Bir annenin antibiyotik ve ateş düşürücülerle imtihanı


Yıl 2015... Yeni yıla birkaç gün kala. Telefon ekranında-  ‘KREŞ ARIYOR’ yazısını görünce yeni yıl hayallerim yerini korkuya bırakmıştı. Çalışan anneler iyi bilir çoğunlukla o telefonlardan iyi bir haber gelmez.

Nitekim öyle de oldu.

Telefonun diğer ucunda kızımın öğretmeni kötü haberi lafı dolandırmadan verdi:

Ateşi çıktı!!!!

Dışarıda yağan kar birden kabusa dönüştü… Hızlıca telefon açmalar ufaklığı kreşten aldırmalar ve lapa lapa yağan karda eve ulaşma maratonu.

Eve gidince bizim ufaklığın ateşi düşmüş keyfi yerine gelmişti. Biraz içim rahatlasa da saat 20.00’de yatmak isteyince yeniden endişe başladı. Gece yarısı binbir soytarılıkla uyutmayı başardığım kızım o saate yatmak istiyorsa bizim evde işler hiç de iyi gitmiyor demektir.

Ki öyle oldu…

Saat 21.00… Ateş 39.5…

Daha kötüsü geliyor… Ateş düşürücü vermek için uyandırmaya çalıştığım kızım önce ağladı ardından ağlamaktan öksürük krizine girdi ve kustu hem de ne kusmak!

Ama asıl olay karanlık yatak odasından banyonun aydınlığına geçince ortaya çıktı.

Kızımın bütün yüzünde küçük kırmızı benekler vardı. 1 saat önce böyle şeyler yoktu ve üstelik yayılıp daha belirgin hale geliyorlardı.

Alerji mi… Yoksa kızamık mı, su çiçeği mi diye düşünürken soluğu hastanede aldık.

Doktorun ilk sorusu netti: Kustu mu? Öğürdü mü?

Yanıt da evet olunca teşhis 2 dakikada kondu: Yüzündeki kılcal damarları çatlatmış!!!

Doktor aynı sakinlikle devam etti: Çocuklarda sık sık olur merak etmeyin 1 haftaya geçer.

Tabi doktor kötü haberi sona saklamış. Biz sevinsek mi üzülsek mi bilemeden bombayı patlattı:

“Bu kadar kuvvetli kustuğuna göre ciğerlerine bakmak lazım.”

Ve sürpriz…Bronşit

Kan testleri…İğneler…. Antibiyotikler... eve döndük. Ertesi gece ki yılbaşına denk geliyor. Öksürük nöbetleri, nefes darlıklarıyla yeniden hastanelik olduk.

Son tablo: Ciğerde kapanma var. Bu gece hastanede kalması lazım.

Hoşgeldin yeni yıl!

Damardan antibiyotik tedavisi, serum desteği, saat başı hava verme vs gibi onlarca can acısıyla hastanede 36 saat.

Ben de bronşitle yeni tanışmış bir anne olarak aldığım dersleri paylaşmak istedim:

DERS 1: Eğer çocuğunuzun yüzünde kılcal damar çatlaması olursa sakın önemsememezlik etmeyin. Altında ciddi bir hastalık yatıyor demektir.

DERS 2: Televizyonlara çıkıp ‘Çocuğun ateşini hemen düşürmeyin. Bırakın kendi haline diyen’ doktorları koşulsuzca dinlemeyin. Durum her zaman öyle olmuyormuş!!!

DERS 3: ‘Antibiyotikler işe yaramıyor’ diyen doktorlar yerine kendi doktorunuzun tavsiyelerine güvenin.

Herkese sağlıklı günler…

0 yorum