİREYLER

Bunu yaptıkça çocuklarımızın öz yeterlilik geliştirmelerine engel oluyoruz ki bu insan psikolojisinin gerçekten temel bir akidesi. Öz yeterlilik kişinin kendi eylemlerinin sonuçlara götürüdüğünü gördüğünde oluşur. Yani ebeveynlerin onun adına yaptığı eylemlerle değil.

Eğer çocuklarımız öz-yeterlilik geliştireceklerse ki yapmalılar o zaman düşünme, planlama, karar verme, umut etme, deneme-yanılma ve hayal etme deneyiminin çoğunu kendileri için yapmak zorundalar.

Şimdi şöyle mi diyorum?

"Her çocuk çalışkandır ve motive edilmiştir ve hayatlarında bir ebeveynin ilgisine ihtiyacı yoktur ve biz geri çekilmeli ve gitmelerine izin vermeliyiz.

Yok artık!

Söylediğim şey bu değil.

Söylediğim şey notları ve ödülleri çocukluk amacı olarak görürsek, az sayıdaki üniversiteye kabul edilen veya az sayıda kariyere giriş göz önüne alındığında bu çocuklarımızın başarı tanımı için çok dar bir tanım olur.

Kısa vadede onlara yardım etsek bile örneğin ödevlerine yardım ederek iyi notlar almalarını sağlamak gibi. Bu uzun vadeli bir geri dönüş sağlamaz. Çocuklarımız nereye giderlerse gitsinler başarılı olmak için sahip oldukları alışkanlıklar, zihniyet, beceriler ve sıhhat ile çok daha fazla ilgilenmeliyiz.

Çocukların notlarıyla ilgili daha az takıntılı olmalıyız.

EV İŞLERİ Mİ DEDİM?

Onların sevgi ve ev işi gibi şeyler üzerine bina edilmiş başarıları için bir temel sağlayan çocukluklarıyla ilgilenmeliyiz.

Ev işleri mi dedim. Evet gerçekten ev işi dedim.

İnsanların şimdiye kadar yaptığı en boylamsal çalışma Harvard Grant Study olarak adlandırılır.

Çalışma gösterdi ki; çocuklarımız için istediğiniz hayattaki profesyonel başarı çocukken yaptıkları ev işlerinden gelir ve ne kadar erken başlarsanız o kadar iyi. Bu sizi iş yerinde de başarıya götüren bir şeydir. Ortada bir sorun varsa hemen kolları sıva ve işe koyul taktiği.

Hepimiz bunu biliyoruz ama kontrol listesinde çocuklarımızı ev işleri yapmalarından azlediyoruz. Sonra iş yerinde kontrol listeleri olan genç yetişkinler oluyorlar ama böyle bir gerçeklikleri olmuyor.Daha da önemlisi bu dürtü ve içgüdünün eksikliği yüzünden kolları sıvayıp işe girişmeleri için şunları merak etmiyorlar.

'Meslektaşlarıma nasıl faydalı olabilirim?' 'Patronum için gerekli olanları bir kaç adım önden nasıl halledebilirim?'

MUTLULUK SEVGİDEN GELİR

Harvard Grant Study'deki ikinci önemli bulgu ise 'hayattaki mutluluğun sevgiden geldiği'.

İş sevgisinden değil! İnsanların sevgisinden geldiği. Eşimiz, partnerimiz, arkadaşlarımız ve ailemizden gelen. Bu nedenle çocukluk, yavrularımıza nasıl sevileceğini öğretmeli. Eğer önce kendilerini sevmezlerse diğerlerini de sevmezler. Eğer biz onlara koşulsuz sevgi vermezsek kendilerini sevmeyecekler.

Ve bu yüzden, notlara takıntılı olmak yerine, onlar okuldan siz de işten geldiğinizde teknoloji kapatarak bir kenara koyun. Onların yüzümüzü dolduran hazzı görmelerini sağlamalıyız. Çocuğumuzu gördüğümüzde 'Günün nasıldı?' demeliyiz. 'Bugün hoşuna ne gitti?' diye sormalıyız. Eğer kızınız benim ki gibi 'öğlen yemeği' yanıtı verdiğinde matematik sınavının sonuçlarını çılgın gibi merak etseniz de yine de öğlen yemeğiyle ilgilenmelisiniz.

'Bugün öğle yemeğinde güzel olan neydi?' diye sormalıyız. Onlar, bizim için insan olarak değerli olduklarını bilmeliler, not ortalamaları için değil.

Tabi sevgi güzel de üniversiteler yüksek notları görmek istiyorlar ve hatta ödülleri de.

MUTLU VE BAŞARILI İNSANLAR DEVLET OKULLARINA GİTTİLER

İşte iyi haber!

Üniversite sıralamalarının inanmamızı istediğinin tersine, hayatta mutlu ve başarılı olmak için en büyük marka okullardan birine gitmek zorunda değilsiniz. Mutlu ve başarılı insanlar devlet okullarına gittiler. Kimsenin duymadığı küçük üniversitelere, yüksek okullara gittiler. ÜniversiteyE gidip okulu bırakmak zorunda kaldılar.

At gözlüklerimizi genişletirsek birkaç üniversiteye daha bakma isteğinde olursak, denklemden kendi egolarımızı çıkarırsak bu gerçeği kabul edip yüzleşebiliriz ve sonra fark edebiliriz. Çocuklarımız o marka okullardan birine gitmezse bu büyük bir sorun değil.

Size bir şey itiraf etmeliyim!

İki çocuğum var. Onlar ergen. Bir zamanlar onlara küçük bonzai ağacı gibi davranıyordum. Onları dikkatlice kesip buduyordum ve mükemmel bir insan model olarak şekillendiriyordum. Öyle ki çocuklarımın en iyi üniversitelere kabul edilmelerini garantilemek için yeterince mükemmel bir insan modeli çıkarıyordum. Ancak binlerce insanın çocuğuyla çalıştıktan sonra ve kendi iki çocuğumu yetiştirdikten sonra anladım ki çocuklarım bonzai ağaçları değiller.
Onlar bilinmeyen bir türün vahşi çiçekleri.

Benim işim onlara faydalı bir çevre sağlamak ve ev işleriyle onları güçlendirmek, onları sevmek ki böylece diğerlerini sevsinler ve sevilsinler. Üniversite, meslek, kariyer onlara kalmış.

Benim işim onları olmalarını istedim şey haline getirmek değil, muhteşem kişiler olurken onlara destek olmak.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım?

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım? sorusu bu sıralar obenimannem.com okurları tarafından sıklıkla bize soruluyor. Çocuğumu 1. sınıfa göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenleri sizler için derledik.

Çocuğunu okula göndermek istemeyen ailelerin yapması gerekenler Milli Eğitim Bakanlığı'nın okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumları yönetmeliğiyle düzenlenmiştir. Bu yönetmeliğe göre, 66 ve 71 ay arası çocukların okula başlama tercihi velilerine bırakılmıştır. Eğer çocuğunuzun yaşı 69-71 ay aralığındaysa ve çocuğunuzu 1. sınıfa göndermek istemiyorsanız kamu ve üniversite hastanelerinden rapor almanız gerekmektedir. Bu raporların çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları tarafından düzenlenmesi ve çocuğun gelişiminin okula başlamaya uygun olmadığına dair ifadeleri içermesi gerekmektedir. Eğer çocuğunuzun yaşı 60-66 ay aralığındaysa ve okula gitmesini istemiyorsanız rapor almanıza gerek yok. Ailelerin çocuklarını okula göndermek istemediklerini belirten bir dilekç…

1 yaşındaki bebek neden yemek yemez?

Bebeğinizle ek gıdaya geçtiniz! Püreler hazırladınız kimini yedi kimini yemedi ama yine de iyi kötü besinlerle tanışmasını sağladınız. Sonra bebeğiniz ilk yaşına geldi ve siz onun artık daha farklı şeyler yiyebileceğini, püreler, rondolar yerine taneli gıdaları yiyebileceği için sevinmeye başladınız. Artık dişleri de çıktığına göre her şey daha kolay olacak diye düşündünüz!

Ama hiç de öyle olmadı!

1 yaşından sonra bebeğiniz önüne konulan yeni şeyleri reddetmeye, ağzına aldığı yiyecekleri şiddetle öğürmeye ve kusmaya başladı.

Rondoyla olan muhabbetiniz daha da koyulaştı! Saatlerce uğraşıp pişirdiğiniz yemeği kusursuzca rondoladınız. Ama yine de işe yaramadı değil mi bebeğiniz ilk kaşıkta her şeyi çıkardı.

Üzülmeyin yalnız değilsiniz! 

1 yaşından sonra bebeklerde yemeklere karşı ortaya çıkan direncin çok mantıklı bir nedeni var. Okuyunca içinizin rahatlamasını umuyorum.



İnsan beyni hala ilkel dönemlerdeki gibi çalışır. Yani tek amaç var. Hayatta kalmak!
Bu bebekler için de geçerli. 1 ya…

Bebek Liderliğinde Beslenme-BLW'den önce mutlaka bilmeniz gerekenler

Bebek beslenmesiyle ilgili pek çok farklı akım var. Yaygın olanı sadece anne sütüyle beslenmenin bittiği ek gıdaya geçişte püre ve muhallebi kıvamlı gıdalara öncelik veren klasik akım. Bir çoğunuz da bu yolla çocuklarımızı büyüttük. Ancak son yıllarda popülerliği hızla artan yeni bir akım var. Baby Led Weaning-BLW olarak anılan Türkçe'ye ise Bebek Liderliğinde Beslenme olarak geçen bu akımda püre ve muhallebi kıvamı yok.

Akımın öncülerine göre bebekler zaten yutmayı biliyorlar onların öğrenmesi gereken çiğnemek. Dolayısıyla ek gıdaya geçişte yapılması gereken şey bebekler için yemesi uygun olan yiyeceklerin onlar için güvenli boyutlarda sunulması. Ezme, rendeleme yok!

Burada öncü olan da bebeğin kendisi olmalı. Yani besleme diye bir şey yok. Seçilen ve hazırlanan yiyecekler bebeklerin önüne konulmalı ve bebekler yemeye kendileri istek göstermeli. Eğer bebeğiniz yemeklere dokunmuyor ve onları ağzına götürmek istemiyorsa henüz ek gıdaya geçiş için hazır değil  demek.



Yöntemin bebek…

Çalışan annenin talebidir: Ücretli doğum izni uzatılsın!

Çalışan annenin resmini çiz deseler tam da böyle bir şey çizerdim.

Bebeği daha 2.5 aylıkken çalışmaya dönmüş, 1.5 yaşına gelene kadar homeoffice düzeniyle tam zamanlı çalışmış, sonra her hastalıkta, kar tatilinde evde çalışmış, maymun gibi çocuğunu yakasında taşımış çalışan bir anne olarak başka bir resim aklıma gelmezdi heralde.

Bu resimdeki anne 27 yaşında Melody Blackwell ve ABD'de bir klinikte çalışıyor. 13 Aralık'ta bu fotoğrafını Facebook'ta paylaştıktan sonra bir günde 700 kezden fazla paylaşılarak tanınır hale geldi. Melody kızı Nora-Jo'yu doğurduktan 3 ay sonra izni bittiği için işe dönmek zorunda kalan milyonlarca çalışan kadından sadece biri. Haftada 1 gün ofise gitmek zorunda olan Melody, haftanın 4 günü de evden çalışıyordu. Ofis günlerinde de kızını yanında götürüyor.

İlk bakışta bir çoğumuz için evden çalışma büyük bir nimet gibi geliyor kulağa değil mi? Hele ki çocuğunu ofise götürebilmek çalışan annelerin hemen hemen hepsi için 'imkansız' sını…

Toplama-çıkarma nasıl öğretilir? Sayı Güneşi yöntemi

Bir sayı hangi sayılardan oluşur? Sayı Güneşi'yle işi başında çocuğunuzun 4 işlemin inceliklerini öğrenmesini sağlayabilirsiniz. Yapmanız gereken çok basit.

Sarı kartondan kesilen yuvarlakların içine bir sayı yazın, sonra tahta mandalların üzerine o sayıyı oluşturan sayıları yazın örneğin hedef sayınız 10 olsun. Mandalların üzerine 10 sayısını oluşturan farklı toplama kombinasyonları yazın.

5+5, 2+8, 1+9, 6+4 gibi, Farklı sayılar için de bir kaç tane Sayı Güneşi hazırlayın. Sonra çocuğunuzun doğru kombinasyonları bulmasına yardımcı olun. Bu etkinlikle çocuğunuz hem erken dönem matematik becerisini hem de analitik düşünme becerisini geliştirecektir. Aynı zamanda mandal kullanımının çocuklarda ince motor becerisi gelişimi destekleyen bir araç olduğun da unutulmamalıdır.

Okula başlama yaşı kaç olmalı?

"Okula başlama yaşı kaç olmalı"sorusunun bütün çocukları kapsayan, kesin bir yanıtı yok. Çocuğun okula başlama yaşını belirleyen çocuğun gelişim düzeyidir. Bu konuda karar vermek isteyen aileler öncelikle çocuklarının gelişimlerini objektif bir gözle değerlendirmelidirler. Bu değerlendirme mutlaka çocuk merkezli olmalıdır.

Çocuğa bakacak kimsenin olmaması, bakım masraflarından kurtulma çabası, anne ve babanın uzun saatler çalışma zorunluluğu gibi ebeveynlerden kaynaklanan gerekçeler değerlendirmeye alınmamalıdır. Dikkat edilmesi gerekenlerin başında çocukların fiziksel gelişimi ve öz yeterlilik becerilerindeki gelişmişlik düzeyleri gelmelidir. Çocukların kendi kendine yemek yiyebilme, tuvalet ve kişisel temizlik ihtiyaçlarını giderebilme, kendini ifade edebilme, kalabalık gruplar içinde hareket edebilme kabiliyetlerinin yeterli olması çok önemlidir.

Bununla birlikte çocukların akademik gelişmişlik düzeyi de dikkate alınması gereken diğer bir noktadır. Erken yaşta okula başl…

Okuma-yazmaya hazırlık çalışmaları bu bardaklar şahane!

Çocuklar için harflerin hem büyük hem de küçük formları öğrenmek okuma-yazma çalışmalarında zorlandıkları bir basamak olabilir. Ancak bu zorlanma evresini oyun aracılığıyla anne-babalar kolaylıkla aşabilir.

Bu oyunlardan biri olan büyük harf-küçük harf eşleştirme bardaklarıdır. Çocukların seveceği, Büyük harf küçük harf eşleştirme bardakları nasıl yapılır? sorusunu www.elmaelma.com anne ve çocuk yazarı Deniz Temur sizler için yaptı.

Oyunun düzeneğini, evde bir kaç bardak kağıt ve renkli bir karton ile evde kolayca hazırlayabilirisiniz. A4 boyutunda kesilmiş bir kartonun üzerine bardaklarla sığdığı kadar yuvarlaklar çizin. Seçtiğiniz büyük harfleri kartona çizdiğiniz dairelerin içine yazın.

Diğer yanda ayırdığınız kağıt bardakların altına yazdığınız harflerin küçük şekillerini yazın ve çocuğunuza harfleri eşleştirmesini isteyin. Her defasında 6 ila 8 harften oluşan düzenekler hazırlayın. Bu etkinlikle çocuğunuzun hem okuma hem yazma kabiliyetini yükselteceğiniz gibi aynı anda gruplama…

Daha iyi bir ebeveyn nasıl olunur? Bir okul müdüründen 10 ipucu

Bazen öğretmenler, çocukların kaygılarını veya zor davranışlarını görür ve nereden geldiği konusunda oldukça net bir fikirleri vardır: Aileler!

Ailelerin çocukların gelişimleri ve akademik başarıları üzerinde hayati öneme sahip olduğunu deneyimleyen İngiltere'deki bir okul müdürü yeni eğitim yılı başlamadan önce velilere 'Daha iyi bir veli olmak için 10 ipucunu kaleme almaya karar verdi. Stresten uzak, keyifli yaz tatili günleri bu önerileri okuyup içselleştirmek için bir fırsat olabilir. Kim bilir belki okullar açıldığında siz de yeni bir veli olursunuz. İşte sizi dönüştürecek 10 öneri:

1-ÇOCUKLARINIZ SİZİ SEVİYOR VE SİZİ İZLİYOR

Günlük yaşamda, sokakta ya da otoparkta saldırgan bir şekilde hareket ederseniz, bu sizin çocuğunuzun davranışlarına yansıyabilir -öğretmenlerine, meslektaşlarına ya da hatta size- Okulda nezaket ve düşünceye örnek oluşturmaya çalışıyoruz. Çocuklar sınıf arkadaşlarına beceremeyeceklerini söylemeyi bizden öğrenmiyorlar.


2- LÜTFEN ÇOCUKLARINIZA ONLARI Ö…

Okula erken başlamanın zararları!

Okula erken başlamanın zararları nelerdir hiç düşündünüz mü? 4+4+4 eğitim sistemi erken yaştaki çocukların da 1. sınıfa başlamasına izin veriyor. Peki okula erken başlamak yararlı mı zararlı mı? Burada belirleyici olan çocuğun gelişimi olsada yaygın kanı okula erken başlamanın sakıncalarının fazla olduğu yönünde. Okula erken yaşta başlayan çocukların yaşadığı en yaygın sorun sınıf arkadaşlarının büyük bir çoğunluğunun kendisinden daha daha ileri yaşta ve gelişim düzeyinde olmasıdır. Bu fark yalnızca 1. sınıftaki yaşanacak bir durum değildir. Aileler erken yaşta okula başlayan çocuklarıyla diğer öğrenciler arasındaki yaş ve gelişmişlik farkının eğitim hayatının sonuna kadar asla kapanmayacağını unutmamalıdır.

Bir diğer sorunlu bir nokta ise eğitim programının, kitap ve benzeri kaynakların 70 ay ve daha büyük yaştaki çocukların öğrenme düzeylerine göre hazırlanmasıdır.

Bu durum erken yaşta okula başlayan çocukların akademik olarak gelişimlerini olumsuz etkileyebilmektedir. Erken dönemd…

Çocuklara yazı yazmayı sevdirecek eğlenceli yol

Çocukların yazı yazma becerilerinin gelişmesi için ellerindeki ince kaslarının gelişmiş olması şart. Okul öncesi dönemde yapılacak basit aktivitelerle hem çocuğunuzun ince kaslarının gelişmesine yardımcı olabilir hem de yazı yazarken el kontrolü kabiliyetini geliştirebilirsiniz.

Yazı yazmaya hazırlık tahtası tam da bu işi görecek eğlenceli bir yöntem.

İhtiyacınız olan bir karton kutudan kesilmiş mukavva parçaları, bir kaç tane A4 kağıdı, harita raptiyeleri ve yapışkanlı dekor kağıtları.

Yazı yazmaya hazırlık tahtasının nasıl yapılacağını playerdaki videomuzdan izleyebilirsiniz.