Telefonla oynayan 2 küçük bücürden öğrendiğim!


Çocuğum telefonu istiyor! Çocuğum telefon bağımlısı oldu! Çocuğum telefonla çok oynuyor! Modern annelerin ortak serzenişleri. Elinden çekip alsan bir dert görmezden gelsen bin! Çözüm aslında önümüzde, yanımızda. Çocuğumuzun kendisinde.

Basitçe yaşadığım durumu aktarayım;

Bir kaç hafta önce ailece bir kahvaltı organizasyonunda bir araya geldik. Mekan ormanın ortasında şehirden uzak mis gibi bir yerdeydi. Tam da haftanın 7 günü hayal ettiğimiz gibi. Çocuklar için ise bulunmaz nimet. Araba yok, tehlike yok, çık dışarı oyna, çamurlan, zıpla değil mi? Tabi ki ki bizim ekibin 2 küçük bücürü bunları yapmadı. Karınları doyduğu gibi ellerine aldılar telefonları oynamaya başladılar. Sıklıkla 'Hadi dışarı çıkın, oynayın' dediysek de başarılı olamadık. Mis gibi ormanda oturup kaldılar masada telefonlarla. Ta ki hep birlikte dışarı çıkıncaya kadar.



Dışarı adımlarını attıkları anda içgüdüleri ne söylüyorsa onu yaptılar. Önce koştular, sonra keşif heyecanı başladı. O ağaç senin, bu göl benim 'aaa bak dere de var, hey atların saçlarını örmüşler gördün mü....' diye heyecanlı heyecanlı koşuşturdular. Üstelik tek bir yetişkin müdahalesi olmadan! Ormanda ne yapılırsa hepsine el attılar.

Bu da bana ders oldu!

'YAP yada YAPMA' demekle olmuyor. Çocuğa kapıyı açınca mutlaka dışarı çıkıyor, keşfediyor, iç sesini dinliyor ve doğruyu buluyor. Sorun kapıyı açan biz yetişkinlerde. O kapı kimi zaman ormana kimi zaman da sanal aleme çıkıyor.

0 yorum