Cinsiyetsiz anaokulu ve bizim kızın hediye paketi

Geçen haftalarda küçük yeğenimizin doğumgünü hediyesini seçmek için eşimle soluğu oyuncak dükkanında aldık.
Artık hemen hemen her AVM’de şubesi bulunan, çocuğu olan her anne babanın adını bildiği o dev oyuncak dükkanlarından biriydi seçtiğimiz. Malum seçenek bol, ortam da eğlenceli.

Yeğenimiz için hediye seçerken gözümüz raflardan birinde duran oyuncak 'TAKIM ÇANTASI'na takıldı. Hani şu içinde kerpetenden testereye, matkaptan tornavidaya her tür tamir malzemesi bulunan o oyuncak çantalardan.
Bizim ufaklığın buna bayılacağını bildiğinizden hiç tereddüt etmeden onu da alışveriş sepetimize attık.
Böylece evde bulduğu vidaları oyuncak makasıyla sökmeye çalışmak yerine artık kendi takım çantasını kullanabilecek diye düşünüp gülüşmeden de edemedik!

Yeğenimize de hediyesini seçtikten sonra sıra ödeme yapmaya geldi. Aldıklarımızı hediye paketi yapan görevliye teslim edip beklemeye başladık. Kısa bir süre sonra hediyelerimiz güzelce paketlenmiş halde geri geldi.
Ne gördük dersiniz!
Bizim kızım takım çantası ‘MAVİ BİR HEDİYE' paketine bürünmüştü. Çünkü bir kız çocuğuna 'TAKIM ÇANTASI' hediye olarak alınmazdı illa ki bu hediye bir erkek çocuğa aittir diye düşünmüştü görevli arkadaş.
Tıpkı evde ‘Takım çantası’ görenlerin verdiği tepkinin aynısı gibi.
Kız çocuğuna böyle hediye alınır mı ???
Buradan yanıt veriyorum:
Alınır arkadaş!!!

Kız çocuğuna takım çantası, erkek çocuğuna da oyuncak bebek alınır!!!
Bunu bugün yapmayan, çocuğunun tornavida ve penseyle oynamasına izin vermeyen bir anne babanın yarın öbür gün ona saatlerce matematik ve fizik dersi aldırıp ‘Mühendis’ olmasını beklemesi hayal!
Erkek olduğu için bir bebekle dahi oynamasına izin verilmeyen bir çocuğun yarın kendi çocuğuna bakmasını, onu kucaklamasını beklemenin de hayal olması gibi.

Olayı dinleyip mavi hediye paketi hassasiyetimi de ‘cinsiyetçilik’ olarak yorumlayanlar olmadı değil. Kızım tamir çantasını ‘masmavi hediye paketi’yle aldı. O paketinin pembesiyle yada kırmızısıyla değiştirilmesini istemedim.
Pek tabi kız çocukları takım çantaları mavi renkte hediye paketiyle alabilirler!

ABARTILI BULANLAR BİR DE BUNU OKUSUN!

Hassasiyetimi abartılı bulanlar oldu okuyanlar arasında da olabilir.
Eyvallah!
Ama bu cinsiyetçilik işi o kadar da basit bir konu değil. Çocuklarımıza oyuncak alırken ya da onlara seslenirken veya onları giydirirken aslında onların geleceklerini şekillendiriyoruz.
Bugün biz onları nasıl şekillendirirsek yarın onlarda başkalarını şekillendirecek unutmayın!
İşte uzaklardan İsveç’ten bir örnek.
İsveç dünyada kadın haklarının en ileri olduğu ülkelerin başında geliyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği içinde ciddi adımlar atılmış durumda. İsveç’in başkenti Stockholm’de ‘Egalia’ adında bir anaokulunda uygulanan program bu işi ne kadar ciddiye aldıklarının somut örneği. Okulun temel prensiplerinden biri, kızlara kız, oğlanlara oğlan dememek! Bunun yerine “arkadaş” veya “çocuk” diyorlar. Hatta okul personeli, cinsiyet belirten şahıs zamirleri bile kullanmıyor. Türkçedeki “o” anlamında “hen” sözüyle birbirlerine hitap ediyorlar.
Egalia, İsveççe “eşitlik” demek. Amaç da bu zaten.
Cinsiyetlerimiz eşitlik için bir ön koşul değil, yani aslında bu fıtratımızda yok!
Okulda, kızlar kız, erkekler de erkek olduklarını biliyorlar. Ancak bu farkındalık biyolojik cinsiyetle ilgili sosyal olarak çocuklar eşit bir bakışla yetiştirilyor.

KÜLKEDİSİ DE YOK UYUYAN GÜZEL DE


Okul müfredatında Külkedisi, Uyuyan Güzel gibi kadın figürünü ağır bastığı hikaye kitaplarına bile yer verilmiyor. Okulu ziyaret eden Milliyet yazarı Mehveş Evin, 2012’de yazdığı bir yazıda okulda yaşananları şöyle anlatıyor:
“Kitaplarda sadece klasik anne-babaya değil, eşcinsel çiftlere, tek anne-babalara ve evlat edinen ailelere de yer veriliyor. Oyuncaklar özenle seçilmiş... Mutfak oyuncaklarıyla kızlarla erkekler beraber oynuyor. Erkekler, isterse bebekle oynayabiliyor. Hatta kız kıyafetleri giyip uzun saçlarıyla okula gelebiliyor. Kimse karışmıyor."
Demek ki neymiş: O kerpeten kızımın da hakkıymış!

0 yorum